Suriye sınırının sıfır noktasında ortak çağrı: Savaş bitsin

Suriye savaşının Türkiye’de en çok etkilediği Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde mikrofonlarımızı uzattık.

Suriye sınırının sıfır noktasında ortak çağrı: Savaş bitsin

İdlib’deki gelişmelerin doğrudan yansıdığı ilçede yerli halkın da Suriyelilerin de ortak bir dileği var: Savaş bitsin.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya lideri Vladimir Putin arasındaki görüşme, İdlib eksenli gelişmelerin en çok etkilediği yerlerden biri olan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde hem yerel halkı, hem de iç savaştan kaçan Suriyelileri umutlandırdı.

DW Türkçe, Reyhanlı'da yerli halk ve Suriyelilere mikrofon uzatarak, gelişmeleri sorduk. 27 Şubat’ta Türk ordusuna yönelik saldırısından sonra başlayan Bahar Kalkanı Harekâtı, ilçenin genelinde destek görüyor. O tarihten bu yana gergin günler geçiren Reyhanlı’da herkesin gündemi İdlib. Sınırın hemen ötesindeki gelişmeleri dikkatle takip eden vatandaşların tek sohbet konusu da Erdoğan-Putin görüşmesi oldu. Gerginlik her ne kadar insanların ana gündemi olsa da savaş söylentileri ilçenin ekonomisini vurmuş durumda.

Suriyeliler bir müddet sokağa çıkmadığını anlatıyor. Bu da ilçede ciddi bir ekonomik gerilemeye sebep olmuş. İsmini açıklamak istemeyen bir esnaf durumu şu sözlerle anlatıyor, "İşte çarşıyı görüyorsun. Neredeyse hiç insan yok. Daha önce kaldırımlardan geçecek yer bulunamazdı. Bu gerginlik bir an önce bitsin."

Suriyelilerin nüfusu yerel nüfustan fazla

Reyhanlı, Suriye’ye açılan Cilvegözü Sınır Kapısı’na 9 kilometre mesafede bulunuyor. Savaştan kaçan Suriyelilerin nüfusu, Reyhanlı’nın yerel nüfusunu aşmış durumda. Yerel nüfusu 100 bin civarında olan Reyhanlı’da 100 binden fazla da Suriyeli sığınmacı yaşıyor. Suriyelilerin de birçok işyeri açtığı Reyhanlı Çarşısı’nda Arapça tabelaların fazlalığı göze çarpıyor. Zaten ilçede Arapça, Türkçe’den daha fazla kullanılıyor. Göç eden Suriyelilerin çoğu buradaki hayata uyum sağlamış durumda.

Esnafla kaynaşmış, komşuluk ilişkilerini geliştirmiş oldukları gözlemleniyor. Gelirken bazı alışkanlıklarını da yanlarında getirdiler. Buna en önemli örnek daha önce az sayıda olan motosikletlerin şimdilerde gözle görülür şekilde artmış olması. Yerel halkla da önemli bir problem yaşamadıklarını söylüyorlar. 2013 yılında meydana gelen ve 53 kişinin yaşamını yitirdiği intihar saldırılarından sonra Suriyelilere karşı bir takım eylemler olsa da, gerginlik tırmanmadı.

"Savaşın bitmesini istiyoruz"

Özellikle sınır boyundaki tarlalarda çalışan köylüler savaştan etkilerini hissettiklerini aktarıyor. DW Türkçe'ye konuşan 30 yaşındaki Onur Kızılay, sınırın sıfır noktasında zeytin bahçelerinde ilaçlama işi yapıyor. İki çocuk babası Kızılay, aylık 2 bin 300 TL kazanıyor.

Kızılay, Bahar Kalkanı Harekâtı’nı desteklediğini söylüyor. Savaştan önce Suriye tarafındaki zeytin bahçelerinde de çalıştığını anlatan Kızılay, ateşkes sağlanırsa yeniden sınırın öte tarafındaki tarlalarda çalışabileceğini düşünüyor. Kızılay, "Savaşın bitmesini istiyoruz. Çünkü savaş nedeniyle çalışamıyoruz. Ekonomimiz çok etkilendi. Ateşkes sağlanmasından memnunuz. En azından rahatça çalışırız. Suriyeliler döndüğü zaman biz de mutlu oluruz, onlar da mutlu olur. Savaşın bitmesini en çok Reyhanlı halkı ister. Türkiye halkına da çok faydası olur. Savaş bütün hayatımızı etkiliyor" diyor.

Suriyeliler ne düşünüyor?

