TBMM Genel Kurulu'nda 'Fezleke' tartışması

TBMM Genel Kurulu'nda 'Fezleke' tartışması

ANKARA (İHA) - DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, haklarında hazırlanan fezlekelere tepki göstererek, fezlekelerin gerekçesi olan Kürtçe ifadeleri Meclis kürsüsünde dile getirdi.

Sakık, "Kürt coğrafyasında Kürtçe konuşmadan yol alma şansı yoktur" dedi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Sakık'ın 'Kürt coğrafyası' ifadesine tepki göstererek, "780 bin kilometrekarelik bu alan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti alanıdır. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bu tür tabirler yanlış tabirlerdir" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, TBMM'ye gönderilen DTP milletvekilleriyle ilgili dokunulmazlık dosyaları hakkında eleştirilerde bulundu. DTP milletvekilleri hakkında sudan bahanelerle fezlekeler hazırlandığını öne süren Sakık, bazı DTP milletvekilleriyle ilgili yargılama sürecinin devam etmesinin anayasaya aykırı olduğunu savundu. Kürtçe su istediği için hakkında fezleke hazırlandığını kaydeden Sakık, bir milletvekili hakkında da de Kürtçe 'çok yaşa' dediği için fezleke hazırlandığını anlattı. Sakık, Meclis kürsüsünde haklarında fezleke hazırlanmasına neden olan ifadeleri Kürtçe olarak söyledi.

Sakık, "Kürt coğrafyasında Kürtçe konuşmadan, siyaseten fazla yol alma şansı yoktur. Bazı AK Parti milletvekilleri, hatta bakanlar bölgedeki seçim çalışmalarında Kürtçe ifadeler kullanmışlardır" diye konuştu. Konuşması sırasında Taraf Gazetesi'nin Kürtçe attığı 'Jimin re ave binin' manşetini de kürsüden gösteren Sakık, "Sizi buraya getiren irade neyse bizi buraya getiren de odur. Anayasa iradesi bizim için aynı şekilde geçerli olmalıdır. Bizim için dava açan yargıçlar, yarın sizin için de açacaklar. Biz alışığız. Hayatın en zor koşullarından geliyoruz. Siz kaldıramazsınız. Demokrasi hepimiz için geçerlidir. Parlamento hukuka, demokrasiye sahip çıkmalıdır. İç barışı ancak böyle sağlayabiliriz" diye konuştu.

Sakık'ın gündem dışı konuşmasına cevap veren Adalet Bakanı Şahin, milletvekili dokunulmazlığı müessesinin, 1924 Anayasası'nın 17. maddesinde, 1961 Anayasası'nın 79. maddesinde ve halen yürürlükte bulunan 1982 Anayasası'nın da 83. maddesinde düzenlendiğine işaret etti. Şahin, Parlamenter demokrasiye sahip olan tüm ülkelerde milletvekilleriyle ilgili bu tür muafiyetlerin söz konusu olduğunu belirtti. Bu tür muafiyetlerin, milletvekilinin şahsından ziyade parlamentoya tanınmış olan bir hak olduğunu vurgulayan Şahin, parlamenterlerin parlamentoda görevlerini sağlıklı bir şekilde yapmaları için ortaya konan bir müessese olduğunu söyledi.

Milletvekillerinin kürsüde söylediği sözlerden, ileri sürdükleri fikirlerden ve düşüncelerden dolayı herhangi bir takibata uğramaması için kürsü dokunulmazlığına yönelik düzenlemenin uygulandığını belirten Şahin, Adalet Bakanlığı olarak 83. maddede düzenlenen milletvekili dokunulmazlığı ile ilgili uygulamaların cumhuriyet savcılıklarınca bu maddenin ruhuna ve özüne uygun şekilde yerine getirilmesi konusunda zaman zaman genelgeler yayınladıklarını hatırlattı. Şahin, en son genelgenin 2006 yılı Ocak ayında yayınlandığına işaret etti. DTP Muş Milletvekili Sakık'ın dile getirdiği konuların, anayasanın 14. maddesinde yer alan 'istisnalar' kapsamında değerlendirildiğine işaret eden Şahin, seçimden önce işlenen ve 14. madde kapsamına giren suçlar nedeniyle bazı milletvekilleriyle ilgili yargılamaların sürdüğünü, bunun da anayasaya, yasalara, meclis içtüzüğüne ve Adalet Bakanlığı'nın genelgesine aykırı bir uygulama olmadığını vurguladı.

Şahin, Sakık hakkındaki fezlekeleri incelediğini, seçim döneminde su istediği için değil Türk Ceza Kanunu'nun 298. maddesine muhalefet ettiği için bu fezlekelerin hazırlandığını ifade etti. Sakık'ın kullandığı 'Kürt coğrafyası' ifadesinden rahatsızlık duyduğunu vurgulayan Şahin, bu ifadenin değişik yorumlara sebep olabileceğini söyledi. Şahin, "780 bin kilometrekarelik bu alan, Türkiye Cumhuriyeti devleti alanıdır. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bu tür tabirler, yanlış tabirlerdir. Günlük hayatımızda herkes ana lisanını konuşabilmektedir. Günlük hayatımızda ana lisanı yasaklayan herhangi bir düzenleme söz konusu değildir" dedi.

Milletvekillerinin, kanunlara uyma konusunda herkesten daha hassas davranmaları gerektiğini dile getiren Şahin, TBMM'de milletvekilleriyle ilgili çok sayıda fezleke olmasından büyük üzüntü duyduğunu kaydetti. Şahin, milletvekillerinin ülkenin birliği ve beraberliği konusunda herkesten daha duyarlı olmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. DTP milletvekilleri, Adalet Bakanı Şahin'in konuşması sırasında zaman zaman ayağa kalkarak Şahin'in sözlerine tepki gösterdi.