---
title: "Yaşlanmayı tersine çeviren deney: Hücreler 50 günde 60 yıl gençleşti"
date: "2026-10-20 15:45:11"
author: "Gökçen Kökden"
tags: "Trend Haber"
canonical_url: "https://www.mynet.com/yaslanmayi-tersine-ceviren-deney-hucreler-50-gunde-60-yil-genclesti-190101302447"
original_url: "https://www.mynet.com/yaslanmayi-tersine-ceviren-deney-hucreler-50-gunde-60-yil-genclesti-190101302447"
---
# Yaşlanmayı tersine çeviren deney: Hücreler 50 günde 60 yıl gençleşti
Almanya'da bilim insanları tarafından dikkat çeken bir araştırma ortaya kondu. Aging Cell dergisinde yayımlanan araştırmada, yenidoğanlardan 101 yaşındaki kişilere kadar farklı yaş gruplarından toplam 15 donörden alınan hücreler incelendi.
## KAN HÜCRELERİ BEYİN KÖK HÜCRELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
![iStock-921677406](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26744075/1200xauto.jpg)
Vücuttaki hücreler farklılaştıklarında belirli görevler üstleniyor. Ancak bilim insanları çeşitli yöntemlerle bir hücre tipini başka bir hücre tipine dönüştürebiliyor. Bunun için kullanılan yöntemlerden birinde hücre önce pluripotent kök hücre adı verilen, farklı hücre türlerine dönüşebilme kapasitesine sahip daha temel bir aşamaya geri döndürülüyor. Ardından istenilen hücre tipine dönüştürülüyor. Yeni araştırmada ise bilim insanları bu ara aşamayı atladı.
Araştırmacılar, kırmızı kan hücrelerinin öncülü olarak tanımlanabilecek eritroid progenitör hücreleri (EPC), doğrudan indüklenmiş sinir kök hücrelerine (iNSC) dönüştürdü. Bonn Üniversite Hastanesi Rekonstrüktif Nörobiyoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Oliver Brüstle, uygulanan yöntemi, “Bu yöntemle kırmızı kan hücresi öncüllerini doğrudan sinir kök hücrelerine dönüştürdük” sözleriyle açıkladı.
## HÜCRELERİN KİMLİĞİ 12 GÜN İÇİNDE DEĞİŞMEYE BAŞLADI
Araştırmacılar hücre dönüşümünü sağlamak için bir virüsten yararlandı. Virüs, hücrelere genlerin çalışma biçimini düzenleyen iki transkripsiyon faktörünü taşımak için kullanıldı.
Ardından DNA metilasyonu ölçümleri ve RNA dizileme yöntemleri kullanılarak hücrelerin genetik davranışları ve epigenetik yaşlarındaki değişim takip edildi.
Dönüşüm sürecinin yaklaşık 12'nci gününde hücrelerin yeni kimliklerini göstermeye başladığı belirlendi. Kan hücrelerine özgü proteinlerin yerini sinir hücreleriyle ilişkili proteinlerin aldığı görüldü.
## YAŞLANDIKÇA GENÇLEŞTİLER
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise hücrelerin epigenetik yaşında ortaya çıktı. Dönüşümden önce hücrelerin epigenetik yaşı, hücrelerin alındığı kişilerin gerçek yaşıyla büyük ölçüde örtüşüyordu. Ancak sinir kök hücrelerine dönüştürüldükten sonra bu tablo değişmeye başladı.
Araştırmacılar, hücreleri takip eden 50 ila 100 günlük süreçte epigenetik yaşlarının giderek düştüğünü tespit etti. Hücrelerde yaşla bağlantılı epigenetik özelliklerin büyük bölümünün dönüşümün yaklaşık 50'nci gününde sıfırlandığı görüldü.
Dönüştürülen hücrelerin epigenetik yaşı zamanla donörlerinin yaşının yaklaşık yüzde 5'ine kadar geriledi.
Araştırmacıların verdiği dikkat çekici örneğe göre bazı hücreler 50 günlük süreçte yaklaşık 60 yıllık epigenetik gençleşme gösterdi. Başka bir ifadeyle hücreler laboratuvarda zaman geçirdikçe kronolojik olarak yaşlanırken, ölçülen biyolojik özellikleri açısından daha genç bir profile doğru ilerledi.
## SADECE KAĞIT ÜZERİNDE GENÇLEŞMEDİLER
Bilim insanları bunun yalnızca epigenetik yaş ölçümlerinde ortaya çıkan matematiksel bir değişiklik olup olmadığını da araştırdı. Protein üretimi ve hücrelerin geri dönüşüm mekanizmaları dahil farklı özellikler incelendiğinde, gençleşen hücrelerin işlevsel açıdan da genç hücrelere benzer davranışlar gösterdiği belirtildi. Hücrelerde daha az DNA hasarı ve daha düşük mitokondriyal toksisite belirtileri tespit edildi.
Üstelik hücrelerin bölünüp çoğalmasının engellendiği koşullarda bile biyolojik olarak gençleşmeye devam ettiği görüldü. Bu bulgu, gözlenen gençleşmenin yalnızca hücre bölünmesine bağlı olmayabileceğine işaret ediyor.
## NÖRODEJENERATİF HASTALIKLAR İÇİN UMUT OLABİLİR
Çalışmanın gelecekteki en önemli kullanım alanlarından biri, yaşlanmaya bağlı nörodejeneratif hastalıkların araştırılması olabilir. Bonn'daki bilim insanlarının daha önce gerçekleştirdiği çalışmalarda laboratuvarda dönüştürülen hücrelerin farelerin beynine nakledildikten sonra mevcut sinir hücreleriyle bağlantı kurabildiği gösterilmişti.
Bu nedenle araştırmacılar, gelecekte hastaların kendi hücrelerinden sinir hücreleri üretilmesi ve bunların nörodejeneratif hastalıkların araştırılmasında veya yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinde kullanılmasının mümkün olabileceğini düşünüyor.
Ancak mevcut çalışma henüz laboratuvar ortamındaki hücreler üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmacılar; epigenetik yaş hesaplamalarında olası matematiksel yanlılıklar, doğal olarak yaşlanmış sinir kök hücreleriyle karşılaştırma yapılamaması ve hücrelerin insan vücudundaki davranışlarının laboratuvar ortamından farklı olabilmesi gibi önemli sınırlamalara dikkat çekiyor.
Brüstle'ye göre gençleşme sürecinin haftalar boyunca devam etmesi ise bilim insanlarına önemli bir araştırma modeli sunuyor. Böylece epigenetik saatin yavaş yavaş geri alınmasını sağlayan mekanizmalar incelenebilecek ve hangi faktörlerin ya da maddelerin hücresel gençleşmeyi hızlandırıp yavaşlattığı araştırılabilecek.
