HABER

Türk işçisinin Sivas'taki köyü yasa boğuldu

SİVAS (İHA) - Çalışmak için gittiği Irak'ta 23 Temmuz'da kaçırılan ve daha sonra cesedi bulunan Sivaslı Türk işçisi Yıldırım Tek'in cenazesi memleketinde toprağa verildi. Kaçırılan Tek'in ağabeyleri, kardeşlerini kaçıran örgüt üyelerinin kendileriyle telefon bağlantısı kurduklarını, Irak'a gittikten sonra sadece örgüt üyelerinin kendilerine dinlettiği ses kayıtlarıyla kardeşlerinin sesini duyma imkanı bulduklarını söyledi.

Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 18 ay önce Irak'a bir Türk şirketinin otoyol projesi için Salman Taşocakları Ünitesi'nde çalışmaya giden Sivaslı Yıldırım Tek (44), 23 Temmuz'da Bağdat yakınlarında kaçırılmış, daha sonra Bağdat Havaalanı yolunda cesedi bulunmuştu. Tek'in cesedi Bağdat'ta bulunduğunda üzerinde kimlik olmadığı için bir süre morgda tutulmuş, cesedin sahibi çıkmayınca da Kerbela'daki Kimsesizler Mezarlığı'nda toprağa verilmişti. Bu arada Tek'in aynı şirkette çalışan bir akrabasının Türkiye'ye dönmesi ve Tek'ten bir daha haber alınamaması üzerine harekete geçen ailesi, şirket yetkilileri ve Bağdat'taki Türk Büyükelçiliği'nin girişimleri sonucu, Tek'in cesedi defnedildiği mezardan çıkarılarak Türkiye'ye getirildi.

Burada ailesi tarafından teşhis edilen ceset, Sivas'ın İmranlı İlçesi'ne bağlı Dereköy'e getirilerek, gözyaşları içinde köy mezarlığında toprağa defnedildi. Irak'ta öldürülen Tek'in 4 çocuk babası olduğu ve 9 aylık en küçük kızı olan Berfinnaz'ı ise hiç göremediği öğrenildi.

Bu arada, Tek'in ağabeyleri Hüseyin ve Mustafa Tek, kardeşlerinin kaçırılma haberini televizyonlar ve gazetelerden öğrendiklerini söyledi.
Ağabey Hüseyin Tek, kaçırılma olayını duyduktan sonra harekete geçtiklerini belirterek, "İlgili şirket ve Dışişleri Bakanlığı ile kardeşimin kurtarılmasını istedik. Kardeşimi kaçıran örgüt, bizimle telefonla irtibata geçti. Kardeşimin karşılığında 25 bin dolar ve Türk firmalarının Irak'tan çıkarılmasını istedi. Bu yaptığımız telefon görüşmelerini de Irak ve diğer yetkililere bildirdik. Ancak yapılan girişimler netice vermedi. Son kez bizi arayan örgüt üyeleri, 72 saat süre verdi ve süre sonunda kardeşim öldürülerek, yol kenarına atıldı" dedi.

Ağabey Mustafa Tek, gelişmeleri şöyle anlattı:

"2006 yılının 7. ayının 23'ünde Bağdat girişi Mahmuriye bölgesinde 2 Iraklı vatandaşla birlikte kaçırıldı. Kaçırılma olayını daha sonra haber aldım. Daha önce aynı yerde çalışan yeğenim Murat beni arayarak, amcasının kaçırıldığını ve uzun süre kendisinden haber alamadığını söyledi. Ben de Başbakanlığa başvuruda bulunarak, ilgili makamlara durumu bildirdim. 7. ayda örgüt benimle telefonla irtibata geçerek, kardeşimin ellerinde olduğunu, onun karşılığında isteklerinin yerine getirilmesini istedi. Ay içinde yine benimle bağlantı kurarak, isteklerini yinelediler. Ben de şirket yetkililerine durumu bildirerek, telefonla görüşmelerini sağladım. Daha sonra bu zaman içerisinde başvurularımız dikkate alınmamakla beraber 8. ayın 26'sında kardeşimin görüntülerini basın organlarına verdiler. Görüntülerin medyada yer alması üzerine herhangi bir girişimde bulunulmadı. Şirket yetkilileri ise kardeşimin kurtulacağını söylüyorlardı. 9. ayın 25'inde tüm yazışmaları ve örgütün telefon tespitlerini makamlara ve Bağdat Büyükelçiliği'ne verdim. Eylül'ün 13'ünde örgüt, şirketin faaliyetini durdurmasını, istediklerini vermelerini isterken, kardeşimin ses kaydını da bana dinletti. Kardeşim ilgisizlikten hayatını kaybetti. Şirket 5 milyon dolar para istiyordu. Kardeşim Bağdat kurbanı, Kerbela şehidi oldu" dedi.
Hüseyin Tek, kardeşinin ses kaydında ise "Kardeşim Allah rızası için beni kurtarın" dediğini belirtti.

Diğer ağabey Mustafa Tok ise kardeşinin öldürülmesine çok üzüldüklerini kaydederken, "Türkiye, buradaki firmalara iş verirken devlet teminatı altına almalıdır" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön