Suudi Gazeteci İçin Telefon Trafiği

ABD, İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girdikten sonra haber alınamayan gazeteci Kaşıkçı için Riyad’daki yetkililerle üst düzey temaslar yapıldığını açıkladı. Bu arada ABD medyası Kaşıkçı’nın kolundaki Apple saatin önemli ipuçları içerebileceği iddiasında bulundu

Suudi Gazeteci İçin Telefon Trafiği

İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluk binasına girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbetinin aydınlatılması konusunda Amerika, Suudi yetkililerle üst düzey temaslarda bulunuyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Trump’ın damadı ve üst düzey danışmanı Jared Kushner, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’la telefonda görüştü.

Başkan Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada Suudiler’le en üst düzeyde görüşüldüğünü açıklamış ancak görüşmelere ilişkin ayrıntı vermemişti. Suudi Arabistan’la kayıp gazeteci konusunda yapılan temasları Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Huckabee Sanders ayrıntılandırdı.

Beyaz Saray’a göre, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Trump’ın damadı ve üst düzey danışmanı olan Jared Kushner Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’la görüştü. Özellikle Jared Kushner’in Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’la yakın olduğu biliniyor.

Suudi Arabistan’a olayla ilgili şeffaf soruşturma çağrısı yapan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’la telefonda görüştü, Amerika’nın olayla ilgili bilgi talep ettiği mesajını verdi.

ABD Başkanı Donald Trump da Çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada konuyla ilgili görüşlerini paylaştı. Suudi gazetecinin ortadan kaybolmasını “Kötü bir durum” olarak niteleyen Başkan Donald Trump kayıp Suudi gazeteci konusunda Türkiye ile yakın işbirliği içinde olduklarını söyledi, Kaşıkçı meselesinin kısa zamanda aydınlanacağını, Kaşıkçı’nın konsolosluk binasına girerken görüldüğünü ancak çıkarken görülmediğini söylemişti.

Trump, Suudi gazetecinin evlenmeyi planladığı nişanlısı Hatice Cengiz’e de atıfta bulundu, Beyaz Saray’ın kendisiyle irtibata geçtiğini, Kaşıkçı’nın nişanlısının Beyaz Saray’a davet edileceğini belirtti.

Trump, durumdan Suudileri sorumlu tutup-tutmadığı yönündeki soruya da “Kimse tam olarak neler olduğunu bilmiyor” sözleriyle karşılık verdi. Kaşıkçı’nın hala hayatta olmasını umduğunu belirtti.

Amerika Başkan Yardımcısı Mike Pence de Trump’ın açıklaması öncesinde İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na ziyareti sonrasında ortadan kaybolan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbetine ilişkin soruşturmada yardım önerisinde bulundu. Pence “Yardımcı olmaya hazırız” mesajı verdi.

Mike Pence’e katıldığı bir radyo programında Washington’ın Suudi Arabistan’ın talep etmesi halinde İstanbul’daki Suudi Konsolosluğu’na FBI uzmanlarını gönderip-göndermeyeceği soruldu. Başkan Yardımcısı Pence “Amerika’nın her şekilde yardıma hazır olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Bilgi sızdırılması süreci zora soktu”

Hükümete yakın Sabah gazetesi, Suudi Arabistan’ın suikast timine mensup oldukları ve iki özel uçakla İstanbul’a geldikleri iddia edilen 15 kişinin fotoğraf ve isimlerini yayınlamıştı. Gazetenin haberinde Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluk binasına girdiği anın fotoğrafı ve saat bilgisi de yer almıştı.

Konuya Amerikan basınının yoğun ilgisi de devam ediyor. New York Times gazetesine göre, Suudi yetkililerin fotoğraf ve isimlerinin medyaya sızdırılması Türkiye’nin Suudi Arabistan üzerindeki baskıyı arttırma stratejisinin bir parçası.

Gazeteye göre Suudi yetkililer konunun çözülmesi için gizli görüşmeler yapmak amacıyla Türkler’le irtibata ilk kez Salı günü geçti. Gazeteye konuşan hem Türk hem de Amerikalı yetkililere göre Suudiler Washington’a konunun çözülebileceğine ilişkin mesaj verdi. Türk yetkililer de Suudi Arabistan’la doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınmayı umduklarını ifade etti.

Ancak New York Times gazetesi, Suudi yetkililerin isim ve fotoğraflarının Türk basınında yer almasının iki tarafın krizi aşmasını zorlaştırdığı yorumunda bulundu.

“Suudiler soruşturmayı geciktiriyor mu?”

Washington Post gazetesine bilgi veren bazı Türk yetkililere göre de, Suudi Arabistan Suudi yetkililerin isimlerinin basına sızdırılmasının ardından soruşturmada işbirliğinde geri adım attı. Türk yetkili Suudilerin süreci geciktirdiğini ve soruşturma ekibinin girişini izin vermediğini savundu.

Gazeteye konuşan Türk yetkili “Burada soruşturma yapamazsınız. Çay içersini biz de sizi etrafı gösteririz” dedi.

Türk dışişlerinden yalanlama

VOA Türkçe’nin ulaştığı Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise Suudi Arabistan’ın soruşturmaya izin vermediği ya da geciktirdiği haberini doğrulamadı.

“Girerken Apple saati kolundaydı”

Üst düzey iki yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada Cemal Kaşıkçı’nın akıbetiyle ilgili önemli ipuçları sağlayabilecek bir ayrıntıyı da paylaştı. Türk yetkililere göre Kaşıkçı Suudi Arabistan konsolosluğuna girerken kolunda Apple saati vardı ve saat Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz’e verdiği cep telefonlarından birine bağlıydı.

Türk hükümetinden üst düzey bir yetkili ve bir güvenlik yetkilisine göre, birbiriyle bağlantılı olan bu iki cihaz Cemal Kaşıkçı’nın ortadan kaybolmasına yönelik soruşturmanın odağında yer alıyor.

Reuters haber ajansına konuşan güvenlik yetkilisi, “Konsolosluk binasına girerken saati takıyordu. İstihbarat servisleri, savcılık ve bir teknoloji ekibi konuyla ilgili çalışma yürütüyor” dedi. Soruşturmayı yürüten savcılar saat üzerinden ne gibi bilgiler elde edilebileceğini araştırıyor.

Teknoloji uzmanlarına göre Apple Watch, lokasyon bilgisi ve kalp atışı gibi verileri sağlayabilir ancak saat üzerinden ne gibi bilgilerin elde edilebileceği saatin internete bağlı olup olmadığına ve saatin cep telefonuyla ne kadar senkronize olduğuna bağlı.

Özel uçaklar kime ait?

İnternet üzerinden dünya çapındaki uçuşları izleyen bir cep telefonu uygulaması olan Flight Tracker’a göre, 2 Ekim günü 9 Suudi yetkilinin bindiğinin iddia edildiği özel uçaklardan ilki Sky Prime Aviation adlı bir şirket üzerine kayıtlıydı. Reuters haber ajansının ulaştığı bir şirket yetkilisi uçağın Sky Prime Aviation’a ait olduğunu ve 2 Ekim günü de bu uçağın kullanıldığını doğruladı ancak başka ayrıntı vermedi. Yetkili söz konusu şirketin Suudi Arabistan’da kayıtlı bir özel şirketin bünyesinde bulunduğunu belirtti. İki kaynaksa şirketin Suudi hükümetine ait olduğunu söyledi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler