HABER

Yeni yasama yılı başlıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar, terör örgütleri ve mensupları dışında, olağanüstü halden zarar gören hiç kimsenin olmadığını belirterek, "Terörle mücadelede duyulan ihtiyaçlar ortadan kalktığında, elbette olağanüstü hal uygulaması da sona erecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 2023 hedefleri doğrultusunda attıkları her adımda, büyük ve güçlü Türkiye idealine biraz daha yaklaştıklarını bildirdi.

"Dört bir yanımızın istikrarsızlık ve çatışmayla çevrili olduğu bir dönemde hem kendimizi koruyabilmemiz hem de planlarımızı, programlarımızı, yatırımlarımızı hayata geçirebilmemiz önemli bir başarıdır." diyen Erdoğan, Türkiye'nin, çevresinde yaşadığı istikrarsızlıklar sebebiyle tek bir projesinden vazgeçmediğini, tek bir yatırımını ertelemediğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk yarısındaki ortalama büyüme oranının yüzde 5,1 olarak gerçekleşmesinin, izledikleri kararlı politikanın eseri olduğuna değindi.

Büyümede, kurlarda, enflasyonda, işsizlikte, ihracatta, turizmde yaşanan dalgalanmanın büyük ölçüde kontrol altına alındığına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu olumlu ivmenin her geçen ay artarak süreceği görülmektedir. Hükümetten beklentim; kamu mali disiplininden taviz vermeden, vatandaşımızın günlük hayatını kolaylaştıracak, geleceğe daha güvenle bakabilmemizi sağlayacak tedbirler alıp hayata geçirmesidir. Maruz kaldığımız iç ve dış saldırılar karşısında gösterdiği güçlü duruşa müteşekkir olduğumuz milletimizi huzursuz ve tedirgin edecek, kafasında soru işaretleri oluşturacak gereksiz adımlardan kaçınılması büyük önem arz etmektedir.

Meclisimizin de yeni yasama döneminde hükümetimizin bu yöndeki çabalarına destek vereceğine inanıyorum. Geçtiğimiz hafta yapılan olağanüstü toplantıda görüşülen tezkere konusunda, bir parti hariç, Meclisimizde sergilenen birlik ve beraberliği takdirle karşıladığımı özellikle belirtmek istiyorum. Milletimizin özlediği Meclis görüntüsü işte budur. Önümüzdeki dönemde milli konularda bu dayanışmanın çok daha sık, çok daha güçlü bir şekilde sergileneceğini ümit ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 1984 yılından beri kesintisiz bir şekilde bölücü terörle mücadele ettiğine dikkati çekti.

- "FETÖ'nün saldırılarını boşa çıkardık"

PKK ve uzantıları yanında, ideolojik ve dini söylemlerle kurulan terör örgütlerinin de ülkeye önemli zararlar verdiğini vurgulayan Erdoğan, "FETÖ'nün devleti ele geçirmek için emniyetten yargıya, mülkiyeden orduya kadar tüm kurumlarımız üzerinden yaptığı saldırıları, milletimizle birlikte boşa çıkardık. Terör örgütlerine karşı verilen mücadele, birlik ve beraberliğimizi en çok sergilememiz gereken alanların başında geliyor. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar, terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi, duruşu, politikayı mazur gösteremez." dedi. Recep Tayyip Erdoğan, yargının, terör örgütü olarak tanımladığı yapıları doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi hiç kimseye yakıştıramayacağını belirterek, "Bu uğurda yüksek yargı kurumlarımızdan kürsü hakimlerimize, savcılarımıza kadar tüm yargı sisteminin yıpratılması anlamına gelecek beyan ve tutumları da asla doğru bulmuyorum. Hele hele olağanüstü hal uygulamasına yönelik bir takım nitelemeler var ki gerçekten kabul edilebilir değildir. Türkiye'nin, darbe teşebbüsü ve terör örgütlerinin saldırıları gibi gerçekten olağanüstü tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu kim inkâr edebilir?" ifadesini kullandı.

- "İdlib'te güvenli alan oluşturmanın gayreti içindeyiz" Olağanüstü tehditlerin, olağanüstü tedbirleri gerektirdiğini belirten Erdoğan, şu görüşlere yer verdi: "Üstelik, hükümetin anayasada belirtilen olağanüstü hal yetkilerinden gerçekten pek azını kullandığı, sadece aciliyet arz eden hususlarda bu yola başvurduğu da bir gerçektir. Bugüne kadar, terör örgütleri ve mensupları dışında, olağanüstü halden zarar gören hiç kimse olmamıştır. Terörle mücadelede duyulan ihtiyaçlar ortadan kalktığında, elbette olağanüstü hal uygulaması da sona erecektir. Diğer taraftan, savunma sanayinde ve teknoloji alanında elde ettiğimiz neticeler sayesinde, özellikle sınırlarımız içinde terör örgütlerini hareket edemez hale getirdik. Sınır ötesi operasyonlarımızı da bölgedeki diğer güçlerle sağladığımız işbirliği çerçevesinde adım adım ilerletiyoruz. Fırat Kalkanı Harekâtı'ndaki başarımız, DEAŞ'a karşı kurulan koalisyonun mücadele stratejisini değiştirmiştir.

Şimdi de Astana görüşmelerinde sağlanan uzlaşma çerçevesinde, İdlib bölgesinde güvenli bir alan oluşturmanın gayreti içindeyiz. Buna karşılık bazı müttefiklerimizin, bizim terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla işbirliği konusundaki ısrarlarının, bölgedeki krizin daha derinleşmesine yol açtığını görüyoruz. Bu konudaki düşüncelerimizi, duruşumuzu, politikalarımızı her platformda dile getiriyor, ikazlarımızı yapıyoruz. Krizlerin yaşandığı ülkelerin toprak bütünlüğü ve toplumsal mutabakatı gözetmeyen, sahadaki gerçeklerle uyuşmayan hiçbir projenin başarı şansı yoktur. Bu tür adımların varacağı yer, daha fazla acı, kan ve gözyaşıdır. Biz Türkiye olarak, sınırlarımız içinde ve dışında, terör örgütleriyle mücadele konusundaki kararlılığımızı sonuna kadar devam ettireceğiz."

- "Kuzey Irak Yönetiminin attığı yanlış adımlar..." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak'ın, ilk Körfez Savaşı'ndan bu yana istikrara kavuşamadığını, sürekli çatışmaların ve krizlerin yaşandığı bir ülke olduğunu bildirdi.DEAŞ tehdidinin ilk patlak verdiği yer olan Irak'taki mezhep geriliminin, pek çok sorunun ana kaynağı durumunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şimdi bir de bu sıkıntıya, Kuzey Irak Yönetiminin attığı yanlış adımlar eklenmiştir. Hem Irak Anayasasına göre hem de uluslararası toplumun yaklaşımı itibarıyla, Kuzey Irak Yönetiminin yaptığı referandumun herhangi bir karşılığı yoktur. Buna rağmen, bu teşebbüs dahi başlı başına önemli bir sorundur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin, Irak'taki tüm kesimlerin güvenliği, huzuru, refahı için yaptığı çalışmaların, Kuzey Irak Yönetimi nezdinde böyle karşılık bulmasının üzüntüsü içinde olduğunu belirterek, "Buradaki asıl sıkıntı bu girişimin yol açtığı sonuçların, asıl kimin işine yarayacağıdır." dedi.

(Sürecek)

Geri Dön