TBMM Başkanı Şentop'tan şehit aileleri ve gaziler onuruna iftar

TBMM Başkanı Mustafa Şentop: - "Şehidinin başında 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana, bir baba, bir eş, bir evlat, bir kardeş, düşmana indirilen en ağır darbedir. Zira o 'Vatan sağ olsun' sözü, Allah'ın dininin, ezanın, bayrağın ve vatanın sahipsiz olmadığını dosta düşmana ilan eden bir cesaret ve onur abidesidir" - "Türkiye'nin ezici çoğunluğu, vatanını ve hürriyetini korumayı varoluşunun bir şartı saymaktadır" - "Türkiye, bugün artık sadece bir ülkenin ve bir coğrafyanın adı değildir. Türkiye bugün, bir umudun, bir hamlenin ve insanlık davasının adıdır" - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk: - "Vatan ve millet için göstermiş olduğunuz eşsiz fedakarlıkların maddi hiçbir karşılığının olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Şehitlerimizin emanetlerine ve gazilerimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Şehidinin başında 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana, bir baba, bir eş, bir evlat, bir kardeş, düşmana indirilen en ağır darbedir. Zira o 'Vatan sağ olsun' sözü, Allah'ın dininin, ezanın, bayrağın ve vatanın sahipsiz olmadığını dosta düşmana ilan eden bir cesaret ve onur abidesidir." dedi.

Şentop, TBMM Tören Salonu'nda şehit aileleri ve gaziler onuruna verdiği iftarda yaptığı konuşmada, sınır boyları başta olmak üzere Türkiye'de ve sınır ötesinde görevlerini ifa eden askerlere, emniyet güçlerine selamlarını ve hayır dualarını gönderdiklerini belirterek, "Allah bütün askerlerimizi, emniyet güçlerimizi muhafaza buyursun ve muzaffer kılsın." ifadesini kullandı.

Şentop, dünyanın çeşitli bölgelerinde yokluk, yoksulluk çeken, Türk ve Müslüman olduğu için eziyete uğrayan insanlara da en kısa zamanda huzur ve kurtuluş temennisinde bulundu.

Gerçekleştirilen iftarın önemine işaret eden Şentop, "Burada, Allah'ın adını yüceltmek; vatanını, namusunu, al bayrağını korumak için canlarını Allah'a adayan aziz şehitlerimizin aileleriyle bir aradayız. Biz bugün burada, vatan, bayrak, ezan ve din-i mübin-i İslam için gazi olan kardeşlerimizle bir aradayız. Bir araya gelmek için bundan güzel vesile, bundan güzel sofra, bundan güzel vakit olamaz." dedi.

Bakü'de, Kıbrıs'ta, Rumeli'de, Çanakkale'de ve birçok coğrafyada şehitliklerin bulunduğunu, hilalin ve yıldızların parıldadığı semayı ayakta tutan sütunların, bu şehitlikler olduğunu belirten Şentop, bütün bu şehitliklerin, bulundukları topraklara vurulmuş İslam mühürleri olduğunu söyledi.

Hangi şehitliğe gidilirse gidilsin, farklı illerden, hatta bugün Türkiye dışında kalmış topraklardan gelen şehitlerin yan yana yattıklarının görüleceğine vurgu yapan Şentop, şöyle devam etti:

"O şehitleri öyle yan yana, koyun koyuna yatıran, ne askerlik sevk emri, ne de komutanlarının zorlamasıdır. O şehitleri yan yana yatıran, o gencecik fidanları canlarından geçme şuuruna erdiren, 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli / Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli' duası, davası ve kararlılığıdır."

TBMM'nin, büyük ve şanlı bir mücadelenin karargahlığını yaptığını dile getiren Şentop, "bu büyük ve şanlı mücadelenin" 100. yıl dönümünün kutlandığını kaydetti.

