Sürekli grip olmanızın nedeni hayatınızdaki stres olabilir

Uzun ve sağlıklı bir yaşam herkesin arzusu... Ancak günlük hayatın koşuşturması, iş yaşamının karmaşası vücudumuzda kronik strese neden oluyor. Yaşam süresini belirleyen ve her bir DNA sarmalının ucunda bulunan “telomer” adı verilen yapının kısalmasına dahi neden olan kronik stres, kişilerin yaşam süresini azaltıyor.

Sürekli grip olmanızın nedeni hayatınızdaki stres olabilir

Hayatın her anında karşılaştığımız kronik strese karşı çözümün stres ile baş edebilmeyi öğrenmek olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Banu Taşçı Fresko; “Stresi azaltmanın en önemli yollarından birisi yavaşlamak, sakinlemek, hatta durmak. Bunun da en iyi yollarından birisi meditasyon ve nefes çalışmaları yapmak. Her sabah ve her akşam sadece bir dakika boyunca, gözleriniz kapalı, 60'a kadar sayın. Birkaç gün sonra birkaç dakika nefesinize odaklanın, sadece nefes aldığınızı ve verdiğinizi fark edin” diyor.

Stres, günlük yaşantıda karşılaştığımız baskıya verdiğimiz fiziksel ve duygusal gerginliktir. Kısa süreli ve geçici olduğunda, hayatta kalmanız için elzem olan stres yanıtı; devamlı ve uzun sürelerle devam ettiğinde, keskin sirkenin küpüne zarar vermesi gibi sizi yıpratır.

Kronik stres beyninizin en büyük düşmanlarından biri. Fiziksel/fizyolojik olarak sempatik baskınlığı artırır, tansiyonu yükseltir, sinirlilik hali, konsantrasyon yetersizliği ve yaygın enflamasyona neden olur. Stres yanıtı ortaya çıkınca böbreküstü bezlerinden kortizol ve adrenalin/noradrenalin salınır. Beyin uzun süreler strese ve kortizole maruz kaldığı zaman beyin hücrelerinde, özellikle hafıza merkezi hipokampüsde hücre harabiyeti ve doku kaybı ortaya çıkar.

HASTALIKLARIN EN BÜYÜK DOSTU KRONİK STRES

İnsan vücudu, stresli durumlara karşı vücudu hazırlayarak hemen cevap verir. Ani stres durumunda kas gücünde artış olur ve stres hormonları salgılanır. Herkesi farklı etkileyen stres, zihinsel ve fiziksel semptomlara neden olur. Ayrıca stres pek çok hastalığında temelinde yatan önemli nedenlerden biridir. Yapılan çalışmalarda, strese bağlı oluşan fiziksel değişimlerin ölüme kadar yol açan hastalıklara neden olduğu gözlemlenir.

Stres sonrası kalp atışında hızlanma ve kan basıncında yükselme görülür. Bu durum ise hipertansiyon, endotel hasarı, arter damarların sertleşmesi, kalp krizi riski, inme riski gibi kalp damar sağlığını etkileyen hastalıklara neden olabilir.

Stresin neden olduğu yaygın enflamasyon, hareketsiz bir yaşam ile birleşerek, yaygın vücut ağrıları, kas ağrıları, baş ağrısı, migren, yorgunluk, sinirlilik ve konsantrasyon eksikliğine yol açıyor.

Sindirim sistemimiz, vücudumuzun stresten en çok etkilendiği mekanizmadır. Strese bağlı olarak kişilerde, hazımsızlık, irritabl bağırsak sendromu, barsak florasının bozulması ve reflü gibi hastalıklar sıklıkla görülür. Hastalar doktora başvurduğu zaman genellikle belirli bir konuda stres durumu yaşadıklarını belirtirler.

Canınız sıkkın olduğunda ya da stres olduğunda elleriniz dolaba gider ve çikolata, şeker tarzı gıdaları arar. Şeker ve karbonhidrat aşerme, stres nedeniyle vücudun verdiği bir tepkidir. Bu durumda eğer sürekli yemek yiyorsanız, stres ile birlikte karında yağlanma kaçınılmaz son olur.

Stres, bağışıklık sisteminde baskılanmaya da yol açtığı için kişiler daha kolay nezle ve grip olabilir. Ayrıca yaşamın sırrı olarak bilinen telomer boyu da strese bağlı olarak kısalır ve erken yaşlanma sıkça görülür.

ANI YAŞAYIN STRESLE BAŞA ÇIKIN

Bir dağın başına kaçıp kendimizi bir mağaraya kapatamayacağımız veya ömrümüzün sonuna kadar ücra bir adada yaşayamayacağımıza göre, çözüm; stresle baş edebilmeyi öğrenmektir.

Stres yaratan olayları dünya sonu olarak görmeden, sizin kontrol edebileceğiniz, çok kolay olmasa da sizi büyütecek basamaklar olarak görmek, her şeyi ve herkesi olduğu gibi kabul etmek ve mümkün olduğunca anda kalmayı öğrenmek gerekir.

AKCİĞER KAPASİTENİZİN TAMAMINI KULLANARAK NEFES ALIN

Stresi azaltmanın en önemli yollarından birisi yavaşlamak, sakinlemek hatta durmak. Bunun da en iyi yollarından birisi meditasyon ve nefes çalışmaları yapmak. Meditasyon ve nefes çalışması yapan hastaların stres yanıtlarında azalma, kortizol düzeylerinde düşme ile birlikte pozitif düşünce miktarında ve kendini iyi hissetme düzeylerinde artış görülür. Hafıza fonksiyonları, öğrenme kapasitesi, odaklanma ve dikkat yetilerinde artış görülürken, beyinde görülen küçülme miktarında azalma ve düzelme de gösterilmiştir.

Karından yani diyafragmdan nefes almak strese iyi gelen önemli bir faktör. Çoğumuz akciğer kapasitemizin tümünü kullanmadan, yüzeysel ve kısıtlı nefes alıyoruz. Bu nedenle nefes çalışmaları yaparak, karından nefes almak stresi azaltmak için elimizdeki çok güçlü bir araç.

STRESE KARŞI HER SABAH NEFESİNİZE ODAKLANIN

Her sabah ve her akşam sadece bir dakika boyunca, gözleriniz kapalı, 60'a kadar sayın. Birkaç gün sonra birkaç dakika nefesinize odaklanın, sadece nefes aldığınızı ve verdiğinizi fark edin.

Size yakın bir yoga/ meditasyon merkezine gidip derslere katılmaya başlayın. Kurslara katılmaya imkanınız yok ise internet üzerinde pek çok site var, onlar size yol gösterecektir. İnternetin yanı sıra akıllı telefonlar üzerinde birçok kullanılabilecek aplikasyonlar bulunuyor. Size en uygun olanı telefonunuza indirerek, kullanmaya başlayabilirsiniz.

Tüm bunlar vaktinizi çok alıyor ve bu nedenle meditasyon yapamıyorsanız, karşınıza bir fırsat çıkana kadar her sabah nefesinize odaklanmaya devam edin.

Dr. Banu Taşçı Fresko Hakkında:

Dr. Banu Taşçı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğdu. Çocukluğu savaş öncesi Afganistan’da ve İstanbul’da geçti. 1992 senesinde Tıp eğitimini, 1997 senesinde nöroloji uzmanlık eğitimini İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Ömür Hastaneleri, Koşuyolu Medipol Hastanesi, İstanbul Cerrahi Hastanesi ve Ulus Liv Hastanesi’nde çalıştı. Şimdi Nişantaşı’nda özel muayenehanesinde hizmet veriyor.

Migren ve fibromiyalji başta olmak üzere tüm kronik ağrılarla uğraşmayı ve ağrının altında yatan nedenleri bulup ağrıları geçirmek veya en azından azaltmak üzerine çalışmalarını sürdüren Fresko aynı zamanda klinik dışında elektronörofizyoloji çalışmaları ve nörömonitorizasyon da yapıyor. Yoganın insan sağlığı üzerine etkileri ve bilimsel yönü ile ilgilenen Fresko, aynı zamanda Yoga ve Yoga terapi hocasıdır.

2014 senesinde beri migren, fibromyalji, fazla kilolar, deri bulguları, alerjiler, bağırsak ve tendon problemleri ile gluten ilişkisi üzerinde çalışıyor. Glutensiz beslenme, taş devri diyeti, glutene hassasiyetin kronik ağrıların oluşumundaki etkin önemli rolü üzerine kafa yoran ve bu konuda bilgi dağarcığını geliştirmeye çalışan Dr. Banu Taşçı Fresko’nun bu konuları incelediği ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı Ekim sonunda kitapçılarda yer alacaktır.

Dr. Banu Taşçı Fresko aynı zamanda profesyonel ressamdır. Ahmet Güllü ve Vedat Örs’ün yanında yetişmiş, günümüze kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Hekimlik, yoga, yazarlık ve resim çalışmaları yanında yürüyüş ve trekking yaparak boş zamanlarını değerlendirmektedir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler