Tiyatro emekçileri devlet desteği bekliyor

Salgın döneminde perde kapatan tiyatrolar zor günler yaşıyor.

Tiyatro emekçileri devlet desteği bekliyor

2 bin tiyatro emekçisi, "Tiyatromuz Yaşasın" diye imza kampanyası başlattı. Tiyatroculara göre koronadan sonra sanat faaliyetlerinin devamı için destek şart.Koronavirüs salgını hayatın akışını baştan aşağı değiştirirken sanatsal faaliyetleri de sekteye uğrattı. İçişleri Bakanlığı’nın “Koronavirüs Tedbirleri” konulu ek genelgesiyle 17 Mart’ta perde kapatan tiyatroların ne zaman açılacağı belirsiz. Bunun yanı sıra, perdeler açılana dek özel tiyatroların ayakta kalıp kalmayacağı sorusu da yanıtsız.

Küresel salgın nedeniyle işsiz kalan tiyatro emekçileri, bu nedenle sosyal medya üzerinden taleplerini dile getiren bir imza kampanyası başlattı. Tiyatromuz Yaşasın Kolektifi tarafından başlatılan kampanya için 81 ilden 2 bin tiyatro emekçisi bir araya geldi. 1 Mayıs’ta kamuoyu desteğine açılan kampanyayı imzalayanların sayısı Pazartesi günü itibarıyla 21 bini aştı.

"Ruhunuz ancak sanatla iyileşir”

DW Türkçe’ye konuşan tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü, “Tiyatromuz Yaşasın” dediklerini çünkü tiyatrolar yaşamazsa bilim insanlarının koronanın aşısını bulmasının ve hayatın normale dönmesinin ardından hayatı iyileştirmek için varolan bu sanatın ölmüş olabileceğini söylüyor.

Bunun çok büyük bir tehlike olduğunu vurgulayan Üzümcü, “Bu tehlikeyi bir parça fark ettirmeye çalışıyoruz. Çünkü hayatta kalabilirsiniz ama ruhunuz ancak sanatla iyileşir. Lütfen bunu unutmayın. Lütfen tiyatroların yaşaması için destek vermeye devam edin” diyor.

DW Türkçe’ye konuşan tiyatro sanatçısı Ayşenil Şamlıoğlu da “Ülkemiz ve dünya büyük bir felaketin içinden geçiyor. Elbette herkes ve her kurum buradan payına düşeni alıyor. Ama inanın tiyatroların payına düşen çok ağır” değerlendirmesini yapıyor.

"Gelirsiz ve açıkta kaldılar”

Türkiye’de tiyatronun zaten çok zor şartlarda yapıldığını belirten Şamlıoğlu, koronavirüs salgını ile birlikte şartların daha da zorlaştığını şu sözlerle vurguluyor: “Tiyatrolar güçlükle perdelerini açık tutar durumda çalışırlarken korona sürecinde perdeler kapanıverince gelirsiz, aç ve açıkta kaldılar. Karşılığı bu. Aç ve açıkta kalmak.”

Kampanyada yer alan taleplerin karşılanabilir nitelikte olduğunu söyleyen Şamlıoğlu, “Bazı bütçelerle karşılaştırılınca devede kulak talep edilenler. Ne olur bu talepler gerçekleşsin ve tiyatrolarımız yaşasın. Tiyatro emekçileri aç kalmasın” diye konuşuyor.

Talepleri neler?

Tiyatromuz Yaşasın kampanyasında tiyatronun kamusal niteliğine dikkat çekilerek bu alana devlet ödeneği ayrılması gerektiği vurgulanıyor. Vergi muafiyeti, Ocak ayına kadar fatura ödemelerinin dondurulması, salon kiralarının ve prim borçlarının devlet tarafından karşılanması, tüm tiyatro emekçilerine asgari yaşamsal koşullarını karşılayabilmeleri için bireysel maddi destek sağlanması gibi düzenlemeler talep ediliyor.

2013’ten bu yana tiyatro hayatına aktif bir şekilde devam eden Moda Sahnesi’nin Genel Sanat Yönetmeni Kemal Aydoğan, özel tiyatroların faaliyetlerinin iki aya yakın süredir tümüyle durmuş halde olduğunu vurguluyor.

DW Türkçe’ye konuşan Aydoğan, “Hiçbir gelirimiz kalmadı. Tiyatrolar yaşamlarını sürdürebilmeleri gerekli olan kazancı elde edecek gelirden mahrum kaldılar. Dolayısıyla bu kazançla geçimini sağlayan oyunculardan fuaye çalışanlarına kadar tüm tiyatro mensupları aniden işsiz ve gelirsiz kaldılar. Tiyatrolar kirasını ödeyemez hale geldi” diyor.

"Tiyatrolar kapılarına kilit vurabilir”

Kemal Aydoğan, salgının uzun bir zaman dilimine yayılması halinde tüm özel tiyatro çalışanlarını daha zor günlerin beklediğine işaret ediyor ve “Tiyatrolar kapılarına kilit vurabilirler” diyor.

Tiyatromuz Yaşasın kampanyasında yapılan çağrılardan biri de tiyatro yasasının çıkarılması. Özel tiyatroların kamusal hizmet üreten sanat statüsüne geçirilmesi. Kemal Aydoğan,“Bu salgın gösterdi ki özel tiyatrolar eskisi gibi ticarethane kimlikleriyle hayatlarını sürdüremeyecekler. Yeni bir tiyatro yaşantısına ihtiyaç var. Şimdi yürürlükte olan tiyatro algısı kökten değişmeli. Özel tiyatrolar ticari işletmeler olmaktan çıkarılmalı. Sanat kuruluşları olarak değerlendirilmeli. Vergiler kaldırılmalı. Kamusal kaynaklardan ödenekli tiyatrolar gibi özel tiyatroların kamu vasfı taşıyanları yararlanmalı” diye konuşuyor.

Kampanya kapsamında “Kültür Bakanlığı tarafından ‘Özel Tiyatrolara Devlet Desteği’ olarak tanımlanan yönetmeliğin hüküm ve şartlarının günün ihtiyaçlarına uygun olarak acilen yeniden düzenlenmeli” çağrısı da yapılıyor.

2019-2020 sanat sezonu için Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne başvuran 385 özel tiyatrodan 256'sına 6 milyon 102 bin liralık destek sağlanacağı açıklanmıştı. Ancak tiyatro başı yıllık 24 bin TL civarına denk gelen bu destek, devlet tiyatrolarına verilen desteğin yanında oldukça düşük bulunuyor.

Kampanyalar sürecek

Tiyatro sektöründeki tüm üretim ve uygulama süreçlerinin iyileştirilmesi için kurulan ve 37 özel tiyatroyu temsil eden Tiyatro Kooperatifi, Mart ayında Oyuncular Sendikası ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yeni tip koronavirüs salgını odaklı acil önlem önerilerini sunmuştu.

DW Türkçe’ye konuşan Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Mert Fırat, kooperatif olarak kampanyanın bir parçası olduklarını, hafta boyunca konuya dikkat çekmek için sosyal medya üzerinden farklı kampanyaların devam edeceğini belirtiyor.

Tiyatro emekçileri, “Bu defa alkışlarınızı değil, imzalarınızı istiyoruz” diyerek tüm tiyatro severleri kampanyaya katılmaya çağırıyor.

Pelin Ünker

© Deutsche Welle Türkçe