HABER

Türkiye’deki Uygurlar ABD’nin Şincan Kararından Memnun

ABD Kongresi’nin, Çin'in Uygur Türkleri politikası nedeniyle Şincan Özerk Uygur Bölgesi’nden gelen mallara yasak getiren tasarıyı onaylaması Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlılar’ı memnun etti

ABD Kongresi’nin, Çin'in Uygur Türkleri politikası nedeniyle Şincan Özerk Uygur Bölgesi’nden gelen mallara yasak getiren tasarıyı onaylaması Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlılar’ı memnun etti.

VOA Türkçe’ye konuşan İstanbul’daki Doğu Türkistan Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, ABD Kongresi’nin almış olduğu kararın, Çin’in Uygur Türkleri üzerinde oluşturduğu baskıyı azaltması açısından çok önemli olduğunu ifade ettiler.

“Doğu Türkistanlılar uzun süredir köle işçi olarak çalıştırılıyorlar”

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri Nureddin İzbasar, Çin’in ekonomisi güçlendikçe Doğu Türkistan’daki baskılarını arttırdığına dikkat çekerek, “Bu baskılar sonucunda 2017 yılında toplama kamplarını inşa etmeye başladılar. Doğu Türkistan’da kurulan toplama kamplarının en önemli ayaklarından bir tanesi de oranın çarkını döndüren ekonomidir. Doğu Türkistanlılar hem toplama kamplarının içinde, hem de kampların dışında uzun süredir köle işçi olarak çalıştırılıyorlar” dedi.

“Çin’de zulüm ve soykırıma karşı her adım olumlu”

Hangi ülke olursa olsun Doğu Türkistan’daki kampların yok edilmesi için atılan bütün adımlara olumlu yaklaştıklarını kaydeden İzbasar, “Burada bir zulüm ve soykırım var. Buna karşı atılan bir adım bizim için olumludur. ABD Kongre’sinin Doğu Türkistan’da üretilen tüm ürünlerin ABD’ye girmesini yasaklayan yasa tasarısını çıkardığı için mutluyuz. Sadece Doğu Türkistan için değil, Çin’in her yerini saran bu köle işçiliğinin yasaklanması bizim için daha da önemli” diye konuştu.

“Bütün ülkeler bu zulmün durdurulması için adım atsın”

Sadece ABD’nin attığı adımların yeterli olmayacağını belirten İzbasar, 2021 yılının son verilerine göre 80’den fazla uluslararası firmanın köle işçiliği sisteminin içinde yer aldığını söyledi: “Özellikle pamuk üretiminin en fazla olduğu bölge Doğu Türkistan. Onun için tek ABD’nin yasak getirmesiyle bu iş olmaz. Başta Almanya olmak üzere batı ülkelerinin de bu yönde adım atmaları gerekiyor. Ülkelerin peş peşe Çin’deki olimpiyatları boykot ettikleri gibi bu köle işçiliğini de boykot etmelerini bekliyoruz.”

“Oradakilerin de normal bir hayat yaşamaya hakkı var”

2010 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Uygur Türkü Medine Nazimi, Çin’de olan kız kardeşinden 2017 yılından bu yana haber alamadığını söyledi. Nazimi, kardeşinin Çin’deki bir toplama kampında tutulduğunu düşündüğünü ifade etti. İstanbul’da yaşayan diğer kayıp yakınlarıyla birlikte Doğu Türkistan Kamp Mağdurları Platformu’nu kuran Nazimi, karara ilişkin şunları söyledi:

“Çin, o kamplarda ve fabrikalarda çalışan insanlarımızı sadece çalıştırmakla mı kalıyor. İşlerinden çıktıktan sonra onlara neler yapıyor, başlarına ne geliyor. Bunların hiçbirini bilmiyoruz. ABD’nin buna göre insan haklarını savunarak aldığı bu kararı olumlu görüyorum. Bir Doğu Türkistanlı olarak, toplama kampında kardeşi tutulan biri olarak diyorum ki; tüm ülkeler aynı kararı alsın. Orada bir insanlık yok oluyor. Oradaki insanların hayatları ellerinden alınmış durumda. Tüm dünyadaki insanlar nasıl normal bir hayat yaşıyorlarsa oradakilerin de normal bir hayat yaşamaya hakkı var. O yüzden tüm devletler aynı şeyi savunsunlar. Çin’e ambargo uygulasınlar. Mallarını almasınlar. Herkes bu zulmün durdurulması için adım atsın.”

“İlkokula giderken ben de pamuk tarlalarında köle işçi olarak çalıştım”

Doğu Türkistan Yeni Nesil Hareketi Başkanı Abdülselam Teklimakan, Çin’deki köle işçiliğinin yeni bir şey olmadığını söyledi. 1949 yılından bu yana devam eden bu sistemde kendisinin de zamanında pamuk tarlalarında çalıştırıldığını söyledi.

Teklimakan, “Bu hadise 1949’dan bu yana farklı boyutlarda devam ediyor. Yeni bir hadise değil. 1996 yılında ben ilkokula giderken pamuk tarlasında zorunlu bir işçi olarak çalıştım. Yılın belirli dönemlerinde, hasat dönemlerinde ilkokul öğrencileri dahil olmak üzere köylerde kalan insanlar belirli yerlere zorunlu çalışmaya gidiyorlardı. Her hafta bir sınıfın bir günlük eğitimi durduruluyor ve pamuk topluyorduk” ifadelerini kullandı.

“Ambargo sonrası Çin zarar edecektir”

Teklimakan son olarak, “Şöyle de bir gerçek var; Çin’in en büyük ticari ortağı ABD’dir. Böyle bir ticari ortak eğer ki Çin’deki belirli ürünlere ambargo koyduğu zaman bu ticari akışta negatif bir etki yaratacaktır ve Çin zarar edecektir. Çin’in zarar etmesi Doğu Türkistan’daki köle işçiliğini yavaşlatarak bu siyasetlerinden vazgeçmelerini ve onları ABD ile olan ticaretlerine geri döndürmeye yönelik çalışmalara zorlayabilir diye umut ediyoruz” dedi.

ABD ve diğer birçok ülke, Çin’in Şincan Özerk Uygur Bölgesi’ndeki Uygurlar’a ve diğer azınlık Müslümanlar’a baskı uyguladığını, çok sayıda kişinin Çin hükümeti tarafından bölgedeki toplama kamplarında tutularak çalıştırıldığını savunuyor. Tepki gören kampların ‘eğitim amaçlı’ olduğunu savunan Pekin yönetimi, buradaki kişilerin tutsak olduğu iddialarını reddetmeye devam ediyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön