---
title: "Retro dediler, mevsim geçişi dediler… Peki, biz neden bu kadar yorulduk?"
date: "2026-10-27 15:41:45"
author: "Sedef Karatay"
tags: "Köşe Yazıları"
canonical_url: "https://www.mynet.com/retro-dediler-mevsim-gecisi-dediler-peki-biz-neden-bu-kadar-yorulduk-190101302619"
original_url: "https://www.mynet.com/retro-dediler-mevsim-gecisi-dediler-peki-biz-neden-bu-kadar-yorulduk-190101302619"
---
# Retro dediler, mevsim geçişi dediler… Peki, biz neden bu kadar yorulduk?
Son günlerde herkesin dilinde aynı kelimeler: Retro, mevsim geçişi, enerji değişimi, yeni başlangıçlar… Bir şeyler ters gittiğinde gökyüzüne bakıyoruz, işler yolunda gitmediğinde gezegenlere soruyoruz. İletişim aksadıysa Merkür retrosu, kendimizi yorgun hissediyorsak mevsim geçişi, içimize bir sıkıntı çöktüyse havaların değişmesi…
***Peki, bütün bunların arasında kendimize ne zaman dönüyoruz?***
Belki de mesele, her şeyi bir sebebe bağlamak değil; kendimizi dinlemeyi yeniden öğrenmek.
![iStock-617379170](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26845295/1200xauto.jpg)
## RETRO BAHANESİYLE BİRAZ DURMAK…
Hayat öyle hızlı akıyor ki bazen durmayı bile kendimize çok görüyoruz. Bir mesaj geç geldiğinde anlamlar yüklüyor, bir plan bozulduğunda bütün günün tadının kaçmasına izin veriyoruz. Sonra bir bakıyoruz, küçücük bir aksilik koca bir ruh haline dönüşmüş.
Tam da böyle zamanlarda birileri çıkıp 'retro var' diyor. Bir başkası 'Mevsim geçişindeyiz, normal' diye ekliyor. Belki bu sözler bize bir parça teselli veriyor. Çünkü insan, yaşadığı karmaşanın bir açıklaması olduğuna inanmak istiyor.
#### *OYSA BAZEN CEVAP GÖKYÜZÜNDE DEĞİL, KENDİ İÇİMİZDE SAKLI*
Belki uzun zamandır dinlenmedik. Belki söylemek isteyip sustuklarımız birikti. Belki herkese yetişmeye çalışırken kendimize geç kaldık. Belki de hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan yorulduk.
Her yorgunluğun adı mevsim geçişi, her aksiliğin adı retro olmak zorunda değil. Bazen yalnızca insanız.
Yoruluyoruz, kırılıyoruz, kararsız kalıyoruz ve yeniden başlamak için zamana ihtiyaç duyuyoruz.
![iStock-512250305](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26845304/1200xauto.jpg)
### ŞEHİR DEĞİŞİYOR, BİZ NEDEN DEĞİŞMEYELİM?
Sonbaharda sokakların rengi değişir. Yazın telaşı yavaş yavaş çekilir, vitrinler başka renklerle dolar, insanlar dolaplarından daha kalın kıyafetlerini çıkarır. Şehir, kendini yeni mevsime hazırlarken biz de bir şeyleri değiştirmek isteriz.
Kimi evinin bir köşesini yeniler, kimi saçlarını kestirir, kimi uzun zamandır ertelediği bir kararı alır. Kimi de yalnızca telefonunu sessize alıp bir kahve eşliğinde kendisiyle baş başa kalmak ister.
Belki de mevsim geçişlerinin en güzel tarafı budur: Bize değişimin yalnızca dışarıda yaşanmadığını hatırlatması.
Doğa bile her mevsim aynı kalmakta ısrar etmiyor. Ağaçlar yapraklarını bırakıyor, günler kısalıyor, hava serinliyor. Hiçbiri bunu bir başarısızlık olarak görmüyor. Çünkü her değişimin kendi zamanı olduğunu biliyoruz.
#### PEKİ, BİZ NEDEN KENDİMİZDEN HER GÜN AYNI ENERJİYİ, AYNI SABRI, AYNI NEŞEYİ BEKLİYORUZ?
Her sabah güçlü uyanmak, her soruna çözüm bulmak, herkesi anlamak ve her koşulda iyi görünmek zorunda değiliz. Bazen yavaşlamak da ilerlemektir. Bazen bir kapıyı kapatmak, yeni bir kapının açılmasına alan bırakmaktır.
Astrolojiye inananlar için retro dönemleri, geçmiş meselelerin yeniden gündeme geldiği ve bazı konuların tekrar değerlendirildiği zamanlar olarak yorumlanır. Mevsim geçişleri de pek çok kişi için duygusal bir yenilenme fırsatı anlamına gelir aslında.
Elbette gezegenlerin konumları ya da takvimdeki mevsim değişiklikleri, hayatımızdaki her sorunun kesin açıklaması değil. Ancak bu dönemleri kendimize dönmek, alışkanlıklarımızı sorgulamak ve hayatımızdaki fazlalıkları fark etmek için bir hatırlatıcı olarak kullanabiliriz.
Örneğin, sürekli ertelediğimiz bir konuşmayı yapabiliriz. Bize iyi gelmeyen bir alışkanlığı geride bırakabiliriz.
***Herkese yetişme çabasından biraz uzaklaşıp kendi ihtiyaçlarımızı da önemseyebiliriz.***
![iStock-1684876651](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26845316/1200xauto.jpg)
#### "BEN GERÇEKTEN NE HİSSEDİYORUM?"
Bu sorunun cevabı her zaman kolay olmayabilir. Bazen insan, neye üzüldüğünü bile anlayamayacak kadar yorulur. Bazen de her şey yolundaymış gibi görünürken içinde tarif edemediği bir eksiklik hisseder.
İşte o zaman kendimizi hemen toparlamak zorunda olmadığımızı hatırlamak gerekir. Her duygunun bir açıklamasını bulmak, her sorunu aynı gün çözmek ya da her belirsizliğe bir isim koymak zorunda değiliz.
![iStock-596768656](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26845298/1200xauto.jpg)
### BELKİ DE YENİ MEVSİM, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR
Hayatımızı değiştirmek için büyük kararlar almamız gerekmiyor. Bazen erken uyumak, bazen uzun zamandır aramadığımız bir dostun sesini duymak, bazen de kendimize karşı daha anlayışlı olmak yeterli.
Şehrin rengi değişirken biz de içimizde küçük değişikliklere yer açabiliriz. Bizi yoran düşünceleri, artık bize iyi gelmeyen ilişkileri, sırf alıştığımız için sürdürdüğümüz davranışları yeniden değerlendirebiliriz.
Retro biter, mevsim değişir, günler geçer… Ama kendimizle kurduğumuz ilişki, bütün bu değişimlerin içinde bizimle kalır.
Belki de bu yüzden, her şeyi gökyüzüne bağlamadan önce biraz kendimize bakmalıyız. Çünkü bazen aradığımız işaret bir gezegenin hareketinde değil, uzun zamandır görmezden geldiğimiz bir duyguda saklıdır.
Şehrin rengi değişiyor. Ağaçlar yapraklarını bırakıyor, sokaklar başka bir mevsime hazırlanıyor.
Biz de biraz yavaşlasak, biraz içimize dönsek, biraz kendimizi duysak…
Ne dersiniz, bu mevsim yalnızca havalar değil, kendimizle kurduğumuz ilişki de değişsin mi?
\*\*\*Çünkü bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir başlangıç değil, kendine yeniden dönmektir.
-
