HABER

Türkiye’de Kritik Eşik: Aşılanmak mı Hastalanmak mı?

Türkiye'de, yasaksız bayram tatilinin ardından Corona virüsü vakalarındaki artış hızının önüne geçilemiyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Salgın aşısız yenilmez” şeklindeki uyarı mesajlarını sıklaştırmasına rağmen, sosyal medya üzerinden aşı karşıtlığı ve yan etkileri tartışması da büyütülüyor

Türkiye’de Kritik Eşik: Aşılanmak mı Hastalanmak mı?

Türkiye'de, yasaksız bayram tatilinin ardından Corona virüsü vakalarındaki artış hızının önüne geçilemiyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Salgın aşısız yenilmez” şeklindeki uyarı mesajlarını sıklaştırmasına rağmen, sosyal medya üzerinden aşı karşıtlığı ve yan etkileri tartışması da büyütülüyor.

Sağlık Bakanlığı, sipariş ettiği Çin’in SinoVac aşısını göndermesinde sorun yaşanması sonrasında Almanya’da Özlem Türeci-Uğur Şahin’in üretimini yaptığı BioNTech’e yönelerek aşı sürecine ağırlık veriyor. Kısa süre içerisinde 16 yaş üstü bütün nüfusa aşı yapılması yönünde adımlar atıldı. Ancak ikinci doz aşısını yaptırmış kişi sayısı 24 milyon 460 bine ulaşmasına karşın, 23 milyonu aşkın kişinin hiç aşı yaptırmamış olması ve aşı dozlarını tamamlamayanlar endişe kaynağı oluşturuyor.

Enfeksiyon, mikrobiyoloji, halk sağlığı gibi uzman hekimlerce ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Dişhekimleri Birliği gibi sağlık meslek örgütlerince Corona virüsüyle mücadelede “aşı” kilit önemde kabul ediliyor. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı’nın yanısıra uzmanlar da aşı olunması gerektiği yönünde art arda çağrılarda bulunmaya devam ederken, diğer yandan da sosyal medyada “aşı karşıtlığı” açıklamalarıyla kamuoyunda tedirginlik yaratan görüşler de paylaşılmaya devam ediyor. Özellikle hekim veya sağlık personeli olan kişilerce yan etkiler öne sürülerek, uzun vadeli sonuçları bakımından aşı olanlarda rahatsızlıklar oluşacağı gibi iddiaların paylaşılması, aşılamayı arttırma çabalarını olumsuz etkiliyor.

Prof. Dr. Bulut:" Bilgi kirliliği kaynaklı aşı kararsızlığı var"

Kamuoyundaki aşı endişesiyle ilgili VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, Türkiye’nin en kısa sürede aşı kararsızlığı sorununu çözmesi gerektiği görüşünde.

Aşı karşıtlığı ile aşı kararsızlığını öncelikle ayırmak gerektiğini kaydeden Bulut, Türkiye’de yüzde 20 oranında aşı kararsızlığı bulunduğunu belirterek, “Bu da sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor. Toplumu aydınlatıcı bilgiler hızla yayılmalı. Aşı tedirginliği ortadan kalkarsa aşılama hızı daha yükselecektir. Türkiye’nin toplumsal bağışıklık için yüzde 70 aşılanma oranına ulaşılması gerekiyor. Daha önümüzde alınacak bir önemli mesafe var bunun için hızlı çalışmak gerekir” diye konuştu.

TTB çatısı altındaki tabip odalarınca halkı bilgilendirmek üzere kampanya çalışmalarına başlandığını kaydeden Bulut, örneğin Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde aşılanma oranı düşük olduğu için Diyarbakır Tabip Odası’nın muhtarlarla başlattığı bilgilendirme toplantılarını diğer bölgelere de taşıyacaklarını açıkladı. Şırnak, Mardin gibi illerde toplantılara başlandığını aktaran Bulut, TTB’nin de broşürler gibi basılı materyaller hazırladığını ve bunların illere dağıtıldığını anlattı. RTÜK’ün ücretsiz yayınlanması için onay verdiği radyolarda yapılacak kamu spotunu yerel kanallara ilettiklerini belirten Bulut, halkın bilgilendirilmemesi ve aşılanma oranının arttırılmaması durumunda Corona virüsü salgınının kontroldan çıkacağı uyarısında bulundu.

Tatil dönemine girilmesi nedeniyle sıkıntı yaşandığına işaret eden Bulut, “Mutlaka zamanında tamamlayıcı aşı dozları yaptırılmalı. Yurttaşlarımız özellikle Delta varyantı etkisi arttığı için bir an önce randevularını erkene alarak aşı olmalı. Tatillerini bölmemek için insanlar randevularını erteliyorlar. Tatilde iki üç günlük bir korunmayı düşünüyorlar. Bu yanlış bir düşüncedir çünkü tatilde yoğun, kalabalık bir bölgedeler. Dünyanın her yerinden insanların aktığı bölgelerde pek çok mutasyonlu virüslerle karşılacaklar ve bu nedenle tüm dozlarını almalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

“Aç-kapa uygulamalar ekonomik sıkıntıyı arttırıyor”

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Bulut, Corona virüsü salgını karşısında katı yasaklama uygulamalarını hayata geçirirken işçiler için de sosyal güvenceler sağlayan ülkelerde artık salgının etkileri azalırken ekonomide büyümeye de geçildiğini söyledi. Dolayısıyla kısa vadede katı uygulamalar rahatsız edici gözükse de orta ve uzun vadede olumlu sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Bulut, Türkiye’nin ise aç-kapa uygulamalar, saat veya gün yasaklamaları gibi bilimsel geçerliliği olmayan yaklaşımlarla uzun vadede Corona virüsü salgınıyla mücadelesinde olumsuzluklar yaşamaya devam edeceği görüşünü dile getirdi. Bulut, “Bunun ekonomik faturası son derece ağır olur. İşsizlik giderek artıyor çünkü salgında yeniden vakalar yükseldiğinde, yeni dalgada 40 bini aşkın vaka sayıları ortaya çıktığında yeniden belirli kısıtlamalar gündeme getirilecektir. İlerleyen döneminde 60 bini aşkın vaka sayılarında yeniden kapanma sözkonusu olacaktır. Ve bunlar da işsizliğe yol açan etmenler ve ileride sosyal güvencesi olmayan nüfusumuzu arttıracaktır. Bu durum da Türkiye’nin yeni sağlık sorunu haline gelecektir. Hem ekonomik hem sağlık boyutlarıyla aç-kapa uygulamalar Türkiye’nin bütçesine de daha fazla zarar getiriyor” dedi.

Aşı olanlar “hastalık” ve “eğitim” vurgusu yapıyor

Ankara Şehir Hastanesi gibi noktalarda Sağlık Bakanlığı’nın aşı çalışmaları ise sürüyor. Burada VOA Türkçe’nin mikrofon uzattığı aşı olanlar arasında öğrenciler, özellikle artık yüz yüze eğitim almak ve okula gitmek için aşılanma çağrısını paylaşıyor. Öğrenciler, gelecek sonbaharda eğitim kuruluşlarını kapatma yönünde karar alınmamasını istiyor ve bu nedenle herkesin aşı olması gerektiği yönünde görüşlerini aktarıyor.

Aşı olanlar arasında geçmişte Corona virüsü rahatsızlığını geçirenler de var. Bu kişiler, hastalığa yakalandıklarında yaşadıkları nefes darlığı gibi sorunları anımsatarak, hastalanmak yerine kısa süreli yan etkiler yaşansa dahi aşı yaptırma çağrısında bulunuyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön