---
title: "Doğum kanıyla taşları boyamışlar! 2 bin yıllık resimlerde şoke eden gerçek ortaya çıktı"
date: "2026-08-15 14:39:04"
author: "Nilgün Arabacı"
tags: "Trend Haber"
canonical_url: "https://www.mynet.com/dogum-kaniyla-taslari-boyamislar-2-bin-yillik-resimlerde-soke-eden-gercek-ortaya-cikti-190101300452"
original_url: "https://www.mynet.com/dogum-kaniyla-taslari-boyamislar-2-bin-yillik-resimlerde-soke-eden-gercek-ortaya-cikti-190101300452"
---
# Doğum kanıyla taşları boyamışlar! 2 bin yıllık resimlerde şoke eden gerçek ortaya çıktı
Çin'in Zuojiang Nehri Vadisi'ndeki yaklaşık 2 bin yıllık kaya resimleri, onlarca yıldır araştırmacıların ilgisini çekiyor. Subtropikal muson ikliminin yoğun yağışlarına rağmen canlılığını büyük ölçüde koruyan resimlerin nasıl bu kadar iyi dayandığı merak konusuydu. Yeni bir araştırma, kullanılan boyanın kayaya bağlanmasında insan kanının rol oynamış olabileceğini ortaya koydu.
## RESİMLER 2 BİN YILDIR BÜYÜK ÖLÇÜDE KORUNUYOR
Zuojiang Huashan Kaya Sanatı Kültürel Peyzajı'nda bulunan eserler, yaklaşık 2 bin 600 ila 1.900 yıl önce Luoyue kültürünün üyeleri tarafından oluşturuldu.
Resimler arasında cinsel ilişki, hamile kadınlar ve erkek cinsel organlarının tasvirleri de bulunuyor. Bu görüntülerin eski bir doğurganlık kültüyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Ancak açık havada bulunan bu resimlerin, subtropikal muson ikliminin zorlu koşullarına rağmen binlerce yıl boyunca nasıl büyük ölçüde bozulmadan kaldığı açıklanamıyordu. Araştırmacılara göre nemli koşullarda hiçbir doğal organik bağlayıcının bu kadar uzun süre dayanması beklenmiyor.
## BOYANIN İÇERİĞİ ARAŞTIRILDI
Araştırmacılar, antik boyanın içeriğini belirlemek amacıyla çeşitli kimyasal analizler gerçekleştirdi. İlk dikkat çeken bulgu, pigmentin kaya yüzeyine son derece güçlü şekilde bağlanmış olmasıydı. Öyle ki örneklerin alınabilmesi için elektrikli matkap kullanılması gerekti.
Analizler, resimlerin iki katmandan oluştuğunu gösterdi. İlk olarak sanatçılar bir bağlayıcı astar hazırladı. Bunun için hayvan kemikleri, kuş dışkıları, kireçtaşı ve kabuklular gibi malzemeler ısıtılarak kalsiyum fosfat ve sönmemiş kireç içeren bir karışım elde edildi.
Ardından bu karışıma su ve kan eklendi. Böylece pigmentin bağlanabileceği sıvı bir harç oluşturuldu.
Harç kaya yüzeyine uygulandıktan sonra kurumaya başlaması beklendi ve üzerine yüksek oranda demir oksit içeren yerel kilden elde edilen kırmızı pigment tabakası sürüldü.
## İNSAN KANI BOYANIN KAYAYA TUTUNMASINI SAĞLAMIŞ OLABİLİR
Araştırmaya göre sürecin en önemli unsurlarından biri kan proteinleriydi. Bu proteinler harçtaki kalsiyum karbonatı "biyomineralize ederek" resmin yapıldığı kireçtaşı kayayla aynı malzemeye dönüştürdü.
Böylece pigmentin küçük parçacıkları biyomineralize kalsiyum karbonatın içine hapsoldu ve kaya yüzeyine kalıcı biçimde bağlandı.
Araştırmacılar, bu kararlı organik-inorganik bağlanma sisteminin, dönemin sanatçılarının kullandığı karmaşık teknolojik süreçleri ortaya koyduğunu ve Huashan kaya sanatının zorlu çevre koşullarında 2 bin yıldan uzun süre nasıl korunabildiğini açıkladığını belirtti.
## BAZI ÖRNEKLERDE KANIN YÜZDE 99'U İNSANA AİT
İncelenen alanlardan birinde araştırmacılar, harç tabakasının yüzde 97 ila 99'unun insan kanından oluştuğunu belirledi. Kalan yüzde 1 ila 3'lük bölümün ise çeşitli otçul hayvanlardan geldiği tespit edildi.
Başka bir örnekte ise karışımın yüzde 61'i insan kanından, yüzde 39'u sığır kanından oluşuyordu.
Araştırmacılar insan kanının yapısını daha ayrıntılı incelediklerinde prolaktin tarafından indüklenen protein ile laktoferrin tespit etti. Bu iki protein çoğu insanda çok düşük seviyelerde bulunurken, ileri derecede hamile ve emziren kadınlarda önemli ölçüde artıyor.
## KAN DOĞUM SIRASINDA TOPLANMIŞ OLABİLİR
Araştırmacılar, resimlerde hamile kadınların önemli bir yer tutmasını ve Luoyue toplumunun anaerkil yapıya sahip olmasını da dikkate aldı.
Bu nedenle kullanılan kanın doğum yapan kadınlardan alınmış olabileceği ve resimlere bir tür doğurganlık ritüelinin parçası olarak eklenmiş olabileceği öne sürüldü.
Çalışmanın yazarları, kullanılan kanın doğum yapan kadınlardan gelmiş olabileceğini ve bunun, anaerkil bir avcı-toplayıcı-balıkçı topluluğu olan Luoyue toplumunda kadın doğurganlığına yönelik inançlarla bağlantılı olabileceğini belirtti.
*Araştırma, Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlandı.*
