HABER

Tren faciasında ölenlerin yakınlarına psikolojik destek

TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde 24 kişinin öldüğü 341 kişinin de yaralandığı tren faciasında, trenin kalkış noktası olan Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden de 12 kişi yaşamını yitirdi.

Ali Can ZERAY EDIRNE,(DHA)TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde 24 kişinin öldüğü 341 kişinin de yaralandığı tren faciasında, trenin kalkış noktası olan Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden de 12 kişi yaşamını yitirdi. Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen, faciada ölenlerin yakınlarını psikolojik destek verdiklerini belirterek, Kaza ilçede büyük bir travma yaşattı. Her mahalleden insanlarımız öldü ve yaralandı. Kaybettiğimiz insanların yakınlarına psikolojik destek veriyoruz. Bu travma çocuklar, yetişkinler hem de aileler için atlatılması çok zor bir travma dedi. Çorlu'da 8 Temmuz günü 24 kişinin öldüğü 341 kişinin de yaralandığı tren faciasında, trenin kalkış noktası olan Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden de 12 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi de yaralandı. Kazanın ardından büyük travma yaşanan ilçede, ölenlerin ve yaralananların yakınları terapiler uygulanıp, psikolojik destek veriliyor. Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen'in desteğiyle Türk Psikologlar Derneği'nden 2, Uzunköprü Belediyesi'nden psikolog Duygun Tunca, aileleri her gün ziyaret edip, desteklerini sürdürüyor. 'KAZADAN EN FAZLA ÇOCUKLAR ETKİLENMİŞ' Uzunköprü Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nde görevli psikolog Duygu Tunca, tren kazasından en fazla çocukların etkilendiğini söyledi. Tunca, şöyle dedi Tren kazasının ardından birinci derece kaybı yaşayan ailelerle görüştük. Özelikle çocuklar bu kazadan fazlasıyla etkilenmiş durumdalar. Yaralı ziyaretlerimiz devam ediyor. Her gün bir listemizde olmayan kişilere ulaşmaya devam ediyoruz. Ailelerde büyük yaş grubu özelikle babaanneler, dedeler dini kavramlarla bunu atlata biliyorken, çocukların soyut düşünme dönemleri gelişmediği ve ne olduklarını adlandıramadıkları için biraz daha zorlanıyorlar bu süreci atlatırken. Bizde ziyaretlerimizde psikolog olarak normal ya da anormal davranışlar neler olabilir. Bu süreç ne kadar devam eder, ya da bir durumda karşılaştıklarında bunu kriz olarak karşıladıkları şeyler neler Bize ne zaman başvurabilirler konusunda destek olma adına her şeyi detaylı şekilde açıkladık. Çocuklara taziye evlerinde ölüm kavramı özelikle nasıl aktarılmalı, yani ölümü ölüm kavramı üzerinden aktarmaları gerektiği konusunda aileleri bilinçlendirmeye çalıştık. Aileler ölümü çocuklara, deden, baban ya da her hangi yakınının uyuyor, gitti geri gelecek şeklinde açıklıyorlar. Aslında bu doğru bir açıklama değil çocuk için. Çünkü çocuk uyuyor dendiğinde kendisi uyumaktan korkuyor. Uyursa öleceğinden korkuyor. Ya da geri gelecek dense uzun süre beklentiyle yaşıyor bu çocuk, geri gelmesini bekliyor. Bu yüzden ölüm kavramını öldü olarak kullanılması daha doğru. Uzunköprü'nün tren kazasında en büyük acıyı yaşadığını anlatan Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen, Tren kazasında büyük acı yaşadık. Bir çok kaybımız var. Yaralıları ve ölenlerin yakınlarını evlerinde ziyaret ettik. Kaza sonrası Uzunköprü Belediyesi psikoloğu ve İstanbul Psikologlar Derneği'nin üyeleriyle birlikte söz konusu kazadan kurtulan vatandaşlarımıza yönelik psikolojik destekler veriyoruz. Bu travma gerçek hem çocuklar, hem yetişkinler, hem de aileler için atlatılması çok zor bir travma. Hayatın devamı da söz konusu olduğu için belediyemizin bu anlamda hizmet vermesi gerektiğini düşündük. Hakikaten bu işi uzmanları doktorları çok önemli telkinlerde ve psikolojik yardımlarda bulunuyorlar. Yaklaşık 2 aylık bir program uygulayacağız. Başta belediye psikologu olmak üzere söz konusu arkadaşlarımıza destek vermeye devam edecekler şeklinde konuştu 'ÇOCUKLIM BENİ YÜZÜMÜ YIKADIKTAN SONRA TANIDI' Uzunköprü'den trene Umut, (7), Zeynep,(9) yaşındaki çocuklarıyla Çerkezköy'deki yakınlarının yanına gitmek için üçüncü vagona binen ve kazadan ayağı kırık olarak kurtulan Neslihan Kırgın, çocuklarının yüzünü yıkamasıyla kendini tanıdığını söyledi. Kaza sonrası olay yerinin mahşer yeri gibi olduğunu ifade eden Kırgın, Ben iki çocuğumu alıp, Uzunköprü'den trene bindim. Üçüncü vagondaydık. Muratlı'yı geçtik tren zıpladı. Zıplayınca ne oluyor dedik, gidiyoruz dedik. Çocuklar hepimiz sarsıldık. Devrildiğimizi hatırlamıyorum. Ben vagonun altındaydım. Boynuma kadar çamura batmışım. Arkamda bir kadın, 'abla ne olursun çık, bende çıkayım' dedi. O sırada çocuklarımı aradım. Daha sonra üzerimdeki elbisemi sıyırarak sol bacağımı çıkardım, sağ bacağım çamurda kaldı. Bir ağabey vardı orada, ondan yardım istedim. Beni çıkardı, çocuklarımı aramaya başladım. Çocuklarımı bulamayınca çantamı aldım, eşimi aradım. Kulaklarım çamurla dolu olduğundan eşimi duyamadım. Çocuklarımı bulamadım. Ayağım kırılmış o acıyı hissetmiyorum, çocuklarım yok diye. O insanların feryatları mahşer yeri gibiydi. Trenin vagonlarının devrildiği tarafa çocuklarımı aramaya çıktım. Bu sırada herkes bağırıyor, 'eşim yok, çocuğum yok' diye sesler geliyordu vagonların altından. Aşağı buğday tarlasına doğru indiğimde oğlum Umut'u sarı renkli tişörtünden tanıyarak buldum. Kızım Zeynep'te yanındaydı. Yüzüm çamurlu olduğu için çocuklarım beni tanıyamadı. Yüzümü yıkadıktan sonra çocuklarım beni tanıdı. Çocuklarımı raylara çıkarıp oturdum. Daha sonra sağlıkçılar geldi. Çocuklarımı bulana kadar ayağımın kırık olduğunu, o acıyı hissetmedim. Çocuklar candan tatlı derler ya gerçekten öyleymiş, bunu anladım dedi. '10 LİRA İÇİN GİTTİ EVLADIM' Kazada yaşlı kadının 10 lira için torununun gittiği yönündeki feryatlarının gözünün önünden hiç gitmediğini belirten Kırgın, Orada 2 kardeş vardı. 5 yaşında çocuk vardı, ona çok üzüldüm. Aynı vagondaydık. anneannesinin feryadını hala duyar gibiyim. Orada '10 lira için gitti benim torunum' diyordu. Gözümün önünden hiç gitmiyor bu kadının feryadı. 'Eşim dereye düştü, çoğumu bulun' gibi sesler hep duydum. Katliamın içinde gibiydim dedi. 'KÖYLÜLER OLMASAYDI ÖLÜ SAYISI ARTARDI' Sarılar köylülerin traktörleriyle olay yerine gelip hastaları traktörlerin kasalarında ambulanslara taşımalarının çok sayıda kişinin hayatını kurtardığını anlatan Kırgın, Sarılar köyünden traktörüyle gelenlerden Allah razı olsun. Kaza sonrası gelerek yaralıları vagon altından çıkarıp kasalara koyarak ambulanslara taşıdılar. Çok kişiye müdahale ettiler. Onlar olmasaydı kan kaybından, sıkıntılardan dolayı ölü sayısı çok artardı. Beni de çamurdan çıkarıp hayatımı kurtardılar. Köylüler olmasaydı ölü sayısı artardı. Ayağım iyileşsin ilk işim Sarılar köyüne gidip onlara teşekkür etmek olacak diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön