---
title: "“dokuz Önü” Ahlatlı Öğrencileri Unutmadı"
date: "2014-03-13 14:32:02"
author: "İHA"
tags: "Bitlis", "Van"
canonical_url: "https://www.mynet.com/dokuz-onu-ahlatli-ogrencileri-unutmadi-180101318777"
original_url: "https://www.mynet.com/dokuz-onu-ahlatli-ogrencileri-unutmadi-180101318777"
---
# “dokuz Önü” Ahlatlı Öğrencileri Unutmadı
Merkezi İstanbul Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde bulunan “Dokuz Önü Gönüllü Yardım Platformu”, Bitlis’in Ahlat ilçesine bağlı Nazik, Seyrantepe ve Dilburnu köylerinde bulunan ilkokulları ziyaret ederek, öğrencilere çeşitli yardımlarda bulundu.Yaptıkları birçok yardım organizasyonu ile gönüllerde taht kuran “Dokuz Önü Gönüllü Yardım Platformu” üyeleri Ahlat’ta ki köy öğrencilerini de unutmayarak, gönüllülerin verdiği bot, mont, kırtasiye, oyuncak ve fiziki malzemeler dağıttı. Konu ile ilgili açıklama yapan Dokuz Önü Gönüllü Yardım Platformu Yöneticisi Gürsel Bulut, amaçlarının yardımlaşma kültürünü yaymak olduğunu ifade ederek, ”İstanbul’da Çorlulu Ali Paşa Medresesinde beraber çay kahve içen bir gruptuk. Sonra dedik ki bu medrese kültürüne, Osmanlı kültürüne uygun bir şeyler yapalım. İlk olarak üniversiteli arkadaşlarla Van’a yardım götürdük. Fakat orda gördüğümüz güzel insanlar o çocukların çaresiz oluşu, bizi bir şeyler yapma onuluşumun da bu bölge için teşvik etti. İstanbul’a döner dönmez ilk yaptığımız iş hafta sonu organizasyonu düzenlemek oldu. Bu organizasyonlarla her hafta sonu 40-50 arası lösemili çocukları ziyaret ederek, hediyeler verip onlarla zaman geçirip oyunlar oynuyoruz. Huzur evlerini geziyoruz. Çocuk esirgeme kurumundaki çocuklarla birlikte kahvaltılar yapıyoruz. Platformumuzun kurulmasındaki amaç bu coğrafyada yaşayan herkes dili, dini, ırkı, mezhebi, cinsiyeti ne olursa olsun bizler birbirimizi anlamak yardım etmek durumundayız. Ekibimizde her milletten, her dinden insanlar var. Örneğin ermenisi, süryanisi, bahayisi, alevisi, caferisi var. Bizim platformumuzun tek bir kuralı var, insan olmak yani bütün kimliklerden sıyrılıp sadece insanlık vasfıyla hizmet etmek” dedi.Gruplarının gönüllü bir platform olduğunu ifade eden Bulut, “Toplumda ki sosyal yardımlaşma bilincini ve doğal hayatı korumanın önemini vurgulamak, canlı tutmak için her türlü siyasi, dini ve ticari düşünceden uzaktır. Eşitlik ve paylaşımın toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını ilke edinerek, her türlü ayrımcılığı, ayrıştırıcılığı, engellemek için başta çocuk hakları, kadın hakları ve hayvan haklarının oluşturulmasına katkı sağlamak için gönüllü çalışmak için bir araya geldik. Çünkü bizler insan olmayı ve insanlığın çok değerli olduğunu biliyoruz. Şuna inanıyoruz ki sevginin aşamayacağı yol, açamayacağı kapı yoktur. Van’dan sonra Ahlat’a geçmemizin sebebi ise hem Ahlat’ın Van’a yakın olmasıdır. Ayrıca Türklerin ilk ayak bastıkları, ilk devlet kurdukları Selçuklu’ya başkentlik yapan Ahlat’ın etnik nüfusun Türk ve Kürtlerden oluşması, iki ayrı etnik kökenin burada kardeşçe yaşaması bizleri daha da mutlu etti. Ahlat’ta 3 köy okulunu ziyaret ettik. Burada gönüllerimizin verdiği bot, mont, kırtasiye, oyuncak yani bir çocuğun ihtiyaç duyabileceği fiziki malzemeleri getirdik. Amacımız bu topraklarda Osmanlı ve Selçuklu’nun yardımlaşma kültürünü yaymak ve yaşatmak. Bu platform ne dini nede siyasi bir platformdur. Bizler kapalı çarşıda esnaflık yapan 10 kişilik bir esnaf grubuyuz. Bunun yanında üniversiteden arkadaşlarımız var. Haliyle çevremizde geniş olunca tüm yardımları kendi aramızda topluyoruz. Tüm bu yardımların toplanması bir araya gelmemiz toplam iki buçuk ayda oldu. Bizler, ”yaradılanı severiz yaradandan” ötürü diyerek yola çıktık. Yaklaşık 9-10 dilde görüşlerimizi internet sitemizden insanlara duyurduk. Bundan dolayı dünyanın her yerinden bir yığın üyemiz oldu. Hatta bizleri örnek alarak insanlar kendi ülkelerinde bizim gibi yardımlar yapmaya başladılar. Bizler toplum olarak yüzyıllardır toplumlara örnek olduk. Ama maalesef üzülerek söylüyorum. Bizler 50 yıla yakındır bu kimliğimizden uzak kaldık. Aslında bizler bizliğimizden ayrı kaldık. Fakat diyoruz ki biz özümüze geri dönersek Hacı Bektaş olursak, Mevlana olursak, Yunus Emre olursak kaybettiğimiz zamanı ve değerleri geri kazanabiliriz. Bir kişinin eksik olması bir toplumun eksik olmasıdır diyerek herkesi “Dokuz Önü Yardım Platformu”na davet ediyoruz” şeklinde konuştu. ![“dokuz Önü” Ahlatlı Öğrencileri Unutmadı](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/3686964/640xauto.jpg)![“dokuz Önü” Ahlatlı Öğrencileri Unutmadı](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/3686965/640xauto.jpg)
