Tarihi eserler depoda çürüyor

MUĞLA (İHA) - Türkiye'nin en önemli antik kentlerinin bulunduğu Muğla yöresinde, kazı ekipleri tarafından gün ışığına çıkarılan tarihi eserlerin müzelerde sergilenmek yerine depolarda çürütüldüğü ileri sürüldü. Geçen yıl sadece Milas-Ören ve Yatağan'da bulunan antik kentlerde yapılan kazılarda 3 bin 200 eserin müzelere teslim edildiği açıklandı.

1993 yılından beri Muğla'nın Yatağan ilçesi Lagina ve Stratonikeia antik kentlerinde kazı çalışması yapan ve son olarak Lagina antik kentinin kazı heyeti başkanlığını yürüten Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve kazı heyeti başkanı Prof.Dr. Ahmet Tırpan, kazılan eserlerin yerinde sergilenmesi gerektiğini belirterek, "Kazılan eserler büyük zahmetlerle gün ışığına çıkarılıyor. Fakat eserlerin sergilenmesi konusunda aynı hassasiyet gösterilmiyor. Yatağan yöresi Muğla'nın en fazla antik kentinin bulunduğu yörelerden biri. Fakat Yatağan'daki tarihi kentlerde ortaya çıkarılan eserlerin sergileneceği bir müze yok" dedi.

TARİHİ ESERLER DEPOLARDA ÇÜRÜYOR

2007 yılında sadece Milas-Ören ve Yatağan'da 3 bin 200 eserin sağlam olarak müzelere teslim edildiğini belirten Prof. Tırpan, "Yatağan Turgut beldesinde bir araştırma merkezi kurduk. Elde ettiğimiz eserleri burada parçalar halinde toplayarak bir araya getiriyoruz. Ele geçirilen eserlerin fotoğrafları çekiliyor, bilgisayara kaydediliyor. Eserler sağlam hale getirildikten sonra yöredeki müzelere gönderiliyor" diye konuştu.

Geçen yıl Milas-Ören yöresi ve Yatağan'da gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler hakkında iki kitapçık hazırladıklarını ve müzelere teslim ettiklerini anlatan Tırpan, sözlerine şöyle devam etti: "Toplam 3 bin 200 eser teslim ettik. Bu eserler içinde önemli olanları, sergilemeye değer olanları da var. Fakat, Muğla Müzesi'nin deposunda bu eserler çürüyor. Muğla Müzesi'nin bulunduğu alan daha önce hapishaneydi. Şu an tarihi eserler de burada hapiste."

KÜLTÜR POLİTİKASI YOK

Türkiye'nin bir kültür politikası bulunmadığını ileri süren Lagina Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof.Dr. Ahmet Tırpan, sözlerini şöyle sürdürdü: "1993 yılından bu yana kazı yapıyoruz. Kültür Müdürlüğü kazı çalışmalarıyla ilgili ne verdi. Kazı yapılan yerleşim yerleri için bir yıllık kültür kazı politikası izlenmesi gerekiyor. Çalışmalarda kullanılmak üzere gerekli alet ve edavat (vinç, kamyon) verilmiyor. Kazı çalışmalarında kullanılmak üzere bir alan oluşturulmalı ve kazı çalışmasında kim ne istiyorsa buradan ihtiyaçlarını karşılayabilmeli. Tonlarca ağırlığında çıkan mermer ve taş eserler var. Bunları nasıl ve ne şekilde taşıyacağız."

ÖDENEK SIKINTISI YAŞIYORUZ

Kazı çalışmaları esnasında her yıl ödenek sıkıntısı yaşadıklarını belirten Tırpan, sözlerini şöyle tamamladı: "Her yıl kazı çalışması başladığında bize işçi desteği veriliyor. Bunun yanında ödenek ayrılıyor. Ayrılan ödenekler ile kazı heyeti başkanı sigorta primini mi ödesin yoksa çalışan işçiyemi para versin. Zaman zaman basında kazı heyeti başkanlarının sigortasız işçi çalıştırdığı şeklinde haberler çıkıyor. Devletin kültür politikası olsa bunları düzenler. Ama Haziran'da 7 işçi, Temmuz'da 6 işçi çalıştıracaksın deniliyor. Arkeoloji bölümünde okuyan öğrenciler staj için geliyor. Onlar ne olacak?"