Üniversiteye Hazırlanan Öğrencilerden Mesaj: #GelecekİçinErtele

Corona virüsünden önce 7 Haziran’da yapılması planlanan LGS, 13 gün ertelenirken, YKS’nin tarihinde ise ikinci kez değişiklik yapılmış oldu. Salgın önlemleri nedeniyle 25-26 Temmuz’a ertelenen YKS’nin tarihinin Haziran ayı sonuna geri çekilmesi kararına sınava hazırlanan öğrencilerden tepki geldi

Üniversiteye Hazırlanan Öğrencilerden Mesaj: #GelecekİçinErtele

Türkiye'de Corona virüsü salgınına yönelik alınan önlemlerin ardından "normale dönüş” kapsamında üniversite ve liseye giriş sınavı tarihlerinde değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı normalleşme takvimine göre, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Sınavı 20 Haziran, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) ise 27-28 Haziran tarihlerinde düzenlenecek.

Corona virüsünden önce 7 Haziran’da yapılması planlanan LGS, 13 gün ertelenirken, YKS’nin tarihinde ise ikinci kez değişiklik yapılmış oldu. Salgın öncesinde 20-21 Haziran’da gerçekleştirileceği açıklanan sınav, salgın önlemleri nedeniyle 25-26 Temmuz’a ertelenmişti. YKS’nin tarihinin Haziran ayı sonuna geri çekilmesi kararına sınava hazırlanan öğrencilerden büyük tepki geldi. Öğrencilerin #yazık, #GelecekİçinErtele, #yks2020 gibi etiketlerle yaptıkları paylaşımlar Twitter gündeminin en başına yerleşti.

“Yorgun ve bitkin hissediyorum”

İzmir’deki bir Anadolu Lisesi’nde son sınıf öğrencisi olan Nilüfer Güngörmez, yapılan değişikliğin sınava hazırlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını cevaplayan Güngörmez “Herkesin bir çalışma programı var. Sınavı Temmuz’da yapacağız dediklerinde bizim için kötü olmuştu. Herkes kendini Haziran’a göre hazırladığı için bir ay daha ders çalışmak bizim için bunaltıcı ve sıkıcı gelmişti. Buna alıştıktan sonra herkes programını yeniden yapıp çalışmaya başladı. Şimdi süreyi kısaltmak programımızı tekrar yıkmak anlamına geliyor” dedi. Bu yıl üniversiteye giriş sınavına hazırlanan iki buçuk milyondan fazla öğrenciden biri olan Güngörmez, sınav tarihinin bir ay öne çekilmesinin stresini de arttırdığını söyledi; “Yeni bir program yaptım ama kendimi çok yorgun ve bitkin hissediyorum. Sürekli bir şeylerin değişmesinden ve kendimi buna uydurmaktan yoruldum. Bunun stresi altında çalışmak hiç kolay değil” diye konuştu.

Takvimdeki değişikliğin tepkiyle karşılanmasının ardından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) sadece bu seneye özel olmak üzere sınavda bazı kolaylaştırıcı düzenlemeler yapıldığını gece saatlerinde kamuoyuna duyurdu. Buna göre, YKS’nin ilk aşaması olanTemel Yeterlilik Testi’nde (TYT) geçen yıl verilen 135 dakikalık süre 30 dakika daha arttırıldı. Ayrıca lisans programlarını tercih edebilmek için uygulanan 180 baraj puanı da bu yılla sınırlı kalmak şartıyla 10 puan düşürüldü.

Nilüfer Güngörmez ise bu düzenlemelerin sınava uzun zamandır hazırlanan öğrencilerin dezavantajını etkilemediğini, “Zaten sınavı ciddiye alan ve çalışan öğrenciler çok aksi bir durum olmadıktan sonra barajın altında kalmayacaktır. O yüzden aslında bu bir şey ifade etmiyor benim için. Sınav süresi 30 dakika artınca ‘sorular daha mı zor olacak’ diye düşünmeye başladık. Ayrıca sınava giren bütün öğrencilerin ortak noktası sınavı yetiştirememek. Birbirimizi eleme üzerine kurulu olan bir sistemde uzun zamandır çalışan öğrenciler de TYT süresine alışıp bunu dezavantajdan avantaja çevirmişti. Sınavı yetiştirebilen öğrenciler öne geçiyor. Sınavın süresini arttırmak aslında bu dengeyi yıkmak demek” sözleriyle anlattı.

“Öğrenciler ve aileler Corona yüzünden endişeli”

VOA Türkçe’ye konuşan eğitim yazarı ve gazeteci Pervin Kaplan ise sınavın yapılacağı tarihin Corona virüsü yüzünden endişeye yol açtığı görüşünde. Kaplan, “Öğrenciler ders çalışmaları, konuları tamamlamaları gerekirken, sürekli tarih değişiklikleriyle uğraşmaya başladıkları için psikolojilerinin bozulması normal. Aileler ise en ufak sağlık riskiyle karşı karşıya kalınmasını istemiyor. Acaba doğru bir zaman mı diye soruyorlar, kaygılarını dile getiriyorlar” dedi.

Diğer yandan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Corona virüsüne karşı sınavlarda alınacak önlemleri de açıkladı. Öğrencilerin sınavda maske kullanması, dezenfektan dağıtılması ve oturma düzenlerinin sosyal mesafe kuralına uygun şekilde düzenlenmesi bu önlemlerin arasında yer aldı. Kendi internet sitesindeki yayınında Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a önlemlerin nasıl uygulanacağını soran Kaplan, “Bazı ülkelerde stadyumlarda yapıldı sınav. Ama bizim öğrenci sayımız çok yüksek. Yaz ayı olması yüzünden kapalı mekanlar daha mantıklı. Öğrencilerin sınavda sosyal mesafe kuralına uymasıyla ilgili bir mekan sorunu anlaşıldığı kadarıyla yok. Ama burada aileleri ve öğrencileri asıl kaygılandıran, maskelerin kullanımı. Haziran’ın sonunda, yaz sıcağında yapılacak bir sınavda uzun saatler boyunca maske kullanımı, terleme, buğulanma yapabilir, psikolojik olarak konsantrasyonu zorlaştırabilir” dedi.

Bakan Selçuk ise Kaplan ile yaptığı yayında maskelerin sınavda kullanımıyla ilgili Bilim Kurulu’nu adres göstererek, “Burada önemli olan çocukların sağlığı. Ondan sonraki konforla ya da başka hususlarla ilgili konular bizim süreç içerisinde Bilim Kurulu’yla değerlendirdiğimiz ve yakında belli bir noktaya da kavuşacak hususlar. Maskeler ne kadar, nasıl, ne şekilde vesaire. Tabii sizin dediğiniz gibi orada altı saat filan durması söz konusu olmayacak. Bu anlamda biz hep sağlıktan başlayıp pedagojiden başlayan ve çocuğun yararı ilkesini gözeten bir anlayışla yapacağız” diye konuştu.

“Sınavda maske kullanmak istemiyoruz”

Sınavın tarihinin öne çekilmesi nedeniyle Corona virüsü yüzünden endişelendiğini söyleyen Güngörmez de “Sınava girmeden önce bizi didik didik arıyorlar. Sınavın akışını bozacak üzerimizde herhangi bir şey var mı diye kontroller yaparken yüzümüze, saçımıza, bedenimize dokunuyorlar. Bunu eldivenle yapıyor olsalar bile Corona sürecinde tamamen güvende ve temiz bir şekilde ayrılabilmemiz için her öğrenci için eldiveni değiştirmeleri gerekir. Bu mümkün mü, bilemiyorum. Sınav sırasında da kesinlikle maske kullanmak istemeyiz. Zaten stres yüzünden nefes alma zorluğu, kendini sıkışmış hissetme gibi duygulara kapıldığımız için bir de maskeyle sınava girmek bayılan öğrenci sayısını arttırabilir” dedi.

Üniversiteye giriş sınavının daha önce duyurulduğu Temmuz ayında düzenlenmesinin, sınavın arkasından gelen tercih ve kayıt takviminde de bir sıkışıklık yaratmayacağını söyleyen Kaplan, “Sağlık söz konusu ise akademik takvim ötelenebilirdi. Okulların Eylül’de açılacağına Ekim’de açılması bir sorun olmazdı. Tercih döneminde 15 gün değil de 10 gün verilirdi. Yurtdışındaki birçok üniversitede de 2021 yılının başına kadar internet üzerinden eğitimin devam edeceği söyleniyor. Olağanüstü durumlarda olağanüstü takvimler işleyebilir” diye konuştu.

“Her şeyden önce motivasyon”

Sınav tarihlerinde yapılan değişikliklerle lise ve üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan öğrenciler de son düzlüğe girmiş oldu. Öğrencilerin yeni sınav tarihlerine uyum göstererek hazırlık sürecine dönmesi gerektiğini söyleyen Kaplan önerilerini şöyle sıraladı: “Öğrenciler özellikle YKS’de tarih değiştiği için buna sıkılabilir ama bir an önce programlarını oluşturmaları gerekiyor. Motivasyonlarını azaltmasınlar. Bu yıl yalnızca son sınıfın birinci dönem konularından sorumlu olacakları için alanları daralmış oldu. Daha seçici ve çeldirici sorular gelebilir. Buna dikkat etmeliler.”

Sınavda başarılı olmanın en önemli yollarından birinin hızlı ve dikkatli okuma olduğunu söyleyen Kaplan, “LGS ve özellikle YKS’nin ilk aşaması olan TYT’deki soruları anlayabilmek için mutlaka çalışma programlarının içerisine kitap okumayı koymalılar. Kitap okumuyorsanız, hızlı okuma ve okuduğunuzu anlamada sorun yaşarsınız. Yalnız Türkçe değil Matematik ve Fen Bilgisi’nde bile çok uzun paragraflar var. Harita bilgisi, tablo ve grafik okumada eksiklikleri varsa mutlaka bunları gidermeliler” dedi.

Salgın dönemi ve sınav tarihlerinin değişmesi yüzünden hazırlıkları olumsuz etkilenen öğrencilerin motivasyonlarını yüksek tutması gerektiğini kaydeden Kaplan, “Her şeyden önce motivasyon. Hedefiniz olması gerekiyor. Hedefi olan öğrenciler akademik olarak da çok başarılı oluyor. Hedefinizden hiç sapmayın, hiç vazgeçmeyin” diye konuştu.

Kaplan, Corona virüsünün ardından normalleşme sürecinde, tercih yaparken üniversiteleri gezmekten kaçınacak öğrencilere yönelik olarak üniversitelerin sanal kampüs gezileri düzenlemesinin de faydalı olacağını belirtti.