Reyhanlı çarşısında bulunan Suriyelilerin iş yerleri, tabelaları nedeniyle kolaylıkla anlaşılabiliyor. "El Faris", "El Majed", "Ebu Firas", "El Faraj" tabelalarının asılı olduğu dükkânların tümü Suriyelilere ait. Kimi savaştan kaçtıktan sonra yerel halkla ortaklık kurup, daha büyük işletmeler açtı. Reyhanlı’daki Suriyelilerin çoğu fotoğraflarının çekilmesini istemiyor. Çünkü Suriye rejiminin istihbarat servisi Muhaberat’ın yakınlarına zarar vereceğinden korkuyorlar.

DW Türkçe'ye Reyhanlı'da kendilerini ana vatanlarında hissettiklerini söyleyen ve adının yazılmasını istemeyen Suriyeli bir esnaf, "Kimseye zararımız olmadı, ama buradaki insanları yeterince yorduk ve rahatsızlık verdik. Artık savaşın bitmesini ve vatanımıza dönmeyi istiyoruz" diyor.

En yakın arkadaşı Reyhanlılı

Reyhanlı'da gezerken küçük bir tatlıcı dükkânı göze çarpıyor. Burası, 30 yaşındaki Firas Beğdaş’a ait. Daha önce Suriye’nin Hums şehrinde yaşayan Beğdaş, savaş sırasında Suriye ordusunun bombardımanı sonucu iki kuzenini kaybettiğini anlatıyor.

Bombardıman sırasında evi de yıkılınca eşini ve dört çocuğunu aldığı gibi göç yollarına düştüğünü ve Reyhanlı’ya yerleştiğini anlatıyor. Gelirken yanına hiç bir şey alamamış. Bir süre gündelik işlerde çalışan Firas, daha sonra kendi iş yerini açmış. Firas’ın en yakın arkadaşı da aynı caddede mağaza işleten Reyhalılı Ahmet Kaçan. Ahmet Kaçan geldiği günden bu yana Firas’a yoldaşlık etmiş. İki iyi dost olan Firas ve Ahmet, günlerinin büyük bölümünü birlikte geçiriyor. Ahmet, Arapça bilmeyen müşterilerle Firas’ın arasında tercümanlık yapıyor.

"Türkiye çok güzel ama orası bizim toprağımız"

Suriye’de halen akrabaları olduğu için yüzünün tanınmasını istemeyen Firas, kimsenin kendilerine kötü davranmadığını ve rahatsız etmediğini ifade ediyor. "Burada her şey çok güzel ama yine de memleketime dönmek istiyorum. Herkesin kendi vatanı daha iyidir. Türkiye çok güzel ve burada iyiyiz ama orası bizim toprağımız" diyen Firas, bir an önce ateşkes sağlanmasını ve hayatın normale dönmesini istiyor.

Ahmet Kaçan savaşın ise Reyhanlı kadar bütün Türkiye’yi etkilediğini belirtiyor ve o da ateşkesi savunduğunu söylüyor. Kaçan, "Eski Suriye'yi kendileri de arıyor, biz de arıyoruz. Gidip geliyorduk, çok güzeldi. İkinci vatanımız gibiydi. Suriyelilerle hiçbir sorun yaşamadık. aramız çok iyiydi. Onlara alıştık. Herkes kendi vatanını sever. Komşuluk ilişkilerimiz çok iyi ve bir sıkıntımız yok. Savaş bitsin istiyoruz, savaş istemiyoruz. İnsanlar vatanlarına dönsün ve hayat tekrar normale dönsün. Zaten şu an ekonomik kriz yaşıyoruz. Esnaf olarak perişan olmuşuz. Kendileri savaştan kaçmışlar ama bizim onlardan farkımız kalmadı" diye konuşuyor.

"Onlara alıştık, gittiklerinde üzüleceğiz"

Reyhanlı çarşısında esnaflık yapan ve Suriyelilerle iyi ilişkileri olan başka bir esnaf da 40 yaşındaki Ahmet Sinoplu. "Hepimiz insanız ve kimsenin kanının akmasını istemiyoruz. Huzurlu mutlu bir gelecek istiyoruz. Daha güzel bir dünya istiyoruz. Onlarla hiç sorun yaşamadık. Onlara alıştık. Gitmeleri bizi üzecek. Aile dostu olduk, komşu olduk. Çok sevdiğimiz komşularımız var" diyen Sinoplu da aynı şeyi söylüyor: "Savaş bitsin."

Sinoplu, bomba seslerinden ve savaş söylentilerinden çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu ifade ediyor. Barış Kalkanı Harekatı’nı desteklediğini de söyleyen Sinoplu, "Biz girmezsek Hatay’dan olacağız. Eğer bu harekat olmasaydı belki de Hatay gidecekti" yorumunu yapıyor.

Felat Bozarslan / Hatay

© Deutsche Welle Türkçe