---
title: "Dha İstanbul Bülteni - 4"
date: "2017-02-21 17:59:01"
author: "DHA"
tags: "İstanbul", "polis"
canonical_url: "https://www.mynet.com/dha-istanbul-bulteni-4-180103420054"
original_url: "https://www.mynet.com/dha-istanbul-bulteni-4-180103420054"
---
# Dha İstanbul Bülteni - 4
\- GAZİOSMANPAŞA'DA KAHVEHANEYE SİLAHLI SALDIRI (3)
Haber-Kamera: İbrahim AKTÜRK-Erhan TEKTEN/İSTANBUL-DHA  
Gaziosmanpaşa'da bir kahvehaneye silahlı saldırı düzenlendi.  
Pazariçi Mahallesi Gümüşsuyu Caddesi'nde bulunan kahvehaneye saldırı saat 14.00 sıralarında gerçekleşti.   
Edinilen bilgiye göre, kahvehane önünde aracıyla hızlı geçtiği belirtilen 20-25 yaşlarındaki bir kişi ile kahvehane sahibi arasında tartışma çıktı. Tartışma sonrası ayrılan sürücü bir süre sonra kalabalık bir grup geri döndü. Grup, kahvehanenin camlarına ateş açtı. Kimsenin yara almadığı olayda, içerideki masa ve sandalyelere de zarar veren saldırganlar kaçtı. Olay yerine gelen polis ekipleri, çevrede geniş çaplı güvenlik önlemi aldı. Polis, kaçan saldırganların yakalanması için inceleme başlattı.
Görüntü Dökümü:  
\-----------------  
-Kahvehaneden görüntüler  
-Kırılan camlar ve caddeye atılan sandalyeler  
-Polis ekiplerinin olay yerinde güvenlik önlemi alması  
-Ekiplerin inceleme yapmasından görüntüler  
-Zırhlı araçtan detaylar  
-Görgü tanıklarıyla röportajlar  
-Kahvehanenin kırık camları  
-Dışarıdaki sandelyeler  
-Polis ekipleri  
-Güvenlik çemberi  
-Olay yeri inceleme ekipleri  
-İncelemeler  
-Numaratör konması
21.02.2017 - 14.44 Haber Kodu : 170221123  
21.02.2017 - 15.13 Haber Kodu : 170221130  
21.02.2017 - 15.49 Haber Kodu : 170221147\_
===========================
\-   
\\* Eyüp'te seyir halindeki bir otomobilin üstüne 8 katlı inşaattan taş düştü.   
\\* Taş cam tavanı parçalayıp otomobilin içine girdi.  
\\* Sinir krizi geçiren kadın sürücü uzun süre sakinleşmedi.   
\\* Sürücü, "Ya çocuğum da arabada olsaydı deyip" gözyaşı döktü.
Haber: Zeki GÜNAL /İSTANBUL DHA)  
Eyüp Çırçır Mahallesi'ndeki olay bugün öğle saatlerinde meydana geldi.   
Kadın sürücü 8 katlı bir inşaatın önünden geçerken otomobilin üstüne taş düştü. İddiaya göre bu sırada inşaatta çalışan işçiler araç içindeki kadına 'devam et birşey yok' diye seslendiler. Cam tavanı parçalayarak içeri giren taşı gören kadın şok geçirdi. Olayı görüp kadının yardımına koşan çevredeki vatandaşlar kadını sakinleştirmekte güçlük çekti. Kadın, "Çok korktum, polis gelsin ben davacıyım. Ben arabasında değilim beni öldürecekti. O cam parçaları bana saplansaydı.. Çocuğumu az önce götürdüm, çocuğum arabada olsaydı ne olacaktı" diye gözyaşlarına boğuldu. Kadının sinir krizi geçirdiği anlarda bazı işçilerin çalışmaya devam ettiği görüldü.   
Kadın, "Bir öldürmediğiniz kaldı, bu yoldan çocuklar geçiyor ya ben ölseydim ne olacaktı" diye haykırırken bir inşaat çalışanının kadına "Abla kaza bu oluyor, yeteri kadar dikkat ediyorum" dediği duyuldu.
Görüntü dökümü  
\--------------  
CEP TELEFONU GÖRÜNTÜLERİ  
-Seyir halindeyken üstüne inşaattan taş düşen otomobil  
-Olayı görüp kadının yardımına gelen vatandaşlar  
-Kadının gözyaşı döküp sinir krizi geçirmesi  
-Çalışmaya devam eden işçiler  
-Büyük bölümünde güvenlik önleminin alımadığı görülen inşaat  
-Kadını yanına gelen bir inşaat çalışanı ile kadın arasındaki diyalog  
-Otomobilin kırık cam tavanı  
-Otomobilin içindeki cam parçaları  
-Genel ve detay görüntüler
21.02.2017 - 16.03 Haber Kodu : 170221152
==================================
\- (GENİŞ) "ISLAK İMZA KUMPASI" DAVASI...
Haber: Özden ATİK / İstanbul, DHA  
Ergenekon Davası'na delil kabul edilen "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesinde CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in ıslak imzası bulunduğu öne sürülerek kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin davada, 15'i tutuklu 18 sanık hakim karşısına çıktı.  
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, aralarında emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu ile eski Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce'nin bulunduğu 18 sanık katıldı. Şikayetçiler Dursun Çiçek ve Serdar Öztürk duruşmada hazır bulunurken; eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ duruşmaya gelmedi. Başbuğ'u duruşmada avukatı temsil etti. Dursun Çiçek'in avukatlığını ise kızı İrem Çiçek üstlendi. Duruşmada iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıkların savunmasına geçildi.
"HERHANGİ BİR BASKI VE TELKİN YAPILMADI"  
Sanık Lokman Başer, Adli Tıp Kurumu Belge İnceleme İhtisas Dairesi'nde çalıştığını belirterek İrtica ile Mücadele Eylem Planı'na ait ilk incelemeyi belgenin fotokopisi üzerinden 2009 yılında yaptıklarını ifade etti. Başer, "Bu raporlardan ilki Genelkurmay Askeri Savcılığı'ndan, diğeri İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'ndan gönderildi. İkisi de aynı belgenin fotokopisiydi. Ben, Daire Başkanı Çetin Seçkin ve Şube Müdürü Tuncay Çınar ile Kurum Başkanı Haluk İnce'nin odasına gittik. Haluk Bey, sadece 'Rapor gecikmesin' dedi. Başka bir şey demedi. Daha sonra belge bana zimmetlendi" dedi. Diğer iki raporun ise belgenin aslı üzerinden hazırlandığını söyleyen Başer, "19 Ekim 2009'da belgenin aslı üzerinden incelememizi yaptık. Fotokopi belgelerin aslı ile aynı olduğu kanaatine vardık. Şahsın eli ürünü olduğu kabulünün gerektiği sonucuna vardık" diye konuştu. Kendisine herhangi bir baskı ve telkin yapılmadığını ifade eden Başer, mahkeme başkanının firari Savcı Zekeriya Öz ile İstihbarat Daire Başkanlığı Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in belgenin gönderildiği dönemde Adli Tıp Kurumu'na geldikleri yönündeki sorusuna "Geldiklerini medyadan duydum. Herhangi bir kurum çalışanından bu konunda duyum almadım" diye yanıt verdi. Sanık Lokman Başer, "15 Temmuz darbe girişimine kalkışanları lanetliyorum" diyerek tahliyesini talep etti.
"ÖRGÜT ADINA HERHANGİ BİR İŞLEM YAPMADIM"  
Tutuklu sanıklardan Adli Tıp uzmanı İsmail Çakır ise, inceleme konusu belge ile Dursun Çiçek'in adına atılı imzayı incelediğini belirterek, "Herhangi bir sahtecilik bulgusuna rastlamadım. Dosyada mevcut mukayese imza örneklerini, kendi arasında inceleme konusu imza ile inceledim. Uygunluk ve benzerlik tespit ettim. Bu tespitlerim doğrultusunda Dursun Çiçek'in eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği kanaatine vardım" dedi. Çakır, "Örgüt adına herhangi bir işlem yapmadım. Hakkımdaki şikayet ve iddiaları kabul etmiyorum" dedi.
"SOHBETLERDEN HABERİM OLMADI"  
Adli Tıp uzmanı tutuklu sanık Gürol Berber ise 2000 yılında Adli Tıp Kurumu'na asistan olarak girdiğini belirterek ses ve görüntü inceleme bölümünde görevli olduğunu ifade etti. Berber, "İş yoğunluğu vardı. Hem ses ve görüntü inceleme hem de fizik ihtisas belge inceleme Dairesi'nden dosya almaya başladım. Ben genişletilmiş kuruldaydım. Belgenin geldiğini Lokman arkadaşımız söyledi. Belgenin önceki inceleme aşamalarını bilmiyorum. Dosyayı sırayla bize teslim etti. Herkes yazmış olduğu görüşü toplantıda devam ettirdi" dedi. Gürol Berber, mahkeme başkanının evinde Fetullah Gülen'e ait şiir CD'si bulunduğunu sorması üzerine "Slow müzik CD'leri aldığımı hatırlıyorum, bu CD'ler içinde olabilir" dedi. Adli Tıp Kurumu yapılanmasında sohbetlere katılıp katılmadığına ilişkin soruya, "Sohbetlerden haberim olmadı" diye cevap veren Berber, "Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde ilk üçe girdim. Adli Tıp Kurumu'nda kalmamın sebebi, eşime aşık olduğum içindir" demesi ise salonda gülüşmelere neden oldu. Duruşmaya ara verildi.
==============================
\- 8 YAVRU KÖPEĞİ TOPRAK ALTINDAN İTFAİYE KURTARDI  
Soner HASIRCIOĞLU / İSTANBUL DHA  
Balıkesir'in Edremit ilçesinde, bir sokak köpeğinin toprağı kazarak yaptığı yuvasının yağmurun etkisiyle çökmesi sonucu mahsur kalan 8 yavrusu itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yavrular, anneleriyle birlikte Edremit Hayvan Barınağı'na teslim edildi.  
Geçen 19 Şubat'ta, Cennetayağı Mahallesi, İstasyon Caddesi'ndeki binalar arasında kalan bir zeytinlikteki bir toprak çöküntüsünün başında ağlayan bir sokak köpeği olduğunu farkeden çevredekiler durumuna üzülüp, yiyecek verdi. Ancak verilen yiyecekleri yemeyip, üzgün görünen ve sürekli ağlayan köpeğin durumundan şüphelenilip, durum itfaiye ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin yaptığı incelemede, köpeğin toprağı kazarak yaptığı yuvasının yağmurla birlikte gevşeyip çökmesi sonucu, 8 yavrusunun mahsur kaldığı belirlendi. Köpeğin toprak çöküntüsünün başında ağlamasından bir gündür mahsur kaldıkları anlaşılan yavruların kurtarılması için çalışma başlatıldı. İtfaiye ekipleri, dün (Pazartesi) gece, önce yavruların bulunduğu yere annenin girebileceği büyüklükte bir delik açtı. Köpeğin bu delikten girerek, 10 günlük oldukları tahmin edilen yavrularını beslemesi sağlandı. Ardından da bu sabah çalışmalarına devam eden itfaiye ekipleri, yavru köpekleri kurtarıp, anneleriyle birlikte Edremit Hayvan Barınağı'na teslim etti. Veteriner kontrolünden geçirilen köpeklerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirlenip, korumaya alındı.
Görüntü Dökümü:   
\------------------------------  
\- Vatandaşa ait cep telefonu görüntüsü   
\- İtfaiye ekiplerinin çalışması   
\- Kuyudan çıkarılan 8 adet yavru köpek   
\- Genel ve detaylar
21.02.2017 - 17.36 Haber Kodu : 170221187
============================
\- "SAHTE ÇÜRÜK RAPORU" DAVASINDA SONA DOĞRU
\* Savcı, "örgüt kurup yönetme ve örgüt üyeliği" suçlamasıyla yargılanan ve aralarında askeri savcı Ahmet Zeki Üçok'un da bulunduğu sanıkların tamamı için beraat kararı verilmesini istedi. Savcı beraat talebinin gerekçesini de "yeterli delil yok" diye açıkladı
Hayati KILIÇ, İstanbulDHA  
"Sahte çürük raporu" soruşturmasına ilişkin haklarında dava açılan emekli Askeri Savcı Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 11 sanığın yargılandıkları davada savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, tüm sanıkların "örgüt üyeliği" suçundan beraati talep edildi. Emekli Askeri Savcı Ahmet Zeki Üçok ile birlikte toplam 8 sanığın "Dolandırıcılık' suçundan beraati istendi. Savcı, sanıklar Tugay Tepe, Erdem Kılıç ve Tamer Alan'ın ise "Dolandırıcılık" suçundan cezalandırılmalarını talep etti.
TUTUKSUZ YARGILANAN SANIKLARIN BİR BÖLÜMÜ DURUŞMADA HAZIR BULUNDU  
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, başka suçtan hükümlü Murat Tugay Tepe, cezaevinden getirildi. Tutuksuz yargılanan sanıklar İsmail Es, Tahir Mete Turan, Taylan Özgür Düşko, Ömer Uçar ve avukatları duruşmada hazır bulundu. Diğer tutuksuz sanıklar Ahmet Zeki Üçok, Fehmi Suna, Murat Can Çarmıklı, Sibel Fatma Çarmıklı, Ahmet Metin Hökenek ve Erdem Kılıç duruşmaya gelmedi.
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI  
Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı tüm sanıklar hakkında "örgüt kurup yönetme ve örgüt üyeliği" suçundan yeterli delil elde edilemediğinden beaatlerini talep etti. Ahmet Zeki Üçok hakkında "Dolandırıcılık" suçundan yeterli delil delil bulunamadığını belirten savcı mütalaasında sanıklardan Turgay Tepe hakkında "Nitelikli dolandırıcılık" ve "Dolandırıcılık" suçlarının 8 kez uygulanarak toplam 10 yıldan 47 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaanın devamında Taylan Özgür Düşko'nun "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan 2 yıldan7 yıla kadar, Erdem Kılıç'ın "Dolandırıcılık' suçundan 5 kez uygulanarak 5 yıldan 25 yıla kadar cezalandırılması talep edildi. Duruşma sanıklar ve sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için ertelendi.
YARGITAY'DA ESAS VE USUL YÖNÜNDEN BOZULMUŞTU  
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Ahmet Zeki Üçok'un da bulunduğu 17 sanık hakkında "Sahte çürük raporu" soruşturması kapsamında iddianame hazırlamıştı. Yaklaşık 2,5 yıl süren dava, 2013 yılının Nisan ayında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Sanık Ahmet Zeki Üçok "Örgüt üyesi olmak" ve "Dolandırıcılık' suçlarından 9 yıl 7 ay hapis cezasına, Murat Tugay Tepe de 142 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme, sanıklar Sibel Fatma Çarmıklı ve oğlu Murat Can Çarmıklı'yı 2 yıl 6'şar ay, 6 sanığı da 4 yıl 2 ay ila 51 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına mahkum ederken, 6 sanığın beraatına hükmetmişti. Ancak Yargıtay 6. Ceza Dairesi ise 8 Ekim 2015'te, sanıklardan Ahmet Zeki Üçok ve Murat Tugay Tepe'nin de aralarında bulunduğu 11 sanıkla ilgili verilen hükümleri hem esas, hem de usul yönünden bozarken, diğer 6 sanığın beraatını onamıştı.
=============================
\- ŞİKE KUMPASI DAVASINDA İDDİANAMENİN OKUNMASI TAMAMLANDI
Haber: Ümit TÜRK İstanbul / DHA   
"Futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurdukları iddialarına ilişkin aralarında eski emniyet müdürlerinin bulunduğu 108 sanıklı davada mahkeme başkanı iddianamenin özetinin okunmasını tamamladı. Duruşmada başka soruşturmalardan tutuklu olan eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ve Mehmet Baransu'nun da bulunduğu 17 tutuklu sanık ile 33 tutuksuz sanık hazır bulundu. Müştekileri ise avukatları temsil etti.  
Sabah 10.00'da duruşmayı başlatan mahkeme başkanı Ali Öztürk, sanıklar hakkında iddianamede yer alan atılı suçları tek tek okudu. Ayrıca iddianamede, müşteki ve mağdurların şike davasında yargılanmalarına neden olan olaylar anlatıldı. Saat 17.00'de iddianamenin okunmasını tamamlayan mahkeme başkanı duruşmayı yarına ertelediğini açıkladı. Mahkeme başkanı 13 Ağır Ceza Mahkemesi ile yeniden yargılama talebinde bulunan 16. Ağır Ceza Mahkemesi ile Yargıtay'ın kararlarrına ilişkin herhangi bir yargılama yapmadıklarını hatırlatarak, kendilerinin üst mahkeme olmadıklarını belirtti. Mahkeme başkanı, "Bizim davamızın konusu şike davasının maksatlı, hukuka aykırı yürütüldüğü iddialarına ilişkindir. Bu nedenle sanıkların savunmalarını bu kapsamın dışına çıkartmamalarını ve zamandan çalmamaları adına bu konuda savunma yapmalarını istiyoruz" dedi.
