HABER

TBMM'de Akdeniz Parlamenter Asamblesi toplantısı

AKDENİZ PA Türk Delegasyonu Başkan Atay Uslu: - "Sığınmacı, göç konusu bir sorun olarak lanse ediliyor. Bir sorunsa, sığınmacılar asla sorunun kaynağı değil, mağdurudur"

Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AKDENİZ PA) Türk Delegasyonu Başkanı, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, göç sorunuyla insanlığın bir sınavdan geçtiğini belirterek, "Sığınmacı, göç konusu bir sorun olarak lanse ediliyor. Bir sorunsa, sığınmacılar asla sorunun kaynağı değil, mağdurudur." dedi.

AKDENİZ PA'nın TBMM'de düzenlediği, "Nüfus Hareketleri ile Güvenlik Arasındaki İlişki" konulu toplantının 2. oturumu, "Türkiye'nin Mülteci ve Sığınma Politikası: Genel Bir Değerlendirme" başlığı altında yapıldı.

İkinci oturumun moderatörlüğünü yürüten Atay Uslu, göçün yalnızca güvenlik boyutunun olmadığını, sosyal, kültürel, fırsat, kriz boyutlarının bulunduğunu anımsattı.

Uslu, göçmenlerin suça karışma oranının yerlilere göre daha az olduğunu, bunun Türkiye'de de geçerli olduğunu ifade etti.

Göçün tek başına iyi ya da kötü bir olay olmadığını dile getiren Uslu, göçün iyi yönetilmesi halinde fırsatlar da doğurduğunu anlattı.

Türkiye'de 4,8 milyon göçmenin bulunduğunu, bunlardan 3,6 milyonun Suriyeli, diğerlerinin de farklı ülkelerden gelen sığınmacılar olduğunu aktaran Uslu, "Bu kadar yoğun göçmenin olduğu Türkiye'de kamplarda sığınmacı çok az sayıda, yüzde 90’ı kampların dışında, şehirde yaşıyor." ifadesini kullandı.

- "Nobel Barış Ödülü'nü hak ediyor"

Uslu, bazı milletvekilleriyle yarın Gaziantep'e gideceklerini belirterek, burada yaklaşık 400 bin, Kilis'te ise 100 bin sığınmacı olduğunu bildirdi. Uslu, Kilis'te 100 bin yerli halkın bulunduğunu, herhangi bir toplumsal olay çıkmadığını, sosyal uyum, toplumsal kabulün çok iyi durumda olduğunu söyledi.

Kendi nüfusu kadar bir nüfusu barındıran Kilis'in Nobel Barış Ödülü'nü hak etttiğini vurgulayan Uslu, dünyada 10-20 sığınmacıyı kabul ettiği için ciddi olaylar çıkan şehirlerin bulunduğunu dile getirdi.

Aylan bebeğin ölümüyle dünyanın vicdanının hareketlendiğini ancak bunun fazla sürmediğini ifade eden Uslu, Avrupa'da göçmen düşmanlığının artarak sürdüğünü belirtti.

-"Dikenli tellerle çözülemez"

Uslu, çözümün entegrasyon, uyum sağlanması, göç veren ülkelerdeki sorunların giderilmesi olduğunun altını çizerek, siyasi kriz ve güvenlik krizinin asla dikenli tellerle, geri püskürtmeyle, ötekileştirmeyle çözülemeyeceğini söyledi.

Göç meselesinin teknik, siyasi bir mesele olduğu kadar insani bir mesele olduğuna işaret eden Uslu, göç konusuyla insanlığın bir sınavdan geçtiğini, bu sınavı hep beraber iş birliğiyle başarabileceklerini bildirdi. Atay Uslu, "Sığınmacı, göç konusu bir sorun olarak lanse ediliyor. Bir sorunsa, sığınmacılar asla sorunun kaynağı değil, mağdurudur. Sığınmacıları suçlu, sorunun kaynağı gibi görmemek lazım." diye konuştu.

- "Bebekler uyurken sessiz olunur"

Suriye krizi ortaya çıktığında göç yükünün Türkiye, Lübnan ve Ürdün'ün üzerinde olduğunu anımsatan Uslu, bu sorunun sınır ülkelere havale edilmemesi gerektiğini belirtti. Uslu, sınır ülkelerle okyanusun ötesindeki ülkeler arasında fark kalmadığını, tüm dünyanın bu konuya kendi sorunu olarak bakması, bu konuda adımlar atması gerektiğini dile getirdi.

Uslu, Akdeniz'de çok büyük dram yaşandığını, her gün sığınmacıların öldüğünü, Akdeniz'in bugün dünyanın en büyük mezarlığı olduğunun söylendiğinin altını çizdi. Bebeklerin öldüğü bu dünyada insanlığın sessiz kaldığını ifade eden Uslu, "Bebekler uyurken sessiz olunur, ölürken değil. Bugün bebekler ölüyor. Uluslararası kuruluşlar da yeteri kadar inisiyatif almıyor, hareket etmiyor, birçok kuruluş sadece istatistik tutuyor." dedi.

Uslu, Cenevre Sözleşmesi'nin yenilenmesi, ek protokollerle güçlendirilmesi, yük paylaşımı, adil sistem, yeniden yerleşme, kabul ve uyum konularında yeni bir sistem getirilerek, bütün ülkeleri bağlaması gerektiğini söyledi. Atay Uslu, "Atmosferdeki oksijen dengesini bozan ülkeler için Paris Şartı var, insanların yaşamını etkileyen bu olaylar karşısında hepimizi bağlayan bir şey yok." diye konuştu.

Geri Dön