TBMM Başkanı Şentop Makedonya’da

 TBMM Başkanı Mustafa Şentop, modern anlayışın aileyi bölen, bireyi sadece kendi menfaati için acımasızca rekabet eden bir hale büründürdüğüne işaret ederek, “Bütün toplumların en temel sorunlarından birisi, ‘öteki’ne yönelik Vandallık, umursamazlık” dedi.

- Şentop, kültürel yozlaşmaya dikkat çekti

-Şentop: Toplumların temel sorunlarından biri ‘öteki’ne yönelik vandallık

Makedonya, (DHA)- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, modern anlayışın aileyi bölen, bireyi sadece kendi menfaati için acımasızca rekabet eden bir hale büründürdüğüne işaret ederek, “Bütün toplumların en temel sorunlarından birisi, ‘öteki’ne yönelik Vandallık, umursamazlık” dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Türkçe’nin resmi dil olarak kabul edilişinin yıldönümü nedeniyle Kuzey Makedonya’da 2007’den bu yana her yıl resmi bayram olarak kutlanan “Türkçe Eğitim Bayramı” sebebiyle geldiği Üsküp’te temaslarda bulundu. Kuzey Makedonya Meclis Başkanı Talat Caferi ile önce baş başa, sonra heyetler arası görüşme gerçekleştiren TBMM Başkanı Şentop, daha sonra da TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü’nün desteğiyle

Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği MATÜSİTEB’in düzenlediği “21. Balkanlar ve Doğu Avrupa’da Türk Kültürü’nün Kaybolan Değerleri” sempozyumunun açılışında konuşma yaptı.

Kültürleri inşa eden bazı kurumların var olduğunu belirten TBMM Başkanı Şentop, din ve inancın yanı sıra dilin de, kültürü inşa eden kurumlar arasında olduğunu kaydetti. Türk kültürünün kaybolan değerlerine dikkat çeken Şentop, “Bu önemli sempozyumun başlığında, Türk kültürünün kaybolan değerlerinden söz ediyoruz. Bu değerlerin neler olduğu hususunda aşağı yukarı mutabıkızdır. Millî hassasiyetlerin azaldığı, toplumun parçalandığı, Türkçe kullanımın zayıfladığı, ailenin aşındığı söylenebilir” dedi.

Geçtiğimiz ay bir üniversite tarafından yapılan bir araştırmada insanların artık evde daha az yemek yedikleri, hazır ürünlere ve dışarıda yemek yemeye yönelim olduğunun ortaya konduğunu belirten Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dünyanın neresine giderseniz gidin, Türk yemekleri her zaman birkaç adım öndedir. Bu yemeklere alışan bizler, genelde Türk mutfağını her yerde ararız. Benzer bir mutfak zenginliği Batı Avrupa’da yoktur. Acaba Türk mutfağının bu kadar zengin olmasının sebebi nedir? Acaba biz Türkler, hazza ve yemeye çok mu düşkünüz? Kanaatimce bunun açıklaması başka yerde aranmalı. Türkler, en güzel yemeklerini kendileri için değil, misafirleri için hazırlar. Misafir ağırlamayı çok seven, misafiri Tanrı’nın lütfu ve bereket kaynağı olarak gören Türklerin zengin bir mutfağa sahip olması gayet tabiîdir. Fakat tek sebep bu da değildir. Türk mutfağının zengin olmasının bir diğer sebebi de, farklı kültürlerle temas konusunda istekli ve iyi niyetli olmasıdır.”

Türk toplumunun misafire verdiği öneme işaret eden Şentop, misafirin yük ve sıkıntı olarak görülmeye başlanması durumunda paylaşma kültürünün yitirilip yalnızlaşmanın başlanacağına dikkat çekti.

Şentop, şöyle devam etti: “Şurası kesindir: Modern anlayış, cemiyeti parçalayan, aileyi bölen ve bireyi sadece kendi menfaati için acımasızca rekabet eden bir hale büründürmüştür. Bu egosantrik, ben-merkezci ahlakın insanı sürüklediği yer, derin ve trajik bir yalnızlık, rekabet kisvesine bürünmüş bir kıyıcılıktır. Düşmanı dışarıda aramamalı her zaman. Düşman bazen içeride ve yanı başımızdadır. Doğu Avrupa’da ve Balkanlar’da yaşayan Türk toplumunun en büyük düşmanlarından birisi de, temel değerlerimizle bağdaşmayan işte bu tavırdır.

Bütün toplumların en temel sorunlarından birisi, ‘öteki’ne yönelik vandallık, umursamazlık ve hatta düşmanlıktır. Son yıllarda yükselişini kaygıyla takip ettiğimiz bu durum, yabancı düşmanlığının, İslamofobyanın ve bazı durumlarda Türk karşıtlığının temel sebebidir. Bu saydıklarım sadece sonuçtur. Hazırlayıcı sebep ise, ‘öteki’ni, kendisi gibi olmayanı tehdit ve yok edilmesi gereken düşman sayan anlayıştır. Bu tahammülsüzlüğe ve düşmanlığa yol açan zehirli iklimin en temelinde ise, insanı insanın kurdu sayma ahlakı yatar. Oysa bizim inancımızda insan insanın kurdu değil, cennetidir.”