Yazar Zarakolu'ya 'Darbe ve İdam Tehdidinden' Suç Duyurusu

Yazar Ragıp Zarakolu’nun Evrensel gazetesi ve Artı Gerçek internet sitesinde yayınlanan bir yazısı Cumhurbaşkanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) çevrelerinde tepki çekti. Cumhurbaşkanlığı, hem Zarakolu hem de Artı Gerçek internet sitesinin sahibi Artı Medya hakkında suç duyurusunda bulundu

Yazar Zarakolu'ya 'Darbe ve İdam Tehdidinden' Suç Duyurusu

Çevirmen, yayıncı ve yazar Ragıp Zarakolu’nun bugün Evrensel gazetesi ve Artı Gerçek internet sitesinde yayınlanan yazısı Cumhurbaşkanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) çevrelerinde büyük tepki çekti.

Zarakolu, ‘Makus Kaderden Kaçış Yok’ başlıklı yazısında ‘‘Erdoğan, DP’nin tamamlayamadığı, Demirel’in kısmen başarılı olduğu otoriterleşmeyi yapısal ve İslam-Türk sentezine dayanan bir temel üzerine oturtmaya girişti. Zaten bunun temelleri 1980 yılında Kenan Evren Cuntası tarafından atılmıştı. Türkiye dünya demokratik ülkeleri listesinden, otoriter ülkeler listesine düşüş yaptığı için kendini başarılı sayabilir! RTE’de bir Menderes travması vardı. Demirel gibi kısmen. Menderes olmamak için Demirel’in atmadığı takla, kurmadığı ittifak kalmamıştı. Ecevit ile bile uzlaştı, onu başbakan yaptı ve ona kanlısı Bahçeli ile hükümet bile kurdurdu. Corona günleri, bırakın Türkiye’yi, tüm dünyayı bir sorgulamaya yöneltmekte. Bundan RTE’nin ve tayfasının kaçması mümkün değil’’ demesi iktidar çevrelerinde 'darbe çığırtkanlığı' olarak yorumlandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı suç duyurusunda bulundu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve 1961 yılında idam edilen Başbakan Adnan Menderes’in fotoğraflarının birlikte yayınlanmasını gerekçe göstererek hem Zarakolu hem de Artı Gerçek internet sitesinin sahibi Artı Medya hakkında suç duyurusunda bulundu.

Altun’un avukatı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda bu yayının başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm milletin moral ve motivasyonunu düşürmeyi, bununla beraber halk arasında korku ve tartışma yaratarak kamu barışını bozmayı amaçladığı iddiasında bulundu.

Kalın: ‘‘Darbe, cunta, idam söylemlerinizle tarihin çöplük kutusuna yuvarlanıp gideceksiniz’’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise yazının arkasında ‘meşum plan’ olduğu görüşünde.

Kalın, ‘‘Darbe, cunta, idam söylemlerinizle tarihin çöplük kutusuna yuvarlanıp gideceksiniz. Erdoğan nefretiyle kahrolacak, kininizde boğulacaksınız. Bu millet sizin hiçbir meşum planınıza geçit vermeyecek. Bu memleketi birilerine peşkeş çekmenize asla müsaade etmeyeceğiz’’ dedi.

Çelik: ‘‘Cumhurbaşkanımızı Menderes’in akıbeti ile tehdit ediyorlar’’

Video konferansla yapılan AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası

gazetecilerin sorularını yanıtlayan Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Zarakolu’nun yazısına tepki gösterirken CHP’li Özgür Özel ve Canan Kaftancıoğlu’nun

‘‘Önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde iktidar değişecek’’ sözlerini de andı.

Çelik, ‘‘İnternet sitesindeki bir yazarın, bugün Cumhurbaşkanımızı, merhum başbakanımız Menderes’in akıbeti ile tehdit ettiği bir yazısının çıkmasına kadar varan bir süreç yaşadık. Türkiye'de belli odaklar, onlara ben ‘demokrasiyi felç etme örgütü’ diyorum. Onlar çeşitli şekilde hatta bazen baro açıklamasıyla kendilerini gösterirler. Bunlar, bildikleri yola başvurarak yine bir rejim tartışması açmaya çalışıyorlar. Seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamına ‘saray rejimi’ demeye başladılar. Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin önündeki en büyük engellerden bir tanesidir. Bir iktidarı seçimle göndermek istemek her muhalefetin hakkıdır. Fakat 'seçimle veya başka yolla gidecek' demek bunun Türkiye tarihindeki anlamı bellidir. Bu millete karşı silah çekmenin referansıdır" dedi.

Zarakolu: ‘‘Hayatım darbelere, darbeci eğilimlere karşı mücadele ile geçti’’

Tepkiler üzerine ‘zorunlu’ bir açıklama kaleme alan Ragıp Zarakolu 1960 yıllardan beri darbe karşıtı olduğunu, 27 Mayıs sonrası tutuklanan siyasetçilerin çocukları ile arkadaşlık yaptığını söyleyerek darbe çağrısı yaptığı iddialarını reddetti.

Zarakolu, yazısında ‘‘Darbe karşıtı bir yazının bu kadar ters yorumlanması, anlaşılır bir şey değil. Cumhurbaşkanlığı sözcülerinin yazıyı yeterince okumadıkları anlaşılıyor. Hayatım darbelere, darbeci eğilimlere karşı mücadele ile geçti. 12 Mart Darbesi'ni hapiste geçirdim, 20 yıl pasaport alamadım. Doktoram yarım kaldı. 12 Eylül darbesini tehdit altında yaşadım. 2011 yılında saçma gerekçelerle gözaltına alınıp tutuklandım. Beni tutuklayan, ulusal ve uluslararası tepki üzerine daha mahkeme başlamadan beni serbest bırakmak zorunda kalan ekip, polisi, savcısı, hâkimi ile hapiste şu an. 2016 darbe girişimi de, karşı darbesi de bana dokunmadan geçemedi ne yazık ki. Kıssadan hisse: İnsan hakları ve adalete bir gün herkes muhtaç olabilir ve olacaktır’’ ifadelerine yer verdi.