---
title: "Divriği Kalesi Kazıları"
date: "2013-12-01 12:41:36"
author: "AA"
tags: "Kayseri", "Çelebi", "Türkiye"
canonical_url: "https://www.mynet.com/divrigi-kalesi-kazilari-180101177131"
original_url: "https://www.mynet.com/divrigi-kalesi-kazilari-180101177131"
---
# Divriği Kalesi Kazıları
Divriği Kalesi kazılması en zor alan Divriği Kalesi'nde, Kale Camii ve kazı öncesinde görülebilir durumda olan muhtemelen Roma döneminden itibaren kullanılmış bir sarnıç dışında ellerinde hiçbir şey olmadığını dile getiren Eser, şunları anlattı: "Kazı alanı olarak Divriği'nin seçilmesindeki amaç şuydu; Divriği aslında kale diyoruz ama kale kent formunda. Evliya Çelebi'nin verdiği bilgilere göre, sur içerisinde 300'e yakın ev var. Bazı buğday depoları, su sarnıçları, silah depoları sayılıyor ama bunlardan görünürde hiçbir şey yok. Çünkü, bütün veri toprak altında. Sanırım burası kazmak için seçilmiş Türkiye'deki en zor alan. Çünkü yer yer yüzde 70'e varan eğim söz konusu. Moloz konusu bizi ciddi anlamda zorluyor. Biz Divriği Kalesi'nde çıkan moloz sorununu daha bu sene çözebildik." Eser, kazı ilerledikçe ve yapılarda kullanılan malzemeler geliştikçe değerlendirmelerinin de değiştiğine işaret ederek, yerel üretim tekniği, bezemesi, malzemesi aradıklarını belirtti. Eser, kazılarda çok sayıda boncuk, bilezik, gülle, sapan taşı ve metal eser parçası bulunduğunu kaydetti. UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifasını inşa eden Mengücekler hakkında hiçbir şey bilinmediğini dile getiren Eser, "Bir tane sikke var. Sikkelerinin nasıl olduğunu biliyoruz. Başka hiçbir kayıt yok. Onu nereden öğrenebiliriz? Bunu kazarak öğreneceğiz. Kazdıkça Mengüceklerin nasıl kişiler olduğunu öğrenmeye çalışacağız. Kazı bu yönde gelişen verilerle ilerliyor" diye konuştu. Eser, kazı çalışmalarının 10 yıldan daha kısa sürede tamamlanmasının planlandığını sözlerine ekledi.
