HABER

SAÜ’de ‘Tanrı Tasavvuru ve Ahlak’ konuşuldu

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesinin düzenlediği ‘Tanrı Tasavvuru ve Ahlak’ konulu konferansın konuğu Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesinin düzenlediği ‘Tanrı Tasavvuru ve Ahlak’ konulu konferansın konuğu Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Evkuran oldu.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesinin düzenlediği ‘Tanrı Tasavvuru ve Ahlak’ konulu konferansın konuğu Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Evkuran oldu. SAU İlahiyat Fakültesinin internet kanalında canlı olarak yayınlanan konferansın moderatörlüğünü İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hülya Terzioğlu yaptı. Konuşmasında tanrı ve ahlakın insanlık tarihinin vazgeçilmez ve birbirini hatırlatan iki kavramı olduğunu belirten Doç. Dr. Terzioğlu, Tanrı’dan bağımsız bir ahlak anlayışı üzerinden ateist güzellemesinin yapıldığını dile getirdi.

Güçlü, sağlam ve sürdürülebilir bir hakikat üretmesi gerekiyor
Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Evkuran, “Aslında dinden beklentimiz budur. Fakat beklentilerimizle gerçekleri birbirine karıştırdığımızda bu boşluk bizi savuruyor. Günümüzde ülkemizde, Ortadoğu’da, İslam dinin egemen olduğu coğrafyada yaşanan sosyal, kültürel ve toplumsal sorunlara baktığımızda ciddi bir ahlak krizi yaşadığımız söylenebilir. O nedenle günümüzde deist söylemin müesses dinlere dönük en güçlü eleştirilerinden birisi ahlak argümanıdır. Eğer dinsel inanç doğruysa ve bizi hakikate ulaştırıyorsa bu hakikat bir ahlak üretmesi gerekiyor. Güçlü, sağlam ve sürdürülebilir bir hakikat üretmesi gerekiyor. Ama biz sahaya baktığında bunu göremiyoruz. Buradan bir din eleştirisi var ve bu din eleştirisi önce dindarların sosyal, tarihsel ve politik pratiklerinden hareketle yükseliyor ve dinin en mahrem alanı dediğimiz Tanrı’ya ve Tanrı tasavvuruna varan bir itiraz süreci söz konusu” dedi.

Kur’an’la olan irtibat kesildi
Kur‘an’dan ahlaki hayatın ve bilincin temelini oluşturan bir sorumluluğun çıkacağını ve Kur‘an’ın bireysel sorumluluğu vurguladığını kaydeden Prof. Dr. Evkuran, “Buradan son derece canlı bir ahlaki bilincin çıkması beklenirdi. Fakat olmadı, araya bir şeyler girdi. Kur’an’la olan irtibat kesildi. Hakikatle olan irtibat kesildi. İkinci üçüncü elden hakikat tanımlarıyla biz idare etmeye çalışıyoruz. Mesela özellikle kadınların taşımakla yükümlü olduğu cinsiyetçi bir ahlak inşaat ettik. Aşırı teslimiyetçi, yeteneklerini kullanmayan bir insan tipi inşa ettik. Metafizik olmadan bunu temellendirmek mümkün değildir. Sürdürseniz bile toplumsal yaygınlık yani ulaşılabilirlik, bulaş imkanı vermeniz mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Geri Dön