Şentop, yüz yıl önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve mücadele arkadaşlarının önderliğinde, istilaya ve işgale karşı Samsun'dan bir milli mücadelenin başlatıldığını, o mücadelenin, dalga dalga yayılarak işgalcileri hezimete uğrattığını anımsattı.

Milli mücadelenin 100. yılı münasebetiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bu mücadelenin inançlı yolcularını rahmetle, minnetle ve şükranla andığını belirten Şentop, Atatürk'ün aktardığı, Çanakkale Savaşı sırasında, Conkbayırı'nda şahit olduğu bir hadiseye de yer verdi.

Şentop, "Conkbayırı'nda öleceğini bile bile o sipere korkmadan giren şehit, teröre ve teröriste karşı mücadele ederken toprağa düşen, 15 Temmuz’da hainlerin tankına ve bombasına karşı yumruklarıyla mücadele eden şehidin ve gazinin atasıdır. Ruh, aynı ruhtur." şeklinde konuştu.

"Millet ve ülke olarak yolumuzu tayin eden sadece şehitlerimizin ve gazilerimizin cesareti değil. Şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin vakur ve başı dik halleri, bizi ayakta tutan ruhu işaret etmesi bakımından hepimize örnek olmaktadır." diyen Şentop, şunları kaydetti:

"Şehidinin başında 'Vatan sağ olsun' diyen bir ana, bir baba, bir eş, bir evlat, bir kardeş, düşmana indirilen en ağır darbedir. Zira o 'Vatan sağ olsun' sözü, Allah'ın dininin, ezanın, bayrağın ve vatanın sahipsiz olmadığını dosta düşmana ilan eden bir cesaret ve onur abidesidir.

Türkiye, bugün artık sadece bir ülkenin ve bir coğrafyanın adı değildir. Türkiye bugün, bir umudun, bir hamlenin ve insanlık davasının adıdır. Türkiye bugün, dün olduğu gibi, istiklalini her türlü bedeli ödeyerek elde tutacağını ilan eden cesaretin adıdır. Türkiye bugün, 'Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım' ruhunun adıdır. Türkiye bugün, sadece vatanımızın değil, aynı zamanda vazifemizin adıdır. Türkiye bir umudun adıdır ve bu umuda içeride ve dışarıda düşmanlık yapanlar önceden olduğu gibi yine faaliyet halindedir. Fakat adları, kisveleri ve gayeleri ne olursa olsun bu düşmanlar bilmelidirler ki Türkiye'nin ezici çoğunluğu, vatanını ve hürriyetini korumayı var oluşunun bir şartı saymaktadır."

Türkiye'nin sadece "vatan" değil, aynı zamanda "vazife" olduğuna da işaret eden Şentop, bu iftar programında, Türkiye'yi bir vazife olarak görmek konusunda en mahir ve en cesur davranan şehitler ve gazilerin şanını bir kez daha anmak üzere toplanıldığını belirtti.

- "Bu yüce Meclis, şehitliğin manasını ve gaziliğin bedelini en iyi kavrayan bir merkezdir"

TBMM'nin, "gazi" unvanına sahip olduğunu, üstelik bu unvanı iki kere hakettiğini anlatan Şentop, şu ifadelere yer verdi:

"Bu Meclisin ilk gaziliği, bundan 100 yıl evvel Samsun'da başlayan ve neticeye ulaşan milli mücadelenin karargahı olması sebebiyledir. Bu Meclisin ikinci gaziliği ise 15 Temmuz'da FETÖ tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi karşısında gösterdiği yiğitçe duruş ve darbeci hainlerin yüce Meclisi bombalaması sebebiyledir. Dolayısıyla bu yüce Meclis, şehitliğin manasını ve gaziliğin bedelini en iyi kavrayan bir merkezdir. Milletin evi olan Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, en önemli ve anlamlı gecelerinden birini sayenizde ve teşriflerinizle yaşamaktadır. Allah birliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Allah bizleri şehitlerimizin şefaatine nail eylesin."

- "Milletimiz vatan için çok bedeller ödedi"

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Bayburt-Trabzon arasında bulunan Soğanlı Dağı'ndaki yol açma çalışmalarını takip ederken Derebaşı virajlarında bastığı kar kütlesinin kopması sonucu uçuruma düşen AA Bayburt muhabiri Abdulkadir Nişancı'yı arama çalışmaları sırasında akıntıya kapılarak şehit olan iki asker için Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.

Selçuk, "Bayburt'ta devam eden AA muhabiri Abdulkadir Nişancı'yı arama çalışmalarında akıntıya kapılarak şehit olan fedakar askerlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Rabbim bu aziz, mübarek ramazan ayı hürmetine tüm şehitlerimizin mekanlarını cennet eylesin." ifadesini kullandı.

Şehit aileleri, gaziler ve onların yakınlarıyla Gazi Meclisin çatısı altında, iftar sofrasında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Selçuk, ramazanın, Türkiye'ye, millete ve İslam alemine barış, huzur ve esenlikler getirmesi temennisinde bulundu.

"Malazgirt'te Alparslan olan Gazi milletimiz, Çanakkale'de Seyit Onbaşı, Sarıkamış'ta Nihat Binbaşı, 15 Temmuz'da Ömer Halisdemir oldu." diyen Selçuk, milletin vatan için çok bedeller ödediğini, nice zorluklara, acılara göğüs gerdiğini belirtti.

15 Temmuz’da bağımsızlığa, istikbale kasteden darbeci teröristlere karşı hep birlikte onurlu bir mücadele ortaya konulduğunu dile getiren Selçuk, "Teröristler milletin emanet ettiği ağır silahlarla milli iradenin kalesi yüce Meclisimizi bombalarken oradaydık. Helikopterden milletin evinde vatandaşlarımızın üzerine acımasızca kurşun yağdırdıklarında, kahramanlarımız şehit olduklarında oradaydık. 15 Temmuz'da büyük bedeller ödeyerek tarih yazdık, bütün dünyaya demokrasi dersi verdik." şeklinde konuştu.

Şehit yakınları ile gazi ve gazi yakınlarına hizmet etmenin hizmetlerin en büyüğü ve en yücesi olduğunu vurgulayan Selçuk, şöyle konuştu:

"Biz de bu bilinçle her yapılan hizmetin daha iyisini yapabilme gayreti içerisindeyiz. Bu amaçla şehit yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık. Bu hakkı kullanabileceklerin yanına şehidimizin eşi, çocuğu, kardeşi, anne ve babasını da ekledik. İstihdamda 45 yaş şartını kaldırdık. Daha önceden yılda iki defa yapılan atamaları süresiz hale getirdik. Tanıtım kartı olarak da kullanılabilen ücretsiz seyahat kartı hakkından yararlananların kapsamını genişlettik. Bugün itibarıyla 166 bini aşkın şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın ücretsiz seyahat hakkını kullanmalarını sağladık."

AK Parti hükümetleri döneminde yapılan düzenlemeyle harp malulü olarak değerlendirilen tüm er ve erbaşların aylıklarında artış sağlandığını dile getiren Selçuk, su ve elektrik ücret indiriminin de kapsamını genişlettiklerini aktardı.

Bütün bunların, şehit yakınlarına, gazi ve gazi yakınlarına olan borcu ödemeye yetmeyeceğini belirten Selçuk, "Biz 82 milyonluk Türkiye olarak sizlerin ailesiyiz. Sizleri kendi ailelerimizden ayrı görmüyoruz. Vatan ve millet için göstermiş olduğunuz eşsiz fedakarlıkların maddi hiçbir karşılığının olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Şehitlerimizin emanetlerine ve gazilerimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Ardından TBMM Başkanı Şentop ve Bakan Selçuk, şehit yakınları ve gazilerle aile fotoğrafı çektirdi.