HABER

"Tarih alma umudum yüzde 50"

KOPENHAG (İHA) - Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık'taki Kopenhag Zirvesi'nde, Türkiye'ye müzakere tarihi verilme şansının yüzde 50 olduğunu söyledi. Erdoğan, ABD Başkanı George W. Bush ile yapacağı görüşmenin bu ihtimali artıracağını belirtti.

Erdoğan, Ankara'dan Kopenhag'a giderken uçakta basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Erdoğan, Türkiye'nin 2003 sonuna kadar bir müzakere tarihi alması için ellerinden gelen tüm kozları oynayacaklarını, tüm gayreti göstereceklerini söyledi.
"Bu konuda 2004 diyenler var, 2005 diyenler var" diyen Erdoğan, 2003 yılının sonuna kadar Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda ısrarlı olacaklarını vurguladı. Erdoğan, "Bunun lobisini yapacağız. Bütün başbakanlarla bunu görüşeceğiz. Yarın sabah Rasmussen ile özellikle bu konuyu görüşeceğiz" diye konuştu.
Gazetecilerin 'Kendinize ne kadar güveniyorsunuz?' yönündeki sorusuna Erdoğan, "Tüccarlığımızı ayın 13'ünde 14'ünde görürsünüz" cevabını verdi.

"RASMUSSEN, SÖZLERİNİ 2-3 GÜN İÇİNDE DÜZELTMELİDİR" AB Dönem Başkanı, Danimarka Başbakanı Rasmussen'in "Türkiye'ye müzakere tarihi verilmeyecek" sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, Rasmussen'in bunları söylediğine inanmadığını bildirdi. Erdoğan, "Çünkü bize söylediği daha önce bir söz vardı. 'Ben dönem başkanıyım. Son ana kadar benim düşüncem açıklanamaz. Ben bunu söyleyemem. Bu benim şu anda bulunduğum görevin gereğidir' diye... Olması gereken de budur. Dönem başkanının böyle bir ifade kullanacağına ihtimal vermiyorum. Yarın sabah söyleyip söylemediğini test ederiz. Söylemişse de yanlış yapmış. 2-3 gün içinde düzeltmesi gerekir" dedi.

"DİSİPLİN AFFI VE YENİDEN YARGILAMA 12 ARALIK'TAN ÖNCE ÇIKABİLİR" Danimarka'ya verilen niyet mektubu ile ilgili görüşlerini de aktaran Erdoğan, "Biz onları time-table olarak verdik. Onları konuşacağız. Yarından itibaren komisyonlarda görüşülmeye başlanacak" diye konuştu.

Bir gazetecinin, 'Ne zamana kadar neleri yapmayı taahhüt ettiniz?' yönündeki sorusu üzerine, Erdoğan, "Bizim için önemli olan neyin ne zaman yapılacağı değil. Meclis'ten bunun çıkması önemli. Meclis'ten çıktıktan sonraki olay uyum ve uygulamadır. Bunu da uygulayacak olan kurumlar var. 12 Aralık'a kadar dar süre içinde elimizden gelen gayreti göstereceğiz ve Meclis'e en azından sevk edeceğiz. Ondan sonra da çıkarmaya çalışacağız. Belki başaracağız, belki 12'sinden sonraya bir kısmı kalabilir. Nitekim büyük ihtimalle bu maddelerin büyük kısmı 12'sinden önce çıkabilir. Yeniden yargılama ve disiplin affı da bunlara dahil. Belki daha sonra gönderdiklerimiz komisyon müzakerelerine takılabilir. Asıl olan bunların sevk edilmesidir. En azından Meclis'e sevk etmemiz lazım. Aldığımız mesaj buydu. Avrupa'nın hassasiyeti, geçtikten sonra uygulamadaki aksaklıklar konusunda" değerlendirmesini yaptı.

"HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAYA GEREK YOK" Erdoğan, Kopenhag'da Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusundaki umudunun yüzde kaç olduğunu soran bir gazeteciye, "Belki bunlar bir tahmin ama ben tarih alma noktasında en az bu yüzde 50 yüzde 50'dir diyorum. Bush ile görüşmeden sonra bu ihtimal biraz daha artabilir" diye cevap verdi.

Tayyip Erdoğan, gazetecilerin, 'Hiç hayal kırıklığına uğradınız mı?' sorusuna da, "Hiç hayal kırıklığına uğramıyorum, uğramaya da gerek yok. Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz, bunu kabul edelim. Dünyanın sonu değil bu. Bizi AB ne doyuracak, ne temel hak ve hürriyetler noktasında onlar bir şey verecek. Bunu halledersek biz halledeceğiz. Önce temel hak ve hürriyetler noktasında onların ulaştığı standartlara onlar bizi alsa da almasa da biz Türkiye'de ulaşacağız" dedi.
İlk hedeflerinin 5 sene içinde kişi başına milli geliri 5 bin dolara çıkarmak olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi;

"AB bizi almayabilir, Biz standartlarımızı yükseltmeye devam edelim. İşkence mi? Bunu kaldırmamız gerekir. Buna inanmışız ve bunu kaldıracağız. Tele-kulak meselesini halletmemiz lazım. Düşünce, örgütlenme, din ve vicdan özgürlüğü... Bunları halletmemiz lazım. Üniversitelerde sorunlarımız var. Uygulamalar başladı. Serik'te olay oldu. Bakanlık aynı anda müdahale etti ve olaya karışanları görevden aldı. Aynı şekilde Beyazıt Meydanı'nda öğrencilerin Kürtçe bildiri okuma olayı oldu. Polis orda müdahale etmedi. Çevirdiler ve onlar da bildirilerini okuduktan sonra dağıldı. Artık buraya doğru gidiyor."

"KOPENHAG'DA GÜL İLE BİRLİKTE LİDERLERLE GÖRÜŞECEĞİZ" Erdoğan, Kopenhag Zirvesi sürerken Başbakan Abdullah Gül ile birlikte başbakanları davet ederek görüşmeler yapacaklarını söyledi.
Başbakan Abdullah Gül'ün Alman ve Fransız büyükelçileriyle yaptığı görüşmeleri değerlendiren Erdoğan, büyükelçilere 'Türkiye'nin böyle uzun bir süreye tahammülünün olamayacağını, Türkiye'nin daha kısa sürede 2003 sonu itibariyle müzakere tarihi alması gerektiğini' ilettiğini bildirdi. Erdoğan, Chirac'ın siyasi danışmanı ile kendisinin danışmanının da 4 Aralık 2002 tarihine kadar sürekli irtibat halinde olduğunu açıkladı. Erdoğan, Chirac'ın bu görüşmelerde Türkiye'nin menfaati neyse ben onun gereğini yapmaya devam edeceğim' diye mesaj verdiğini anlattı. Erdoğan, Chirac-Schröder zirvesinden 2005 tarihi çıktığına hala inanmadığını belirtti.

KLERİDES'İN TUTUMUNU ELEŞTİRDİ
Kıbrıs sorununa ilişkin görüşlerini de aktaran Recep Tayyip Erdoğan, Türk tarafının 1.5 sayfalık 4 maddelik bir yaklaşımla özveri ortaya koyduğunu, Klerides'in ise 14 sayfalık bir itirazı kayıtla geldiğine işaret etti.

Klerides'in özveri ortaya koymadığını belirten Erdoğan, "A'dan Z'ye her şeyi istiyor. Adeta 'Siz burada işgalcisiniz, burayı terk edin' diyor. Sayın Denktaş, BM'nin değil Klerides'in tutumunu eleştiriyor. 12'sine kadar Kıbrıs konusunu neticeyi bağlayacağız derlerse o netice bağlanmaz zaten.
Ön anlaşma ayrı. Ortaya konulan adil bir şeyse imzalanacak" şeklinde konuştu.
Erdoğan, ABD'de görüşeceği BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a 'Biz eşit, egemen, 2 kurucu devlete dayalı ortaklık devleti kurulmasını istiyoruz' diyeceğini ancak harita, mülkiyet ve göçmenler konusunun müzakere edilebilir olduğunu söyleyeceklerini kaydetti. Erdoğan, Kıbrıs konusunda karşılıklı müzakere ve karşılıklı özveriden yana olduklarının altını çizdi.
Erdoğan, bir gazetecinin '2005 tarihi Kıbrıs'taki cesaretimizi kırar mı?' şeklindeki bir soruya da, "Bunları birbirine karıştırmamak lazım. Onu ayrı, bunu ayrı kulvarda değerlendirmeliyiz. Eğer birini, birisi için kalkıp da bir araç olarak ele alırsak bu yanlış olur, sağlıklı sonuç alamayız" karşılığını verdi.

"PARTİM ADAY OLMAMI İSTİYOR" Erdoğan, bir soru üzerine de, önündeki yasal engellerin kalkması halinde Siirt'ten milletvekili olacağını söyledi.
Erdoğan, "Mervan Bey bu konuda hazır. Yani sağ olsun bana da aynı şeyleri söyledi. Ancak tabii bizim önümüzdeki yasal engellerin de kalkması gerekir. Siyasi irade bu yasal engelleri kaldırabilirse, o zaman partimizin yetkili kurulları da zaten aday olmamızı istiyor. Bu adımı da atarız" değerlendirmesini yaptı.

"BUSH İLE AB VE IRAK KONULARINI GÖRÜŞECEĞİZ" ABD Başkanı George W. Bush ile görüşmesinde ağırlıklı olarak AB konusunu ele alacaklarını açıklayan Erdoğan, ABD tarafının masaya büyük ihtimalle Irak konusunu getireceğini söyledi.
Erdoğan, ABD'nin üs ve asker talebine ne cevap vereceklerinin sorulması üzerine, "Vermemek için gerekçe yok. Bunların hepsini müzakere eder, istişare eder, cevabını veririz" dedi.

"BİR DAHAKİ SEÇİMDE BOYA OLMAYACAK"
AK Parti Lideri Erdoğan, bir grup basın mensubuyla yaptığı sohbette de, İslam ülkelerinin Türkiye'nin AB üyeliğine çok iyi baktığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliğinin İslam ülkeleri için de bir açılım olacağını kaydetti.
Erdoğan, tırnağındaki seçim boyasını gösteren gazetecilere, "Bir dahaki seçimde olmayacak. Elektronik kayda geçeceğiz" diye karşılık verdi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön