Yapay zeka leziz bir akşam yemeği yapabilir mi?

Dolabınızda kalan bir kaç ilgisiz malzemeyi nasıl lezzetli bir akşam yemeğine dönüştürebileceğinizi yapay zeka söyleyebilir mi? Geleceğin mutfağında yapay zekanın rolü ne olabilir?

Yapay zeka leziz bir akşam yemeği yapabilir mi?

Haftalık alışverişimi yapmadan önceki gece buzdolabını açtım. Üç domates, bir tatlı patates ve kuşkonmaz kalmış.

Aslında genellikle böyle bir durumda dışarı fırlayıp köşedeki dükkandan kendime kızarmış balık ve patates cipsi alırım.

Ne var ki bu kez yapay zekadan yararlanarak, evde ne malzeme kalmışsa, ondan bir tarif üretme iddiasındaki Plant Jammer adlı akıllı uygulamayı deniyorum.

Uygulama bunu yapabilmek için üç milyon civarında tarifi tarıyor, sonra şirkete çalışan profesyonel aşçıların tadı, tuzu, yağı, çıtırlığı ya da yumuşaklığı, tatlılığı, ekşiliği, acılığı ya da baharatına, kokusuna göre sınıflandırdığı "malzeme" kitaplığına danışıyor.

Yazılım en sonunda bu verilerden öğrendikleriyle yeni tarifler üretiyor.

GELECEĞİN YEMEKLERİ

Plant Jammer'ın yaratıcısı Michael Haase, uygulamayı işte bu son aşamanın çok özel kıldığını söylüyor.

Daha önce geliştirilen geleneksel tarif uygulamalarına, dolabınızdakilerin listesini veriyorsunuz, o da size internet üzerinden bulduğu bir tarifi veriyor.

Haase "Bu eskidi" diyor. "Biz her defasında yapay zeka kullanarak sıfırdan yeni bir tarif üretiyoruz. Yemek tarifinin geleceği burada."

Plant Jammer, yapay zekayı gıda sektöründe avantajlı konuma geçmek için kullanan yazılımcı, dağıtımcı, hatta organizasyoncu birkaç şirketten biri.

Yazılım bana tatlı patatesimi kızartmadan soteye, bir çok farklı biçimde yapabileceğimi söylüyor.

Ben patates köftesi yapmayı tercih ettim.

Uygulamaya önce yemediğim herhangi bir gıda olup olmadığını ve elimdeki malzemeyi bildirdim. Son olarak ne gibi baharatlarım olduğunu sordu.

İşaretlediğim bilgiler doğrultusunda patates köftelerime kuşkonmaz, patlıcan, nohut, limon suyu ve dövülmüş ceviz de koyuyor, tuzunu biberini atıp, dağılmasın diye yulaf ezmesi de ekliyorum.

Fırında 15 dakika pişiriyorum. Sonuç, fazla pişmiş ve en çok yulaf kokan dört yuvarlak cisim.

DÜZELTMELER GEREKEBİLİR

Haase'a bu hayal kırıcı sonucu anlattığımda her tarifin başarılı olmadığını kabul ediyor. Bu tarifte patates köftelerinin dağılmaması için yulaf dışında seçenekler de verilmesi gerektiğinde de hemfikir.

Bir saat sonra platform benim verdiğim bilgileri de programa yükleyerek düzeltmeler yaptı. Ben de tarifi yeniden deneyeceğime söz verdim.

Uygulamanın ücretli olan birinci sınıf hizmetine kullanıcıların yaklaşık yüzde 5'i üye olmuş, bu da masrafları karşılıyor.

Plant Jammer ayrıca süpermarketlere sitelerindeki tariflere, alternatif malzemelerle tarifler verdiği bir tür abonelik sunuyor.

Haase "Örneğin bir tarifi vegan olarak, glütensiz ya da Tayland usulü yapmak istiyorsunuz, biz hemen tarifi ona göre uyarlayabiliyoruz" diyor.

Michael Haase, Plant Jammer'ın insanlara, daha az israfla, vejetaryen mutfağa hakim olma fırsatı da vereceğini düşünüyor.

HAZIR GIDADA YAPAY ZEKA

Yapay zeka hazır gıdaların üretiminde bile kullanılıyor.

New York merkezli bir araştırma ve geliştirme şirketi olan Analytical Flavor Systems, yapay zekadan yararlanarak, gıda üreten şirketlere ürünlerini geliştirme ve yeni yiyecek ve içecekler yaratma konularında danışmanlık yapıyor.

Şirketin Gastrograph adındaki yapay zeka platformu, örneğin herhangi bir yerel zevke hitap edecek bir içeceğin tadı, kokusu ve dokusunu tahmin edebiliyor.

Dünyanın dört bir yanında 10 yıl boyunca tat-lezzet testleri yapan Jason Cohen "Bunun için çok çalıştık" diyor.

Cohen'e bağlı 50 "tadıcı" her gün iki ya da üç kez farklı hazır gıdaların tadına bakıyor. Covid-19 salgınından önce ekip her hafta farklı ülkelere seyahat ederek bölgesel lezzet tercihlerini de test ediyordu.

Eski bir çay eksperi olan Cohen "İnsanların bir şeyden ne tat aldıklarından daha önemlisi, ne tat aldıkları konusundaki algıları" diyor ve algının çok kolay manipüle edilen bir şey olduğunu söylüyor.

Jason Cohen

"Örneğin süte milyonda bir oranında vanilya eklersek, vanilyanın tadını alamazsınız, fakat sütün daha yoğun ve güzel olduğunu düşünürsünüz" diye açıklıyor.

Yapay zeka yazılımları iyi bir ürünün tadının tam olarak nasıl olması gerektiğini öğrenene kadar, o ürünün tadının nasıl olması gerektiği, eksperlerin yaptığı tadım sonuçları ve yerel lezzet tercihlerine dayanan yüzlerce olasılığı değerlendiriyor.

YARATICI KARARLAR

Yapay zekayı mini kekler ve kokteyller için yeni lezzet bileşimleri bulmakta kullanmak, Bristol merkezli medya ajansı Tiny Giant'ın başarısının sırrı.

Şirketin kurucuları Richard Norton ve Kerry Harrison, pazarlama ve reklam kampanyaları oluşturmakta, hatta marka geliştirmekte yapay zekadan yararlanmış.

Örneğin Monker's Garkel marka cinin adı ve markasını oluştururken etiketlerini hazırlarken Tiny Giant yazılımcıları bilgisayara yüzlerce farklı cin adı yüklemişler. Yapay zeka yazılımı bütün örnekleri inceledikten sonra kendisi yeni bir isim icat etmiş.

Makinelerin bu şekilde verilen bilgileri öğrenip, buradan yeni bir fikirle ortaya çıktığı sürece yapay sinir ağı deniyor.

Tiny Giant şirketinin haftada bir düzenlediği yapay zeka kokteyl geceleri daha büyük şirketlerin ilgisini çekince, çok sayıda üründen bu tür organizasyonlar için sipariş almaya başlamışlar.

Richard Norton "İşin yiyecek içecek yaratıcısı olduğumuz bir noktaya varmasını beklemiyordum. Ama neden olmasın?" diyor.

YEMEKLERİN HİKAYELERİ

Yemek kitabı yazarı ve aşçı Meera Sodha yapay zeka ile yiyeceğin bir araya gelmesiyle yaratıcı, az masraflı seçenekler ortaya çıkabileceğini kabul ediyor ama "bir yemek tarifini, onun hikayesinden koparamazsınız" diyor.

Londra'da yaşayan Sodha aşçılığa, öğrenciyken arkadaşlarıyla Hint lokantalarının çok olduğu Brick Lane mahallesine gittikten sonra heveslenmiş.

"Harikulade zeki beyaz arkadaşlarım, Hint lokantasından ne sipariş vereceklerini bana sordular. Benim bu Hint yemeklerini yiyerek büyüdüğümü düşünmelerinden dehşete düşmüştüm" diyor.

Annesinden yemek yapmayı öğrendiğinde ailede sık sık yapılan hiç bir yemeğin yazılı bir tarifi olmadığını öğrenince bir kez daha panik yaşamıştı. Kayda geçirmezse bu tarifler annesiyle birlikte yok olacaktı.

"Annemin, ananemin, halamın tariflerini yaparken, o yemekleri mutfağımda hazırlarken en sevdiğim şey onlarla bağımı tazelemek, onları yanımda hissetmek oluyor" diyor.

ANNE İLE PATATES KÖFTESİ

Patates köftesi tarifini bir kez daha denerken bu fikirden yararlanmaya karar vererek eski bir profesyonel aşçı olan annem Anne Mooney'ye Skype'dan bağlandım.

Fakat annem uygulamanın kendisine ne yapacağını söylemesinden hoşlanmıyor. Daha ziyade uygulamayı fikir jimnastiği aracı olarak kullanmayı tercih ediyor.

Patates köftelerine yulaf katmamakta hemfikir olduk ve öylece kızarttık. Bu kez daha iyi oldular ama bu başarı bence yapay zekadan daha çok annemle yaptığım internet bağlantısından kaynaklandı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 1 yorum
yapabilir tariflerle fakat lezzeti tutur mu.. bilinmez..?
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler