Tümamiral Yaycı’yı İstifaya Götüren Süreç Nasıl İlerledi?

15 Mayıs tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle “Genelkurmay Başkanı emrine” atandıktan üç gün sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nden istifa eden Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, son dönemin en dikkat çeken komutanlarından biri oldu

Tümamiral Yaycı’yı İstifaya Götüren Süreç Nasıl İlerledi?

15 Mayıs tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle “Genelkurmay Başkanı emrine” atandıktan üç gün sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nden istifa eden Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, son dönemin en dikkat çeken komutanlarından biri oldu.

27 Kasım 2019 ‘da Türkiye ile Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Libya hükümeti arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Antlaşması’nın “teorik altyapısını” hazırlayan ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki değişen stratejisinin mimarı olarak gösterilen Tümamiral Yaycı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dikkatini çekti.

Dün Milli Savunma Bakanlığı’nın istifasını onayladığı Tümamiral Yaycı daha beş ay önce, 22 Aralık 2019’da Gölcük Tersanesi’ndeki bir açılışta, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Halen Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Kurmay Başkanlığını yürüten Tümamiral Cihat Yaycı'nın bu konuda hazırladığı raporlar, haritalar, yazdığı makaleler ve kitaplar ortadadır. Dönemin Libya Devlet Başkanı Kaddafi ile bu meseleyi harita üzerinde konuşmuş, kendisiyle anlayış birliğine varmıştık. Ülkemizin Libya'ya bakan kara bölümü ile Libya'nın ülkemize bakan kara bölümü arasındaki deniz yetki alanı çakışması uluslararası mevzuata ve uygulamalara göre bize bu hakkı veriyor. Bölgedeki karışıklıklar sebebiyle mutabakat metninin hukuki zemine taşınması biraz gecikti” sözleriyle övüldü.

TSK’daki yapılanmayı tespit ettiği iddia edilen FETÖMETRE’nin mucidi

Tümamiral Yaycı’nın kamuoyunca bilinen bir başka özelliği ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uygulamaya sokulan FETÖMETRE’nin mucidi olmasıydı.

Yaycı’nın 350’den fazla kriterden oluşan FETÖMETRE’si, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan 4 bine yakın personelin ilişkisinin kesilmesine yol açtı.

FETÖMETRE uygulaması sonrası Tümamiral Yaycı, bu yapıya yakın sosyal medya hesaplarınca hedef gösterildi, tehdit edildi.

Akademisyen unvanlı ilk muharip Amiral Yaycı Mavi Vatan stratejisini benimsiyordu

Yaycı aynı zamanda akademisyen bir askerdi.

15 Nisan 2020’de Üniversiteler Arası Kurul tarafından uluslararası ilişkiler alanında doçentlik belgesi verilen, bu unvana sahip ilk muharip amiral oldu.

Uluslararası ilişkiler ve deniz stratejisi üzerinde çalışan Tümamiral Yaycı’nın son bir yılda yazdığı üç kitap, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayınları’ndan çıkan “Sorular ve Cevaplarla Münhasır Ekonomik Bölge”, ASAM Yayınları’nın bastığı “Libya Türkiye’nin Denizden Komşudur” ve Kırmızı Kedi’nin yayınladığı “Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye” bir süredir tartışılan “Mavi Vatan” stratejisinin ana hatlarını ortaya koyuyordu.

Yaycı: “Kumpas kurularak görevden uzaklaştırılmış bir Amiral olarak mesleğimi icra edemeyeceğim açıktır”

İstifa dilekçesine “19 Mayıs 2020 ‘Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı"nın kutlandığı o mutlu gün ile sivil hayatıma adım atarak Yüce Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyetine sadakatle bağlı bir sivil olarak ihtiyaç duyulabilecek ve fırsat bulduğum her alanda hizmete devam edeceğimi belirterek istifamın kabulünü arz ederim” diyerek son veren Yaycı, karşı karşıya kaldığı durumu “iftira ve kumpas” olarak tanımlıyor.

“Bilâsebep ve mesnetten yoksun olduğunu düşündüğüm (Fetövari kumpasları çağrıştırırcasına) gerekçelerle emre alınmanın yanı sıra, apar topar ayrılışımın yapılmasının emredilmesi onurumu ziyadesi ile örselemiştir. Esasen herhangi bir göreve atanmış olsaydım görevi bir an dahi tartışmaz ve ifa ederdim. Ama durum öyle değildir. Alenen boşa çıkarılmış, onuru örselenen bir amiral durumuna düşürülmek istenmekteyim. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Benim karakterim ve Türklük gururum buna imkân vermez. 13 Yaşımda tertemiz olarak mensubu olmakla her zaman gurur duyduğum asil Türk Milletinin vermiş olduğu üniformamı, 40 yıl boyunca gururla lekesiz ve şaibesiz olarak taşıdım. Bugün geldiğim noktada görev verilmeyen, adeta kumpas kurularak yalan ve iftiralar neticesinde görevden uzaklaştırılmış bir Amiral olarak mesleğimi icra edemeyeceğim açıktır. Bu son derece onur kırıcıdır. Bırakın bir Türk Amiralini hiçbir Türk neferinin bunu sindirebileceğini düşünemiyorum.”

Yaycı hakkındaki soruşturma neydi?

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası yapılan Yüksek Askeri Şura toplantısında bir üst rütbeye terfi eden iki amiralden biri olan Yaycı (diğeri Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu) hakkında başlatılan bir soruşturma davaya dönüştürülmüştü.

Söz konusu soruşturma, 1,5 milyon dolar tutarındaki torpido güdüm teli ihalesi sonrası başlatıldı. Muayene komisyonundaki bir askeri mühendis, telin şartnamedeki gereklerini yerine getirmediği için alınmaması yönünde görüş bildirince konu Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı’na intikal etti. Ödemenin şartnamenin gereği yerine getirilince yapılmasını söyleyen Tümamiral Yaycı, konuyu Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal’a iletti. Özbal, bu seferlik ödemenin yapılması ve akabinde sorunun giderilmesi yönünde talimat verdi.

Ancak sonrası Nedim Şener’in yazdığına göre, “Firmanın şikâyeti üzerine, MSB Teftiş Kurulu Başkanlığı, ihale süreciyle ilgisi olmayan Cihat Yaycı ve Gölcük’teki Torpido Test İstasyon Komutanlığı’nda görevli üç astsubay ve iki subay hakkında “ihaleye fesat karıştırmaktan” rapor hazırladı, görevden alınmalarını istedi. Bakan Hulusi Akar, raporu imzalayarak Cihat Yaycı hakkında işlem yapılması için Genelkurmay Başkanı’na, diğer iki subay ve üç astsubay hakkında işlem yapılması için de Gölcük Donanma Komutanlığı’na gönderdi. İşin ilginci, Gölcük Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu, subay ve astsubaylar hakkında soruşturma izni vermezken, Genelkurmay Cihat Yaycı hakkındaki dosyayı Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi. İddiaya göre, bu dosya ile de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yaycı’nın görev yerini değiştirmesi sağlandı.”

Aslında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde terfi sistemi özelikle 15 Temmuz sonrası belirgin şekilde değişti. 2014 yılında tuğamiral olan bugünün Genelkurmay Lojistik Başkanı Kadir Yıldız 2017 yılında tümamiral oldu. Keza 2015 yılında tuğamiral olan bugünkü Amfibi Görev Grup Komutanı İbrahim Özdem Koçer 2018 yılında tümamiral oldu. Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Yankı Bağcıoğlu’nun tümamiral rütbesine yükseldiği 2019 yılındaki Yüksek Askeri Şura’da Tümamiral Cihat Yaycı da terfi bekliyordu ama olmadı.

TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesine göre, hakkında soruşturma süren subayların terfisi yapılamıyor.

“Soruşturma, terfisini engelleyecek nitelikte; terfi alamazsa Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na giden yol kapanacaktı”

VOA Türkçe’ye konuşan bir kaynak da Tümamiral Yaycı’yı istifaya götüren süreçte soruşturma ve raporun rol oynadığını doğrularken Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı’na mesajın geçen yıldan verildiğini söylüyor.

“Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı parlak ve çok göz önünde bir subaydı. Bu durum Milli Savunma Bakanlığı’nda özellikle bakan nezdinde rahatsızlık yaratıyordu. Zaten Kurmay Başkan’a ilk mesaj geçtiğimiz Yüksek Askeri Şura’da (YAŞ) yakın mesai arkadaşı olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanı Tuğamiral Şafak Duruer’in emekliye sevk edilmesiyle verilmişti. Sivil ve asker, birçok kişi ‘Öne çıkmayın’ diyerek Kurmay Başkan’la kaygımızı paylaşıyorduk. Ancak Tümamiral Yaycı bu durumun kendisini koruyacağı kanısındaydı. Sonra geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan soruşturma olayı çıktı. Soruşturma, terfisini engelleyecek. Eğer istifa etmeseydi YAŞ’ta emekliye sevk edilebilir ya da bir yıl daha bekletilebilirdi. Ancak bir başka tümamiralin koramiral olması, son dönemde çok sayıda kitap yazan Türkiye’nin Ege Adaları ve Doğu Akdeniz stratejisinde önemli rol oynayan çok parlak bir amiralin kabul edebileceği bir durum olmazdı. Çünkü Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na gidiş yolu kapanmış olacaktı.”

Yaycı, Milli Savunma Bakanlığı’nı hedef aldı

Dün Cihat Yaycı’nın istifasının ortaya çıkmasının ardından eski AKP milletvekili Mehmet Metiner, tümamiralle görüştüğünü istifanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tepki olmadığını yazdı.

İstifa mektubunda “FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirmeye çalıştığı hain darbe girişiminden çok önce Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi çerçevesinde başlayan Fethullahçı Terör Örgütü mensuplarına karşı mücadelemi de bugüne dek sürdürdüm. Bu konuda başarılı olduğumu da Allaha çok şükür ki bugün hainlerin yaşadıkları sevinçten daha iyi anlıyorum” sözleriyle Cumhurbaşkanı’na tepkisi olmadığını dile getiren Tümamiral Yaycı, “MSB'nin atama tebliğ mesajı ile de "ilk mesai günü olan (esasen idari tatil ve sokağa çıkma yasağının olduğu) 18 Mayıs 2020'de Deniz Kuvvetlerinden derhal ayrılışımın ve Genelkurmay Başkanlığına katılışımın yapılması" emredilmiştir. Bilasebep ve mesnetten yoksun olduğunu düşündüğüm (Fetövari kumpasları çağrıştırırcasına) gerekçelerle emre alınmanın yanı sıra, apar topar ayrılışımın yapılmasının emredilmesi onurumu ziyadesi ile örselemiştir” diyerek tepkisinin Milli Savunma Bakanlığı’na yönelik olduğu izlenimi verdi.