HABER

Türkiye’de Sağlık Çalışanları Grev Kararı Aldı

Türkiye’de sağlık emekçileri Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakma eylemiyle, enflasyon karşısında her geçen gün düşen maaşlar ve Corona virüsü salgını kaynaklı ağır çalışma koşullarına dikkat çekmeyi amaçlıyor

ANKARA - Türkiye’de sağlık emekçileri 15 Aralık Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakma eylemiyle, enflasyon karşısında her geçen gün düşen maaşlar ve Corona virüsü salgını kaynaklı ağır çalışma koşullarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ev sahipliğinde Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından ortak açıklamayla hafta ortasında ülke genelindeki grev kararı kamuoyuna duyuruldu.

“Sağlık emekçileri g(ö)rev kararı aldı” şeklinde açıklanan iş bırakma eylemiyle, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın dolayısıyla AKP iktidarının artık sağlık personelinin maaşlarında ve özlük haklarında iyileştirme yapması gerektiği çağrısı yapıldı.

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut’un seslendirdiği “Uyarıyoruz: Oyalama Değil Hakkımız Olanı İstiyoruz” başlıklı ortak basın açıklamasında, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın artık sağlık emekçileri sorunlarıyla ilgili meslek örgütleri taleplerine yanıt vermediği ifade edildi. Bu nedenle ülke genelinde sağlık personelinin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla grev kararı alındığı açıklandı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Başkanı Selma Atabey de, AKP’nin hayata geçirdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla sağlık sisteminde başlayan çöküşün salgınla birlikte daha da görünür olduğunu belirterek, sağlık bir ekip işi olduğu için hekim, hemşire, yardımcı ve teknik personel olarak hep birlikte hareket etmek istediklerini söyledi. Atabey, “Artık bıçak kemikte. Hem ekonomik hem özlük hem de demokratik haklarımızın hayat bulması için hep birlikte mücadele edeceğiz ve kazanacağız” dedi.

Dev Sağlık-İş Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Mihriban Yıldırım da, 15 Aralık günü yapılacak grevin bir uyarı niteliğinde olduğunu ve AKP’nin sağlık emekçilerini görmezden gelmeyi sürdürmesi halinde üretimden gelen güçlerini tekrar kullanacaklarını söyledi.

Genel Sağlık-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu üyesi Dr. Tarık Doğan da, “Yirmi yıldır ülkeyi yönetme iddiasında olan iktidar, 1 Aralık’tan bu yana oynadığı tiyatro ile ülkeyi yönetemediğini bir kez daha herkese gösterdi. Piyasacı sağlık anlayışıyla sağlık emekçilerini birbirine düşürmeye ve kurban etmeye çalışıyor. Tükeniyoruz ve biz de üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Toplum sağlığını korumaya, hakkımızı alana kadar vazgeçmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

Ortak açıklamada ise, “Sağlık emekçileri salgın döneminde canla başla çalışırken aynı zamanda işsizlikle, işten atılmalarla, yoksullukla karşı karşıya bırakılmıştır. Sağlık çalışanları ‘artık bu şartlarda çalışamıyoruz’ diyerek istifa ederken, emekli olurken; genç hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık emekçileri yurtdışına göç ederken tüm bu sorunları konuşmak, çözüm önerilerimizi iletmek için Sağlık Bakanı’yla görüşme taleplerimizi defalarca ilettik. Sağlık Bakanı’nın hekimlerin, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını, sağlık ve yaşam sorunlarını, toplum sağlığını sağlık emek meslek örgütleriyle konuşmasından daha doğal ne olabilir? Bu görüşme taleplerini karşılamak Sağlık Bakanı’nın bizlere ve topluma karşı sorumluluğu değil midir?” tepkisi paylaşıldı.

Sağlık çalışanları yıpranma payı talebiyle grev yapacak

Türkiye’de salgın değil kamuoyu algısı yönetimi yapıldığını kaydeden ortak açıklamada, salgın kaynaklı ağır çalışma koşulları devam etmesine rağmen hekimler ve sağlık çalışanları maaşlarının mevcut ekonomik tabloda yetersiz kaldığı vurgulandı.

Açıklamada, “Maaşlar artık yoksulluk sınırının çok altına düşmüş; açlık sınırına kadar gerilemiş gelirleri ve özlük haklarıyla ilgili düzenleme yapacağı iddiasıyla getirilen yasa teklifi TBMM’ye getirildiği gibi hızla geri çekilmiştir. Sağlık ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır. Ekonomi de sağlık gibi iflas etmiş durumdadır ve maaşlarımız açlık sınırının dahi altındadır” denildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın hem TBMM’deki yasa teklifi sürecinde hem de meslek örgütlerince seslendirilen talepler karşısında sessiz kalmaya devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, “Sorumlu olduğu çalışanların hakları için sessiz kalan bakan görevini bir kez daha yapmamıştır. İstifa bizlere vereceği en iyi cevap halini almıştır. Salgın döneminde yaşamımızı da ortaya koyup verdiğimiz emeğin böyle daha fazla değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Toplumun sağlık hakkı; emeğimiz ve geleceğimiz için artık grev/görev zamanıdır” ifadesiyle iş bırakma eylemi ilan edildi.

Halka “acil dışında gelme, bizi destekle” çağrısı

Sağlık emekçileri, 15 Aralık’ta ülke genelinde yapılacak iş bırakma eylemine halkın da destek olması gerektiğini belirterek, “Yapacağımız eylem ve etkinliklerde sağlık hakkımız için birlikte olalım. Mücadelemiz yalnız kendimiz için değil, sağlığa erişim hakkı ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmemiz içindir. Sesimizi duyun ve acil durumlar dışında sağlık kurumlarına gelmeyerek eylemlerimize destek verin” çağrısı paylaşıldı.

Açıklamada, Corona virüsü rahatsızlığı başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması talebi dile getirildi.

Sağlık personeli için “ağır ve tehlikeli işler kapsamında faaliyet yürüten tüm iş kolu emekçileri için 5 yıla 1 yıl yıpranma payı verilmesi” istendi. Bunun yanı sıra sağlık personeli açısından ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi talep edildi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön