---
title: "Arslan: &quot;Ülkemizde işgal gücü istemiyoruz&quot;"
date: "2013-01-20 15:01:02"
author: "ajans23haber"
tags: "Elazığ", "suriye", "kaymakam", "Asker", "Türkiye"
canonical_url: "https://www.mynet.com/arslan-quotulkemizde-isgal-gucu-istemiyoruzquot-180100656219"
original_url: "https://www.mynet.com/arslan-quotulkemizde-isgal-gucu-istemiyoruzquot-180100656219"
---
# Arslan: &quot;Ülkemizde işgal gücü istemiyoruz&quot;
Divan toplantısında bir konuşma yapan İl Başkanımız Haluk Arslan; Pazar günü yapılması gereken "Patriotlar Gelmesin Biz Geliyoruz" mitingine komik bir sebep öne sürerek mitingin iptaline karar veren yetkilileri sert bir dille eleştirdi.
Arslan Şöyle devam etti ; Hepinizin malumu olduğu üzere, Saadet Partimiz tarafından, Türkiye’ye yerleştirilmek istenen patriot füzelerine karşı Türkiye genelinde milli bir yürüyüş başlatılmış ve 20 Ocak 2013 Pazar günü, patriot füzelerinin indirileceği İskenderun limanında büyük bir miting düzenlenme kararı alınmıştı.
Aslında bizim bu gün İskenderun’da olmamız gerekiyordu. Saadet Partisi teşkilatları olarak ülkemizin içerisine sürüklendiği bataklığı ve felaketi görüp toplumumuzu uyarmak en temel görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Türkiye’nin 28 yerinde NATO üssü bulunuyor. Bunlara ilaveten Malatya’ya füze kalkanı yerleştirildi şimdi de üç ilimize patriot füzeleri yerleştirilmeye çalışılıyor.
ABD başkanı 2003’te batılı dostlarıyla birlikte Irak’ı işgal ederken, bu bir Haçlı Savaşıdır demişti. 2011 yılında Libya’yı bombalarken Fransa içişleri bakanı, biz burada Haçlılara öncülük yapıyoruz dedi. Şimdi Suriye sınırımıza savaş araçları getiriliyor, patriotlar ile beraber binlerce yabancı asker ülkemize yerleştiriliyor. Hem de bütün bunların masrafları Türkiye’ye ödettiriliyor. Bu manzara Haçlı savaşlarının Postmodern olarak devam ettiğini gösteriyor. Artık haçlılar savaş masraflarını kendileri ödemiyor. Müslümanlara yüksek fiyatlarla silah satıyorlar ve Müslüman’ı Müslüman’a öldürtüyorlar. Ölüm kusan silah fabrikaları çalışıyor, kasaları doluyor ve İslam coğrafyasında oluk oluk kan akıyor. Bu oyunu bozmamız lazım.
Tarih tekerrürden ibarettir derler. 1. Dünya savaşı öncesinde Alman savaş gemilerine Osmanlı bayrağı çekildi, gemilerdeki askerlerin kıyafetleri değiştirildi ve gemilerin adları Yavuz ve Midilli yapıldı. Ama kontrol bizde değildi. Karadeniz’e açıldılar ve Rus limanlarını bombaladılar. Ve bir oldu bitti ile kendimizi bir dünya savaşının ortasında bulduk. Şimdi Allah muhafaza bölgemizde planlanan bir savaşın, beklide 3. Dünya savaşının bir tarafı olmaya doğru adım adım ilerliyoruz. Bugün geldiğimiz noktayı ve konuştuğumuz bu konuları merhum liderimiz Erbakan Hocamız yıllar öncesinden ifade etmişti.
İşte biz Saadet Partisi teşkilatları olarak bu uyarı doğrultusunda tarihi sorumluluğumuzu ifa etmek için “Patriotlar Gelmesin-Biz geliyoruz” başlıklı mitingimiz ile milletimizi uyarmak ve ülkemiz üzerinde oynanan sinsi ve tehlikeli bir oyuna karşı tepkimizi ortaya koymak istiyorduk.
