HABER

YARSAV'dan Adalet Bakanı'na tepki!

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i, “yürütme gücünü yargı üzerinde kullanmakla” suçladı.

YARSAV, Yargıtay’da yapılacak seçimlerin Adalet Bakanlığı tarafından engellendiği iddialarını ise “Adalet Bakanı’nın, bizatihi başkanı olduğu Yüksek Kurul’un çalışmalarını kilitleyerek, çalışamaz hale getirmek ve yargıyı yargıya bırakmamak konusundaki kararlılığını sürdürdüğü sonucu ortaya çıkmaktadır” şeklinde değerlendirildi.

YARSAV’dan yapılan açıklamada, “Yargıtay Yasası’nın 29. maddesi uyarınca Yargıtay’da boşalan üyelik sayısı en çok 10’u bulunca en geç 2 ay içinde seçim yapılması zorunlu olmasına rağmen, söz konusu seçim işleminin tıpkı adli yargı güz kararnamesi gibi henüz sonuçlandırılamadığı anlaşılmaktadır” denildi.

Açıklamada, güz kararnamesinin çıkartılamaması nedeniyle belirli bölgelerde görev süresini tamamlayan ve atama bekleyen yargıç ve cumhuriyet savcılarının “ağır mağduriyet” altında olduğu kaydedildi.

Yargıtay’da bugün itibariyle 34’e ulaşan üye eksikliğinin de bir an önce tamamlanması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, üye eksiği yüzünden dairelerde heyetlerin oluşturulamadığı, sorunun diğer dairelerden yapılan geçici üye görevlendirmeleri yoluyla aşılmaya çalışıldığı ifade edildi.

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in “…üye eksikliği nedeniyle müzakere yapamıyoruz...” sözlerinin de hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi:

“Yargıtay ve dolayısıyla da adli yargının çalışamaz hale gelmesi, hangi çevreleri memnun eder? Yurttaşların dava dosyalarının sürüncemede kalması, ceza davalarının zamanaşımına uğraması, gecikme nedeniyle adaletin adalet olmaktan çıkması kimin işine yarar? Bu soruların yanıtı verilmelidir.

Yaşananlar göstermektedir ki, Yüksek Kurulun bu şekilde çalışamaz hale getirilmesi, bazı çevrelerin Yüksek Kurul’a TBMM’ce, yani siyasilerce üye seçilmesi yolundaki uğraşılarına zemin hazırlamak amaçlıdır. Ancak, Yüksek Kurula doğrudan siyasilerce üye seçilmesinin yaratacağı sakıncaları ortaya koyması bakımından da dikkat çekicidir.

Siyasi bir kimliği olan Adalet Bakanın ve müsteşarının Yüksek Kurul’da olmaması gerektiği yolundaki itirazlarımızın, ne yazık ki, bir kez daha haklılığı ortaya çıkmıştır. Sayın Adalet Bakanını, yürütme gücünü yargı üzerinde kullanmaktan vazgeçmeye ve sorumluluğa davet ediyoruz.” (ANKA)

Geri Dön