"Türkiye'de uyuşturucu anketi yapılamadı"

ANKARA (ANKA) - ABD Dışişleri Bakanlığı birimlerinin hazırladığı yıllık "Uluslar arası Narkotik Denetim Stratejisi Raporu"nda, Türkiye'de uyuşturucu kullanımının diğer ülkelere göre az olduğu ancak uyuşturucu tedavisi gören bağımlı sayısının arttığı bildirildi. Raporda, "Ele geçirilen miktarlar göz önüne alındığında Türkiye'den her ay multi-tonla ifade edilebilecek miktarda uyuşturucunun geçirilebilmesi söz konusudur" denildi. Sağlık Bakanlığı'nın "kaynak yetersizliği" dolayısıyla 1995'ten bu yana, yani tam 13 yıldır bir uyuşturucu anketi gerçekleştiremediğine değinilen raporda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorulara itirazları dolayısıyla yapılamayan Avrupa Okul Uyuşturucu ve Alkol Anketi'nin de 2008'de yapılacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık, "Uluslar arası Narkotik Denetim Stratejisi Raporu" açıklandı. 638 sayfalık raporda bütün ülkelerle ilgili bölümler yer aldı, Türkiye'ye de üç sayfa ayrıldı. Bu bölümde Türkiye'nin Güneybatı Asya uyuşturucularının Avrupa'ya nakli için büyük transit rotalardan biri ve büyük narkotik kaçakçı ve satıcıları için bir hazırlık alanı olduğu belirtildi. Uyuşturucu saflaştırılmasının Doğu Anadolu'daki birçok bölgede sürdürüldüğü bunların İran ve Türkiye sınırının her iki yakasında bulunduğu belirtilen raporda, güvenlik güçlerinin çalışmalarını diğer alanlar yanında, ana uyuşturucu hammaddelerini ele geçirme üzerinde yoğunlaştırdığı kaydedildi.

Raporda şöyle denildi:
"Afyon, baz morfin ve eroin Afganistan'dan İran'a, Türkiye yoluyla da Batı Avrupa'ya kaçırılmaktadır. Türkiye'den ABD'ye az miktarda afyon ve eroin kaçakçılığı yapılmaktadır. Türk birimlerinin uyuşturucu trafiğini önleme konusunda güçlü taahhütleri bulunmaktadır. Türk polisi, Jandarma ve Gümrüklerle birlikte uyuşturucu kaçakçılığına karşı en etkin önleme gücü olmayı sürdürmektedir. Türk yetkilileri büyük miktarda eroin ve ön kimyasal ele geçirmeye devam etmektedir. Ele geçirilen miktarlar göz önüne alındığında Türkiye'den multi-tonla ifade edilebilecek miktarda uyuşturucunun kaçırılabilmesi söz konusudur."

-TÜRKİYE'DE KULLANIM AZ AMA TEDAVİ SAYILARI ARTIYOR–
Raporda uyuşturucu kullanımının diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'de "az miktarda" ve ılımlı noktada kaldığı, ancak kliniklerde tedavi gören bağımlı sayısının arttığı belirtildi. Hükümet ve konuyla ilgili kuruluşların uyuşturucuyla mücadele konusuna giderek artan bir şekilde önem verdiğine değinilen raporda, AMATEM'lerin başarılı çalışma yaptıkları ancak bütçe yetersizliği dolayısıyla birkaç merkezin tedavi yanında uyuşturucu kullanımını engellemeye yönelik çalışmalara odaklanabildiği kaydedildi. Raporda, "Sağlık Bakanlığı 1995'ten bu yana kaynak yetersizliği nedeniyle bir uyuşturucu kullanımı anketi gerçekleştirememiştir. Sağlık Bakanlığı 2007'de Alkol ve Diğer Uyuşturucular Üzerine Avrupa Okul Anketi yapmayı planlıyordu, ancak Eğitim Bakanlığı'nın anket sorularına ilişkin kimi itirazları anketi 2008'e erteledi" denildi.

Yapay uyuşturucuların Kuzey ve Doğu Avrupa ülkelerinde üretildikten sonra Türkiye üzerinden geçtiğine değinilen raporda, hükümetin kontr-narkotik etkinlikler için önemli bir bütçe ve insan kaynağı tahsis ettiği anlatıldı. Türkiye'nin Afgan eroininin Batı Avrupa'ya geçmesini önleyen uluslar arası Engelleme Operasyonu'nunda anahtar rolde bulunmayı sürdürdüğü belirtilen raporda polis gücüne bağlı Türkiye Uluslar arası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi'nin uyuşturucu karşıtı eğitim alanında başarılı çalışmalar yaptığı bildirildi. Raporun "Yürütme" bölümünde şöyle denildi:
"İstanbul büyük miktarda eroinin Balkan rotası üzerinden Batı Avrupa'ya kaçırılışında transit nokta olmaya devam etmektedir. Nisan ayında polis 13 ton asit anhidrit kimyasalı ele geçirmiştir. Ekim ayında Jandarma iki araçta 160 kilo AA ele geçirmiş ve beş kişiyi gözaltına almıştır. Kasım ayında polis İstanbul'da bir araçta 88.5 kilo madde ele geçirmiştir. 2007 Ocak-Ekim ayları arasında Türkiye'de el geçirilen uyuşturucularla ilgili istatistik şöyledir: Eroin (9,205 kilo), haşhaş (9,463 kilo), afyon (569 kilo), kokain (100 kilo), amfetamin (kaptagon) (11, 463, 379 birim doz), ecstasy (1,002,003 birim doz)"
Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelede gerekli caydırıcı hukuki yaptırımları uygulamakta olduğu, herhangi bir üst düzey kamu görevlisinin adının bu tip bir kaçakçılığa karışmamış bulunduğu anlatılan raporda, Türkiye'de küçük miktarda olan yasa dışı hint keneviri ekiminin ABD üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığı ifade edildi. Raporda afyon ekiminin kamu otoriteleri tarafından başarıyla kontrol edildiği, buradan yasadışı piyasaya açık bir kaçış bulunmadığı anlatıldı, "Uyuşturucu akışı/geçişi" bölümünde şöyle denildi:
"Türkiye kökenli satıcı ve ana satıcılar, yurtiçi ve yurtdışında kaçakçılar, maddeleri işleyenler ve kara para kaçakçılarıyla birlikte hareket etmektedirler. Afganistan Türkiye'ye ulaşan tüm afyonlu uyuşturucuların kaynağıdır. Baz morfin ve eroin Afganistan'dan kimi zaman Pakistan yoluyla İran'a ve oradan da Türkiye'ye kaçırılmaktadır. Afyonlu uyuşturucular ve haşhaş aynı zamanda Türkiye'ye Türkmenistan, Azerbaycan ve Gürcistan yoluyla, Afganistan'dan gelmektedir. Türkiye'deki kimi suç unsurlarının, İran'da, İran-Türkiye yakınındaki etnik Kürt bölgelerinde çalışan eroin laboratuarlarıyla ilgili olduğu söylenmektedir. Son yıllarda Afganistan'dan bitmiş halde daha fazla, İran'la Türkiye sınırının her iki tarafındaki laboratuarlardan ise daha az miktarda eroinin geldiği belirlenmiştir. Bazıları etnik Kürt olan Türkiye kökenli uyuşturucu satıcıları Batı Avrupa'ya pazarlanan eroinin önemli bölümünü kontrol etmektedir. Türk yetkililer 2005 yılının başından bu yana ele geçirilen sentetik uyuşturucuların miktarında artış görüldüğünü belirtmişlerdir. Türkiye'de ele geçirilen amfetamin türü uyarıcıların büyük bölümü Doğu Avrupa'da üretilmektedir. Türkiye idari birimleri özellikle kaptagon gibi amfetamin türü sentetik uyuşturucu imalatı ortaya çıktığını rapor etmektedirler ki, bu Türkiye için görece yeni bir olgudur."

-ÖNÜMÜZDEKİ YOL-
Raporun "Önümüzdeki yol" başlıklı son bölümünde ise "ABD Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığı, kara para transferi ve mali suçlarla mücadele yeteneğinin güçlenmesi için katkıda bulunmayı sürdürecektir" ifadesi yer aldı. (ANKA)