---
title: "100 yaşını aşanların kanında keşfedildi! Kanser katili bir ordu gizli"
date: "2026-08-21 12:41:18"
author: "Gökçen Kökden"
tags: "Trend Haber"
canonical_url: "https://www.mynet.com/100-yasini-asanlarin-kaninda-kesfedildi-kanser-katili-bir-ordu-gizli-190101300550"
original_url: "https://www.mynet.com/100-yasini-asanlarin-kaninda-kesfedildi-kanser-katili-bir-ordu-gizli-190101300550"
---
# 100 yaşını aşanların kanında keşfedildi! Kanser katili bir ordu gizli
Günümüzde dünya genelinde ortalama insan ömrü yaklaşık 71 yıl. 100 yaşına ulaşanların sayısı çok daha sınırlıyken, 110 yaşını aşan kişiler ise "süper asırlıklar" (supercentenarians) olarak tanımlanıyor.
Cell Reports'ta yayımlanan yeni araştırma, bazı insanların 100 hatta 110 yaşını geçerken yaşla birlikte artan kanser ve hastalık risklerine karşı nasıl direnç gösterebildiğine ilişkin dikkat çekici bir ipucu ortaya koydu.
## 100 YAŞINDAN SONRA ORANLARI DİKKAT ÇEKİCİ ŞEKİLDE ARTIYOR
Araştırmanın merkezinde bağışıklık sisteminin önemli parçalarından biri olan CD4 T hücreleri bulunuyor. CD4 hücrelerinin farklı türleri bulunurken bunlardan biri olan sitotoksik CD4 T hücreleri (CD4 CTL) insan vücudunda normal şartlarda oldukça düşük miktarda görülüyor.
Bu hücreler klasik "yardımcı" T hücrelerinden farklı bir görev üstleniyor. Vücutta dolaşarak enfekte olmuş, hasar görmüş veya kanserleşmiş hücreleri tespit edip yok edebiliyorlar. Araştırmaya göre ise insanlar 90'lı yaşlara ve sonrasına ulaştıkça normalde nadir bulunan bu hücrelerin oranında belirgin bir artış yaşanıyor.
## 70-90 YAŞ ARASINDA YÜZDE 4, 110 YAŞINI GEÇENLERDE YÜZDE 17,6
Araştırma kapsamında Japonya'dan toplam 28 kişinin kan örnekleri incelendi. 70'li, 80'li ve 90'lı yaşlarında bulunan sekiz kişinin kanında CD4 CTL hücrelerinin medyan oranı yaklaşık yüzde 4 olarak ölçüldü. 100 yaşını aşmış 10 kişide ise bu oran yüzde 9,6'ya yükseldi. 110 yaşını geçen süper asırlıklarda oran çok daha dikkat çekiciydi: yüzde 17,6.
Bununla birlikte araştırmada istisnalar da görüldü. Henüz 100 yaşına ulaşmamış bir katılımcının, incelenen kişiler arasında en yüksek CD4 CTL oranına sahip olduğu tespit edildi. Bilim insanları ayrıca bu hücrelerde tükenmişlik belirtileri görmedi. Başka bir ifadeyle hücreler ileri yaşa rağmen aktif durumdaydı.
## "BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN YAŞLANMASI SADECE GERİLEME DEĞİL"
Osaka Üniversitesi'nden immünolog Kosuke Hashimoto, elde edilen sonuçların bağışıklık sisteminin yaşlanmasına ilişkin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Hashimoto'ya göre bağışıklık sisteminin yaşlanması yalnızca fonksiyonların zamanla zayıfladığı bir süreç olarak değerlendirilmemeli. Belirli T hücrelerinin seçici biçimde çoğalması, bağışıklık sisteminin çok ileri yaşlarda dahi yaşlanmayla ortaya çıkan tehditlere uyum sağlamayı sürdürebildiğine işaret ediyor.
## HÜCRELER ADETA KENDİ ORDUSUNU KURUYOR
Bilim insanları hücrelerin yüzeyindeki proteinleri de inceleyerek söz konusu dönüşümün nasıl gerçekleştiğini araştırdı. Sonuçlara göre CD4 CTL hücreleri, yardımcı hücrelerin önce CD27, ardından da CD28 isimli proteinleri kaybetmesinin ardından ortaya çıkıyor.
Öldürücü T hücrelerinin bağışıklık sistemi bir tehditle karşılaştığında kendilerini kopyalayarak adeta mikroskobik bir ordu oluşturabildiği biliniyor. Araştırmacılar ileri yaştaki katılımcıların kanında da tam olarak buna benzer bir durumla karşılaştı.
Katılımcıların kanındaki CD4 CTL hücrelerinin ortalama yüzde 33'ünün tek bir başlangıç hücresinin klonlarından oluştuğu belirlendi. 100 yaşını aşan katılımcılardan birinde ise CD4 CTL hücrelerinin yaklaşık yarısının aynı hücrenin kopyaları olduğu görüldü.
## KANSERLİ VE YAŞLANMIŞ HÜCRELERE KARŞI KORUYOR OLABİLİRLER
Araştırmacılar bu tablonun, çok ileri yaşlarda insan vücudunun giderek artan bağışıklık tehditleriyle karşı karşıya kaldığına işaret edebileceğini düşünüyor. Yaş ilerledikçe kanserli hücrelerin yanı sıra işlevlerini kaybetmiş ancak vücuttan temizlenmemiş yaşlanmış hücrelerin görülme olasılığı da artıyor.
Hashimoto, araştırmanın sonuçlarının bağışıklık sisteminin bu değişikliklere adapte olmasının olağanüstü uzun yaşamda rol oynayabileceğini düşündürdüğünü ifade etti. Başka bir deyişle, 100 ve 110 yaşını aşabilen bazı kişilerin bağışıklık sistemleri yalnızca yaşlanmaya direniyor olmayabilir; yıllar içerisinde karşılaştığı yeni tehditlere göre kendisini yeniden şekillendiriyor da olabilir.
## ARAŞTIRMANIN ÖNEMLİ BİR SINIRLAMASI VAR
Sonuçlar dikkat çekici olsa da araştırmanın kapsamı oldukça küçük. Çalışmada yalnızca 28 Japon katılımcının kan örnekleri incelendi. Dolayısıyla elde edilen bulguların dünya genelindeki tüm 100 yaş üstü insanlara doğrudan uyarlanması mümkün değil. Daha geniş, farklı genetik ve coğrafi grupları kapsayan araştırmalar yapılmadan bu hücrelerin uzun yaşamın doğrudan nedenlerinden biri olduğunu söylemek de mümkün değil.
Buna rağmen çalışma, insan bağışıklık sisteminin çok ileri yaşlarda nasıl değiştiğini ve bazı kişilerin yaşla bağlantılı hastalıklara karşı nasıl direnç gösterebildiğini anlamak açısından yeni bir araştırma alanının kapısını aralıyor.
