''Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 16,3''

''Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 16,3''

Ankara (AA)- .TÜSİAD'ın Merkez bankası ortaklığında başlattığı proje kapsamında hazırlanan "İşgücü, Gelir, Harcama ve Yoksulluk Açısından Türkiye'de Hanehalkı" raporuna göre, 'çalışmak isteyip de iş aramayanlar dikkate alınarak ABD benzeri alternatif işsizlik tanımları' yapıldığında, Türkiye'de 2006'da yüzde 9,9 olan resmi işsizlik oranı yüzde 16,9'ya yükselirken, 2007'de bu oran yüzde 16,3 olarak hesaplandı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye ekonomisinin büyümesine yeni bir ivme kazandırarak güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi olanaklı kılacak ekonomik yapının gereklerini ortaya koymak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ortaklığında "Küresel Ekonomiye Entegrasyon Sürecinde Büyüme" başlıklı bir proje başlattı.Bu proje kapsamında hazırlanan raporlar dizisinin ikincisi "Türkiye'de Hanehalkı, İş gücü, gelir, harcama ve yoksulluk açısından analizi" konulu raporu da, yazarları Zafer Yükseler ve Ercan Türkan sundu.

Raporda, iş gücü piyasasında işsizlik ve istihdam oranlarının son beş yılda durağanlaşması, buna karşılık iş gücüne dahil olmayan nüfus içinde 'çalışmak isteyip de iş aramayanların' sayısındaki hızlı artışın, mevcut işsizlik tanımının iş gücü piyasasındaki eğilimlerini tek başına açıklamakta yeterli olamayacağını gösterdiği kaydedildi.
Raporda, iş gücü piyasasındaki gelişmeleri daha yakından izleyebilmek ve gerçekçi değerlendirmeler yapabilmek için, Türkiye'de alternatif işsizlik tanımlarının yapılması ve bunların yayımlanmasına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekildi.

Rapora göre, Türkiye'de iş gücü piyasasında ücretsiz aile işçileri ve iş gücüne dahil olmayanlar, diğer ülkelere göre daha ağırlıklı bir rol oynarken, ücretsiz aile işçilerinin toplam istihdam içindeki payı, Türkiye'de yüzde 20 civarında iken, AB-15 ülkelerinde yüzde 1,2 düzeyinde bulunuyor. İş gücüne dahil olmayanların çalışma çağındaki
nüfusa oranı AB-25 ülkelerinde yüzde 30 civarında iken, Türkiye'de kadınların da etkisiyle yüzde 49 civarında. İş gücüne dahil olmayanların oranı son yıllarda AB-25 ülkelerinde düşüş eğilimi gösterirken, Türkiye'de belirgin bir artış eğilimi gösteriyor.

Rapora göre, çalışmak isteyip de iş aramayanlar dikkate alınarak ABD benzeri alternatif işsizlik tanımları yapıldığında, Türkiye'de 2006 yılı için yüzde 9,9 olan resmi işsizlik oranı yüzde 16,9'a yükseldi. 2007 yılında ise bu rakam yüzde 16,3 olarak gerçekleşti.

-Gıda ve alkolsüz içki tüketimi azaldı-
Rapora göre, son 5 yılda hanehalkının mal ağırlıklı tüketimlerini azaltırken, hizmet ağırlıklı harcamalara yöneldi. Mal ağırlıklı harcamalar içinde payı azalan en önemli harcama kalemi gıda ve alkolsüz içki tüketimi iken, hizmet ağırlıklı harcamalar içinde ulaştırma giderlerinin payı önemli ölçüde arttı. Motorlu taşıt satın alımı ile ilgili harcamaların da yer aldığı ulaştırma grubunun toplam tüketim içindeki payı 2002'de yüzde 8.7 iken, bu pay 2006'da yüzde 13.1'e çıktı.

Hanehalkının gelir düzeyi arttıkça, başta gıda olmak üzere zorunlu harcamaların (gıda, giyim, konut) payı düzenli bir şekilde azaldı ve 2006 yılında, en düşük gelir diliminde zorunlu harcamaların payı yüzde 70.1 iken, bu pay en üst gelir diliminde yüzde 49.2 oldu. AB-25 ülkeleri ile karşılaştırıldığında, Türkiye'de zorunlu tüketim
harcamalarının payının yüksek, hizmet ağırlıklı harcama gruplarının payının ise önemli ölçüde düşük olduğu görülüyor.