Ne var ki; iktidar, 20 Ocak 2013-Pazar günü İskenderun’da düzenleyeceğimiz bu tarihi mitingi tuhaf ve bir o kadar anlamsız bir gerekçeyle iptal etmiş ve yasaklamıştır,
İktidar yasak gerekçesi olarak; “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri Kanunu’nun 17’inci maddesini göstermiştir. Söz konusu madde de; “Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması halinde yasaklayabilir” ifadesi yer almaktadır.
Bu gerekçeden anlaşılmaktadır ki; Maalesef İktidar; Milli Güvenlik açısından ülkemizi savaşın eşiğine getiren patriot füzelerini değil, aziz milletimizin tepkisini tehdit olarak görmektedir.
Kahramanmaraş’a, Adana’ya, Gaziantep’e yerleşecek, Alman, Amerikan askerlerini değil, bu vatan için canlarını vermiş bir ecdadın torunlarını tehlike olarak görmektedir.
Daha dün İncirlik’te cami basan Hans’ları değil, “Ülkemizde işgal gücü istemiyoruz” diyen Hasan’ları potansiyel suçlu görmektedir.
Oysa Saadet partisi milletimizi yakından ilgilendiren konularda defalarca miting yapmış ve bu mitinglere yüz binlerce vatan evladı iştirak etmiştir. Ve yine başta iktidar mensupları olmak üzere herkesin malumudur ki bu mitinglerde, en ufak bir olay vuku bulmamıştır.
Bu yüzden Patriotlara karşı gerçekleştireceğimiz mitingin iptali için gösterilen gerekçe sadece dramatik değil aynı zamanda komiktir. Millet vicdanında asla karşılık bulmayacaktır.
Bu yasak sadece ve sadece iktidarın sicilinde kara bir leke olarak yer alacaktır.
Bu vesileyle bir kez daha uyarıyor ve haykırıyoruz: Ülkemize yerleştirilmek istenen Patriot füzeleri kirli ve tehlikeli bir oyunun parçasıdır. Patriotlar, Türkiye’yi korumak için değil, İslam ülkelerini birbiriyle savaştırmak için getiriliyor. Çünkü Nato barışın değil, küresel emperyalizmin silahlı gücüdür. Girdiği yere, kan ve zulümden başka hiçbir şey götürmemiştir.
Bu aziz millet hiçbir zaman düşmanından medet ummamıştır.
Tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi gerekirse 250 bin şehit vermiş, ama asla esaret ve dayatmaya boyun eğmemiştir. Bizim Amerika’nın kalkanına da, Nato’nun patriotuna da ihtiyacımız yoktur.
Bu topraklar NATO toprağı değil, İslam toprağıdır. Bu topraklarda Rasmussen’lerin değil, seyit çavuşların, şehit kamil’lerin kanı vardır.
Mitingleri yasaklamak, meydanları kapatmak bu gerçekleri hiçbir zaman değiştirmeyecektir.
Herkesin bilmesini istiyoruz ki, meydanları yasaklasalar da, haklı mücadelemizi engelleyemeyecekler. Saadet partisi olarak hukuk çerçevesi içinde, milletimizi uyarmaya ve en gür sesle bu yanlışa dur demeye devam edeceğiz.
Bu yasak bizlere aslında Milli Görüşçüler olarak yaptığımız işin ne kadar doğru olduğunu ve tespitlerimizde ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha göstermiştir. Bu vesile bildiğimiz bir konuyu daha teyit ettik zalimlerin tek korkusu Milli Görüştür. Korkunun ecele faydası yok!!!
Burada bir ibretlik olayı aktarmadan geçemeyeceğim. 14 ocak Ortodoksların yeni yıl başlangıç tarihi. Bu vesile ile BM Genel kurulunda bir müzik grubu tarafından konser verildi. Bu konserde Yugoslavya’da yaşanan savaş esnasında Boşnaklara ve Hırvatlara yönelik birçok katliam gerçekleştirilirken Çetnikler tarafından söylenen “Drina Marşı” grup tarafından seslendirildi. Bu marş okunurken başta BM Genel sekreteri Ban Kİ-moon ve davetliler alkışlarıyla gruba eşlik ettiler. Bu marş Müslümanlara kanı gözyaşını ve vahşeti hatırlatırken, BM yetkililerini eğlendiriyor ve neşelerini artırıyor. Müslümanları ölüme götüren bu marş BM için mutluluk vesilesi. İşte bunların iç yüzü, asıl karakteri.
Aynı vahşet bu gün Fransa tarafından Mali’de uygulanıyor. Gözünü kan bürümüş batılı azgınlar ortada hiçbir gerekçe yokken yeni bir katliama Mali’de başladılar. BM de tık yok. Aksine haçlı birliği hemen harekete geçti ve Fransa’yı destekleme kararı aldı. Bu böyle gitmez. Tek çözüm İslam Birleşmiş Milletleri Teşkilatını kurarak bu azgınlara dur demektir.
Biz buradan Mali’de mazlum insanlara yönelik Fransa tarafında yapılan saldırıyı kınıyoruz. Bizim için Mali’ye saldıran Fransa İle Suriye konusundaki savaş kışkırtıcılığı yapan Fransa aynı ülkedir.
Ülkemiz uygulanan ekonomik politikalar ile iflasın eşiğine gelmiştir. Elimizde avucumuzda neyimiz varsa sattılar. En son otoyollar ve köprüler satıldı. Buna rağmen devletimizin borcu 550 milyar dolara dayandı. Devlet borçlu, şirketler borçlu, fertler borçlu. Borç yüzünden hareket edemez olduk. Her alanda uluslar arası Siyonist sermayenin ve bankaların güdümüne girdik kurtulamıyoruz.
Sosyal ve kültürel alanda iflasın eşiğine geldik. Uygulanan politikalar yüzünden Ahlaki değerler alt üst oldu. Gençlerimiz elden gidiyor. Aileler dağılıyor. Yarına umutla bakamıyoruz.
Ve yine uygulanan yanlış politikalar ülkemizi savaşın eşiğine kadar getirdi. Dış politikamız iflas etmiş durumda. Sorunlu olmadığımız komşumuz yok. Irkçı emperyalistlerin ve haçlıların oyuncağı olduk.
Bütün bunların yansıması olarak şehrimizde birçok sıkıntı ve problemi hep birlikte yaşıyoruz. Bizler kapımızın önünden başlayarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışacağız. Milli görüş teşkilatları olarak gecemizi gündüzümüze katarak gayret göstereceğiz. Kapımızın önündeki sıkıntı ve problemleri çözmek için çaba sarf edeceğiz. Biz fotoğrafın tümünü görüyoruz ve biliyoruz ki dünya bir imtihan yeridir ve mutlak güç ve kudret sahibi olan sadece Allah’tır. Rabbimizin rızasını kazanabilmek için iyinin, güzelin, doğrunun ve hakkın hakim olabilmesi için çalışacağız.
Yaşanabilir bir Elazığ, Yaşanabilir bir Türkiye, Yeniden büyük Türkiye ve Yeni bir dünya kurma yolunda Allah yardımcımız olsun"dedi.
İL İDARESİ KANUNU 5442
Madde 32 - A) Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir;
B) Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle ödevlidir;
C) Kaymakam, memleketin sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür;
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU 2911
Toplantının Ertelenmesi veya Bazı Hallerde Yasaklanması
Madde 17 - (Değişik madde: 26/03/2002 - 4748 S.K../6. md.)
Bölge valisi, vali veya kaymakam, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması halinde yasaklayabilir.
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK
Madde 23 - (Değişik madde: 22.10.2002 - 24914 s. R.G./Yön)
Vali ve Kaymakam;
a) Milli Güvenlik, Kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla,
