Tekstil sektörü can çekişiyor

İZMİR (İHA) - Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı ve Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Engin, "Tekstil sektörü can çekişiyor. Tekstil sektörünün sorunları bitmediği gibi artarak devam ediyor" dedi.

Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Yusuf Engin, tekstil iş kolunda ve ülkenin önemli sosyal, siyasal ve ekonomik konularında fikirler üretmeye devam edeceklerini söyledi. Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntıları aşacak güce sahip olduğuna inandıklarını belirten Engin, tekstil sektörünün Türkiye'nin istihdam, üretim ve ihracat lokomoifi olduğunu anlattı. Engin, bağlı oldukları iş kolunun bugün hazan mevsimini yaşadığını belirterek "Sektör can çekişiyor. Tekstil sektörünün sorunları bitmediği gibi artarak devam ediyor. Sektörün en temel sorunları; kayıt dışı istihdam, istihdam üzerindeki ağır yükler, maliyetler, vergiler, döviz kuru ve Uzakdoğu ülkelerindeki ucuz işçiliktir. Bu sorunlar çözülmedikçe yenilerini doğurmaktadır. Bu ülkede fabrikalar kapanıyor, on binlerce tekstil işçisi işinden, aşından oluyor. Ülkede üretim bitiyor. Bu gidişe dur demenin vakti geldi de geçiyor" dedi.

Tekstil sektöründe yüzde 80 oranında kayıt dışılık olduğunu ileri süren ve kayıt dışılığı 'kölelik' olarak tanımlayan Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Engin, şöyle konuştu: "Yüzde 80 kayıt dışı demek ülke ekonomisinden, insanların refahından yüzde 80 kayıp demektir. Kayıt dışına çözüm getirmek amacıyla iş yerlerine baskın yapıp ceza kesmek sorunu çözmek için asla yeterli değil. Nitekim, bakanlığın yaptığı bu uygulama atağına iş yerlerinden hemen cevap gelmiştir. 'Gündüz yat, gece çalış' Türkiye ekonomisinin yarısı kayıt dışıdır. Kayıt dışını önlemek devletin öncelikli politikası olmalıdır."

İstihdamın üzerindeki ağır yüklerin kayıt dışı sorununu getirmenin yanında ülkede sanayinin göç etmesine neden olduğunu anlatan Engin, sözlerine şöyle devam etti: "Hükümet, sanayiciyi kendi ülkesinde üretim yapmaya değil başka ülkelerde üretim yapmaya teşvik edecek sonra da üretilen ürünlere 'Türk kalitesi' diyeceğiz. Türk sermayesiyle Türkiye'de üretilmeyen ve Türk işçilerin üretmediği hiçbir ürün Türk Malı değildir."

Kamuoyunca Sosyal Güvenlik Reformu olarak adlandırılan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Yasası'nı değerlendiren ve sosyal güvenlik konularının öteden beri tartışıldığını anlatan Yusuf Engin, yapılacak değişikliklerde norm ve standart birliği sağlanması gerektiğini söyledi. Yeni yasayla birlikte emeklilik yaşının 60'tan 65'e, prim gününün 7 binden 9 bin güne çıkarılmasını emekliliğin sona erdirilmesi olarak yorumlayan Engin, bu durumun kayıt dışı istihdamı daha da teşvik edeceğini iddia etti. İşsizlik, terör
ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi kötüye götüreceğini söyleyen Engin, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık birbirimizle uğraşmak, kamplara bölünmek ve ayrışmadan uzak durmak gerekir. Sivil toplumu kökleştirmeye gayret etmek gerekir. Sağırlar diyalogu yerine normal diyalog ve empati uygulanmalıdır. Sivil toplum temsilcileri ile hükümet yöneticileri birlikte oturup konuşmalı, herkes sağduyuyla, sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir."