Türbanı eğitim hakkı açısından değerlendiriyoruz

Berlin (AA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde başörtü yasağının kaldırılmasını eğitim hakkı ve özgürlüğü, ayrıca din ve vicdan özgürlüğü açısından değerlendirdiklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, Almanya'da yayımlanan Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği mülakatta, "üniversitelerde başörtü yasağının kaldırılmasını eleştirenlerin, bunun İslamlaşma yolunda bir ilk adımı teşkil ettiğini söylediklerinin" belirtilmesi üzerine şunları söyledi:

"Bu, yanlış. Başörtüsü İslamiyet'i yaşamanın tek yolu değildir. Biz başörtüsünü eğitim hakkı ve özgürlüğü, ayrıca din ve vicdan özgürlüğü açısından değerlendiriyoruz. Gelişmiş demokrasilerde nereye bakarsanız bakın, üniversitelere istenildiği gibi gidiliyor. Bizim ülkemizde de bu daha önceleri mümkündü. Her zaman, Batı, Batı, Batı diyoruz. Batı bunu niye yapıyor, biz bunu burada yaptığımız zaman niye sorun oluyor? Ben hem kapanana, hem de kapanmayana saygı duyuyorum. Hepsi bu ülkenin
evlatları. Laik bir ülke tüm inanç gruplarına karşı aynı mesafede durmalı. Eğer ülkemizde ayrımcılık varsa, bunun sorumluları, kapananlara üniversite kapılarını kapatanlardır" Erdoğan, 301. maddeyle ilgili değişikliğin ertelenmesinin Türkiye'nin AB üyeliğinden vazgeçtiği anlamına gelip gelmediğinin sorulması üzerine de
Vakıflar Yasası'nı çıkarttıklarını ve emeklilik yaşının 65'e yükseltilmesini öngören yeni Sosyal Güvenlik Yasası'nı meclis genel kuruluna sevk ettiklerini belirterek, "Başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla ilgili tartışmalardan dolayı bu çalışmalar ertelenmişti.

301. madde büyük olasılıkla gelecek haftalarda yeniden gündeme gelecek. İfadeleri yeniledik, ancak maddeyi kaldırmayı düşünmüyoruz" şeklinde konuştu.

Sınır ötesi operasyonun sona erdirildiğinin ve kendisinin de hafta sonunda Güneydoğu Anadolu'ya gideceğinin hatırlatılması ve "Bu, Kürt sorununun siyasi çözümü için bir başlangıç mı olacak?" şeklinde bir soru sorulması üzerine Erdoğan, Batman, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin'de AK Parti'nin gençlik ve kadın kolları kongrelerine katılacağını belirterek, şöyle konuştu:

"Burada bölgenin ve tüm Türkiye'nin sorunları hakkında konuşacağım. Biz bu konuda hiçbir zaman siyasi bir açılıma kapalı olmadık. Daha önce hiç olmayan önlemler aldık. İnsanlar bugün anadillerini öğrenmek için kurslar düzenleyebiliyor. Duvar afişlerinde, konuşmalarında ve festivallerinde kendi dillerini kullanabiliyor. Buna karşı hiçbir şey yok. Devletin yayın kuruluşu olan TRT'nin bir kanalı bu bölgede Kürtçe, Farsça ve Arapça yayınlar yapacak. Biz bölgede sadece Türkiye'nin güneydoğusuna değil, yayınların yapılacağı kuzey Irak'a ve İran'a da bakıyoruz."