"Uluslararası illişkilerde sivil diplomasi harekete geçirilmeli"

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenlenen toplantıda Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde sivil diplomasi dönemine geçilmesi tavsiyesinde bulunuldu.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenlenen toplantıda Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde sivil diplomasi dönemine geçilmesi tavsiyesinde bulunuldu. Sorunların çözümü olarak ise İmam Maturidi, Hoca Ahmet Yesevi kültürü gösterildi.
TESİAT ve bünyesindeki TESAM’ın Hollanda çalışma ziyaretinde Türk sivil diplomasisi masaya yatırıldı. Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi’nde biraraya gelen Türk sivil toplum kuruluşları tarafından toplantı gündemine taşınan Türk sivil diplomasisinin önemine işaret edildi.
Amsterdam’da yapılan toplantıda, TESİAT Genel Başkanı İlyas Bozkurt ve Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör birer konuşma yaptı. Konuşmacıların özellikle ‘sivil diplomasi’nin önemine dikkat çekmeleri dikkatlerden kaçmadı. Uluslararası ilişkilerde, Sivil Toplum Kuruluşlarının üçüncü sektör olduğu, ülkelerin halklarının bilgilendirilmesi ve işbirliğinde mutlaka ‘sivil diplomasinin devreye girmesi gerektiğine işaret edildi.
Çözüm İmam Maturidi’de, Yesevi’de
Yeni dünya düzeninde, ekonomi savaşları başta olmak üzere, terörizm, kutuplaşma, önyargılar, ırkçılık, ötekileştirmek, güven bunalımı, istikrarsızlık daha da belirgin hale geldiğine dikkat çekilen toplantıda dünyanın geldiği noktanın Türk Sivil Toplum Kuruluşlarına yeni bir sorumluluk getirdiği belirtildi. Bu sorumluluğun ise İmam Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi ile kadim Anadolu irfanının yeniden insanlık gündemine taşınması olduğuna işaret edildi. Dünyayı kanla, çatışmayla, terörle, kutuplaşmayla yönetmek isteyenlere karşı kayıtsız kalınamayacağı, bu gelişmeler karşısında Türk töresinin söylecekleri olduğuna atıfta bulunularak, merhamet ve adaletin yeniden yeryüzüne hakim kılınması gerektiğine işaret edildi.
Avrupa’da Düşünce Kuruluşları
Toplantıda Avrupa’da sivil diplomasinin stratejik yapılabilmesi için yeni Türk düşünce kuruluşlarına, araştırma ve geliştirme merkezlerine ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Bu bağlamda, Avrupa’daki mevcut Türk Sivil Toplum Kuruluşlarının misyonlarını yeniden gözden geçirmeleri ve yeni kuruluşların doğmasına zemin hazırlanması gerektiği ifade edildi. Ayrıca toplantıda, Avrupa Türk STK’ların da, göçmenlik ve azınlık statüsünden kaynaklanan sorunlarla boğulmamaları, küresel etkinlikler ortaya koyarak Türk dünyası, akraba topluluklar ve dünyadaki tüm mazlumlara uzanan faaliyetler yapılması teklif olarak sunuldu.
Türkiye’deki STK’lara, özellikle sınır ötesi faaliyette bulunanlara çağrıda bulunularak, faaliyetlerinin ayni ve acil yardımla sınırlı kalmaması tavsiyesinde bulunuldu. Avrupa, Afrika, Türkistan ve Balkanlar’daki faaliyetlerin kültür ve medeniyetimizin varoluş anlayışı doğrultusunda genişletilmesi çağrısı yapıldı.