TTB Başkanı: '3 çocuk doğurun' sözü tarihi bir ironidir

ANKARA (ANKA) - Türk Tabipleri Birliği Başkanı Gençay Gürsoy Başbakan Erdoğan'ın, Kadınlar Günü programında dile getirdiği "3 çocuk doğurun" şeklindeki ifadelerini "tarihi bir ironi" olarak nitelendirdi. Gürsoy, 14 Mart Tıp Bayramında sağlık çalışanları olarak yarım gün iş bırakacaklarını da açıkladı.

Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı önünde, "Karanlığa Karşı Beyaz Duruş" sloganıyla düzenlediği basın açıklamasında, "Sağlıkta Dönüşüm" adı altında gerçekleşen sürece hekimler olarak karşı çıktıklarını ve 14 Mart'ta tüm illerdeki devlet hastaneleri, sağlık ocakları, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kurumlarında yarım gün iş bırakılacağını kaydetti. Başbakan Erdoğan'ın kadınlar gününde Uşak'ta yaptığı konuşmada "2030'da nüfusumuz yaşlanacak. Eğer nüfusumuzun azalmasını istemiyorsanız, bir ailenin 3 çocuğu olmalı, takdir sizin" yönündeki açıklamalarını değerlendiren Gürsoy "Başbakan'ın bu sözleri tarihi bir ironidir" dedi.

TTB adına konuşan Dr. Ali Çerkezoğlu ise uzun süredir sağlık ortamının gerçeklerinin hekimleri 14 Mart'ı bayram olarak kutlamaktan alıkoyduğunu belirterek, "Hekim özlük haklarını değil sağlık piyasasının taleplerini önceleyen anlayış değişmelidir, sağlık ortamının sorunlarının sistemden kaynaklı olduğu ortada iken hekimleri hedef olarak gösteren söylemlere son verilmeli, hekimlere yönelik şiddet konusunda aktif tutum alınmalıdır" dedi. Genel Sağlık Sigortası'na değinen Dr. Çerkezoğlu, "İşsizliğin ve gelir grupları arasındaki uçurumun giderek arttığının herkes tarafından bilindiği bir dönemde ısrarla toplumun en yoksul kesimlerinden bile prim almayı öngören, üstüne katkı payı, fark ücreti gibi ücretlendirmeleri hasta ile hekim ilişkisine sokan, emekliliği imkansızlaştıran, sosyal hakların tamamını budayan Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısı derhal geri çekilerek gerçek bir sosyal güvenlik reformu için tartışma zemini yaratılmalıdır" diye konuştu.

Kamuya ait hastanelerin ticari şirketlere dönüştürerek satışa çıkaracak "Kamu Hastane Birlikleri Yasası"nın geri çekilerek sağlığı "kâr" aracı değil, "hak" olarak gören düzenlemelerin gerçekleşmesi gerekliliğine işaret eden Çerkezoğlu, "tam gün" çalışma girişimlerinin de durdurulması gerektiğini savundu.

Dr. Ali Çerkezoğlu şunları söyledi: "Haftada 40 saat iş güvenceli çalışma ve bu çalışma karşılığında eğitimimiz ve emeğimize uygun, emekliliğimize yansıyacak ücret ve meslek uygulamalarımız sırasında başta enfeksiyon hastalıkları radyasyon vb. risklerimizi gözeten çalışma düzeni getirilmelidir, özel sağlık alanındaki tekelleşme girişimlerine karşı hekim bağımsızlığını korumak için, muayenehaneler ve ayakta teşhis ve tedavi merkezlerine yaşam hakkı tanımayan girişimlere son verilmelidir, koruyucu sağlık hizmetleri temel alınarak ekip anlayışıyla verilmesi gereken birinci basamak sağlık hizmeti anlayışı doğrultusunda sağlık ocakları geliştirilmelidir,Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde başta şef/şef muavinliği, başasistanlık alanındaki kadrolaşma çabalarına son verilmeli, atamalar bilimsel, nesnel ölçütler temelinde liyakate dayalı olarak yapılmalıdır, her gün yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıkları ortada iken işçi sağlığı ve iş güvenliğini tehlikeye sokan, işyeri hekimliğini ortadan kaldıran çalışmalar durdurulmalıdır, Bunca sorun çözüm beklerken "türban" tartışmaları ile konunun üzeri örtülmeye çalışılmamalıdır."

-"PARASI OLAN SAĞLIK HİZMETİNDEN YARARLANABİLECEK"-
Hükümetin yaklaşık beş yıldır "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nı uyguladığını söyleyen Çerkezoğlu, "Bu Program, sağlık hizmetlerini piyasalaştırmakta, hastaları "müşteri", hekimleri ise ucuz işgücü haline dönüştürmektedir. Parası olanın sağlık hizmetlerinden faydalanabileceği bu sistemde kazananlar sadece ilaç tekelleri ve büyük sağlık sermayesi olmaktadır" dedi.

Dr. Çerkezoğlu, bugün bir çok yasal düzenleme ile gerek sağlık alanının gerekse toplumsal yaşamın diğer alanlarının üzerinin karartıldığını savunarak "Bu karanlık havayı dağıtmak, aydınlığa çıkarmak üzere 14 Mart 2008 Cuma günü Tıp Bayramında, ülkemizin tüm illerinde devlet hastaneleri, sağlık ocakları, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kurumlarında yarım gün boyunca hizmet sunulamayacaktır. Ancak başta aciller, yoğun bakım, onkoloji, kadın doğum ve çocuk hastalar olmak üzere hiçbir vatandaşımız mağdur olmayacaktur" diye konuştu.