HABER

Türkiye 'muhbir vatandaş' dönemine döndü

Kemal Anadol: Türkiye 12 Mart 1971’e döndü, sayın muhbir vatandaş dönemine döndü”

ANKARA (ANKA) -CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Özel Kuvvetler’de arama yapan hakimin takip edildiği iddiasıyla başlayan tartışmaları “Okyanus ötesinden ihbar geliyor. Türkiye 12 Mart 1971’e döndü, sayın muhbir vatandaş dönemine döndü” şeklinde değerlendirdi. Anadol, Özel Kuvvetler’de devlet sırrının bulunduğu yerin arandığını ve yayın yasağı getirilmediğini belirterek, “Deniz Feneri’ndeki AKP’nin parti sırlarına yayın yasağı var, devlet sırrına yayın yasağı yok. AKP’nin parti sırları devlet sırlarından daha mı önemli” dedi. Anadol erken seçim tartışmalarını “İleride bunları göreceğiz ama erken seçim 2010 gündemine girmiştir” şeklinde değerlendirdi.

Anadol Meclis’te düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Özel Kuvvetler’de arama yapan hakimin takip edildiği iddialarını değerlendirdi. Türkiye’de ‘cambaza bak’ oyunu oynandığını, vatandaşın gerçek gündeminin zamlar olmasına rağmen ‘Özel Kuvvetler’deki arama ve yaşanan gelişmelerin gündemi belirlediği’ni söyleyen Anadol, “İktidar cebimizdeki parayı çekiyor. İktidarın eli cebimizde. Halkın gözü Özel Kuvvetler’deki aramada” dedi. Hükümeti ‘Türkiye’yi dünyanın en demokratik ülkesi haline getirme edebiyatı ile kamuoyunu manipüle etmekle’ suçlayan Anadol, “Türkiye İslami faşizme, tek parti iktidarına koşar adımlarla ilerliyor” dedi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Başbakan Erdoğan’ın, Ergenekon soruşturması kapsamında, Türkan Saylan’ın ve Sabih Kanadoğlu’nun evi arandığında, Mehmet Haberal gibi isimlerin sabaha karşı gözaltına alındığında ‘Yargılanmayan kimse kalmıyor’ dediğini söyleyen Anadol, “Yargılanmayan kimse yok diyen Başbakan’ın kalpazanlıktan dosyası var. Biz milletvekilleri ne zaman yargının önüne çıkacağız. İnsan bir şey söylediği zaman sözünün arkasında durmalı. Yargılanmayan kimse yok sözü yalan” diye konuştu.

-“AKP SUÇLUYU HİMAYE EDİYOR”-

AKP hükümetini “benim istediklerim yargılansın, istemediklerim yargılanmasın” anlayışında ve suçluyu himaye etmekle suçlayan Anadol, “Bu nasıl çifte standart. Akla keyfilik geliyor.”dedi. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün aracının polislerce takip edildiği ve dinlendiği iddialarını hatırlatan Anadol, savcının olay yerine gelip arama yapmadığını, Emniyet Genel Müdürü, İçişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in “Paksüt’ün aracının takip edildiği” iddialarını reddettiğini de hatırlatarak Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili verdiği takipsizlik kararını bozan Sincan Hakimi Osman Kaçmaz’ın ise başına gelenlerin ‘pişmiş tavuğun başına gelmediği’ni kaydetti. Hakimlerin tepesinde Adalet Bakanlığı müfettişlerinin terörü olduğunu savunan Anadol, Erzincan savcısının da cemaatlere dokunduğu için 26 yıl hapis istemiyle yargılandığını ifade etti.

-“TÜRKİYE SAYIN MUHBİR VATANDAŞ DÖNEMİNE DÖNDÜ”-

Özel Kuvvetler’de arama yapan hakimin aracının takip edildiği iddialarını hatırlatan Kemal Anadol, “Okyanus ötesinden ihbar geliyor. Türkiye 12 Mart 1971’e döndü. Sayın muhbir vatandaş dönemine döndü”dedi. Paksüt’ü takip ettiği iddia edilen aracın aranmaması ve Özel Kuvvetler’de arama yapan hakimin aracını takip ettiği iddia edilen aracın aranmasının iki çarpıcı örnek olduğunu söyleyen Anadol, “Devlet sırrının bulunduğu yer aranıyor. Ordunun içinde suç işleyen varsa yargılanmasın demiyoruz. Herkes yargılansın diyoruz. Deniz Feneri sırları, AKP’nin parti sırları için yayın yasağı var ama devlet sırlarını yayın yasağı yok. AKP’nin parti sırları devlet sırlarından daha mı önemli. Bu gidiş demokratikleşme değil tersine gidiştir.Türkiye hızlı faşizme doğru gidiyor” diye konuştu.

-“MECLİS BAŞKANI ‘BEN BÖYLE ARAYIN DEMEDİM’ DEDİ”-

Anadol bir soru üzerine yılbaşı günü Meclis’e Fransa’dan gönderilen bir CD’yle ilgili milletvekili odalarının aranmasını değerlendirdi. Anadol, “Olay çok ilginç. Fransa’dan bir CD gönderilmiş. İslami Kur’an Anayasası gibi bir başlığı var. İçinde Atatürk’e hakaretler var. Milletvekillerine gönderilmiş ve bunu fark edince bunu toplama gayretine girişilmiş. TBMM Başkanını aradım. Başkan bana böyle bir şey geldiğini duyunca toplanmasını emrettiğini söyledi. Sayın başkan arama emrini verdiniz ama milletvekilinin izni olmadan arama olmaz, onun özel mekanı dedim, örnek verdim, Şevket Köse’ye gelen ajanda alınmış, Rasim Çakır’ın çekmecesi karıştırılmış deyince, ‘ondan benim haberim yok. Ben böyle arayın demedim’ dedi. Araştırın dedim hala yanıt bekliyorum Meclis başkanından” diye konuştu.

-“ERKEN SEÇİM 2010 GÜNDEMİNE GİRMİŞTİR”-

Anadol erken seçimle ilgili bir soru üzerine de “Bu konuda ancak tahmin yapılabilir. Ülkeyi bu kadar karmaşaya atan, bir iktidar ancak kurtuluşu kaçmak da bulur. Yunanistan örneği var aklımızda. Bu kadar büyük zamlar yapıldı. Açılım diye Türkiye’yi bir çatışmanın içine sokan bir iktidarın yapacağı şey bir an önce erken seçim yapmaktır deniyor, benim de şahsen katıldığım bir tahmin. İleride bunları göreceğiz ama erken seçim 2010 gündemine söylendiğine göre girmiş demektir. Tartışılıyorsa, geçmiş tecrübelerimden çıkardığım sonuç budur” dedi. (ANKA)

Geri Dön