HABER

Tuncel vicdani retçi Aydemir’i sordu

Sebahat Tuncel, Enver Aydemir’in Eskişehir Askeri Cezaevinde işkence gördüğü iddialarını TBMM Gündemine taşıdı.

ANKARA (ANKA) - BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, dini inancından dolayı askerlik yapmak istemediğini açıklayan vicdani retçi Enver Aydemir’in tutuklu bulunduğu Eskişehir Askeri Cezaevinde işkence gördüğü iddialarını TBMM Gündemine taşıdı.

Tuncel, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Türkiye’de savaşa hayır diyen Kürt ve Türk gençlerinin askere gitmeyerek “Vicdani red” hakkını kullanmak istemelerinin, Türkiye’de barışa olan özlemin ifadesi olduğunu savunan Tuncel, bir insan hakkı olan vicdani reddin her şeyden önce, insan haklarını koruyan, militarizmi ve savaşı ret eden bir eylem biçimi olduğunu, buna karşın Türkiye’de vicdani reddin vatan hainliği olarak değerlendirildiğini kaydetti. Bir çok ülkede, kendi düşünceleri ve dini inançlarına göre askere gitmek istemediklerini açıklayan vicdani retçiler için bir görev olarak görülen askerlik hizmeti için alternatifler yaratıldığını belirten Tuncel, Türkiye’de vicdani retçi olan kişilerin “asker kişi” olmamalarına rağmen Askeri ceza kanunun 87 ve 88. maddelerine göre “emre itaatsizlikte ısrar” veya “askerlikten sıyrılmak maksadıyla emre itaatsizlikte ısrar ile “halkı askerlikten soğutma” suçlaması ile tutuklu olarak yargılandıklarını, kötü muameleye ve işkencelere maruz bırakıldıklarını bildirdi. Vicdani retçiler askeri mahkemede yargılanırken vicdani retçileri destekleyen kişilerin de TCK’nın 318. maddesi “halkı askerlikten soğutma” gerekçesiyle yargılanıp cezalandırıldıklarına dikkat çeken Tuncel, Türkiye’de sayısı 80’i bulan vicdani retçilerden, 2005 yılında Mehmet Tarhan’a yönelik askeri cezaevlerinde işkence, dayak ve taciz olayları basında ve insan hakları örgütlerinin gündeminde uzun süre yer ettiğini hatırlattı. Halil Savda, Mehmet Bal adlı vicdani retçilerin de Askeri cezaevinde aylarca tutularak kötü muamele ve işkenceye maruz kaldıklarını, Ocak 2006’da Türkiye kararı olarak bilinen AİHM’in kararında Osman Murat Ülkenin “vicdani redçi” olmasından dolayı karşılaştığı hak ihlalleri ve hukuksuzlukları “sivil ölüm” olarak değerlendirdiğini ifade eden Tuncel, Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkum eden AİHM’in O. Murat Ülke’nin yaşadığı bu mağduriyetin giderilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istediğini anımsattı. Benzer bir olayın, yakın zamanda kendi dini inancından dolayı 2007 yılında askerlik hizmeti yapmak istemediğini açıklayan ve halen Eskişehir Askeri Cezaevi’nde tutuklu yargılanan Enver Aydemir olayında yaşandığını, Aydemir’in tutuklu bulunduğu askeri cezaevinde kaba dayak ve falakaya yatırılarak işkence gördüğünü kaydeden Tuncel, Aydemir’in ailesi ve avukatının Aydemir’in cezaevinde askeri tek tip kıyafet giymeyi ret ettiği için hücrede sabaha kadar çıplak bırakıldığı, coplama ve kaba dayağa ve aşağılanmaya maruz kaldığı açıkladığını kaydetti. Tuncel, Başbakan Erdoğan’ın şu soruları yanıtlamasını istedi:

“-Enver Aydemir’e yönelik dayak, şiddet ve işkence iddialarının araştırılması ve tespitinin yapılabilmesi için kişi Adli Tıp Kurumuna ya da bir hastaneye gönderilmiş midir?

-İşkence iddiaları üzerine askeri cezaevinde olası sorumluların tespiti için bir soruşturma açılmış mıdır?

-Enver Aydemir’in sağlık durumuna yönelik gerekli önemler ve tedaviler yapılmakta mıdır?

-Enver Aydemir’in ailesinin başörtüsünden dolayı Askeri cezaevine giremediği ve kendisiyle görüştürülmediği iddiaları doğru mudur? Başörtüsünden dolayı yaşanan bu sorun halen devam ediyor mu?

-24 Aralık 2009 tarihinde aktarıldığı Eskişehir Cezaevi’nde benzer sorunlarla karşılaşmaması için gereken tedbirler alınmış mıdır?

-AİHM’in O. Murat Ülke için verdiği kararda Türkiye’nin gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına ilişkin kararın gerekleri yapılmış mıdır? Vicdani ret konusunda uluslararası mevzuata uygun yasal düzenlemeler yapılması konusunda herhangi bir çalışmanız var mıdır?

-TCK’nın 318. maddesinin kaldırılması konusunda bir çalışmanız var mıdır?

-Askerlik görevini yapmak istemeyen kişiler için, askerlik süresince bu görevi yerine getirmede alternatif yöntemlerin oluşturulmasına dair bir projeniz mevcut mudur? Bu kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için insan hakları çerçevesinde bir adım atmayı düşünmekte misiniz?” (ANKA)

Geri Dön