---
title: "Eğitim-bir-sen’den ‘yök’ Açıklaması"
date: "2013-03-28 11:32:13"
author: "İHA"
tags: "Muş"
canonical_url: "https://www.mynet.com/egitim-bir-senden-yok-aciklamasi-180100780995"
original_url: "https://www.mynet.com/egitim-bir-senden-yok-aciklamasi-180100780995"
---
# Eğitim-bir-sen’den ‘yök’ Açıklaması
Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Bayram Güler, 12 Eylül Anayasası'yla kurulan Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK), geçen zaman zarfında yüksek öğretimden ziyade siyasetle ilgilenen, darbecilerin dünya görüşleri doğrultusunda toplumu ve üniversite gençliğini şekillendirmeye çalışan politik bir kuruma dönüştürüldüğünü savundu.
Yazılı bir açıklama yapan Eğitim-bir-Sen Şube Başkanı Bayram Güler, geçmişte üniversitelerin, bilim ve teknoloji üreten kurumlar olarak değil, çağımıza ve milli değerlerimize aykırı politikaların üretildiği kurumlar olarak faaliyet gösterdiğini savunarak, “Bu çağ dışı ve üniversite misyonuna yakışmayan politikalara direnen, toplumsal mühendislik mekanizmalarının çarkı olmak istemeyen birçok öğretim elemanı soruşturmalara maruz kaldı, görevlerine son verildi. Bin bir zahmetle kazandıkları üniversitelerindeki eğitim-öğretim hakları ellerinden alındığı gibi, öğrencilere kendi ülkelerinde eğitimlerini devam ettirme ve tamamlama hakkı dahi verilmedi. İşte bu zulmün tekrarına sebebiyet vermemek için bir an önce sivil bir YÖK Yasası'nın çıkarılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, HSYK, Yargıtay, Danıştay gibi hukuk sistemimizin temel kurumları dahi darbe yasalarından epeyce kurtulmuş olarak asli fonksiyonlarına yavaş yavaş dönmekte iken, üniversiteler halen darbe yasasıyla 21. yüzyılda yol almaya çalışıyor. Bu yasa, YÖK ve YÖK’e bağlı tüm kurumlar ve ülkenin düşünen, üreten beyinleri için bir frendir. Artık özgürlük ve özlük haklarımızı sınırlayan frenleri kaldıralım. Freni kaldırmak yetmez, asıl motoru, yani yükseköğretimle ilgili yasayı baştan sona sivilleştirmemiz gerekir” diye konuştu.
YÖK Yasa Taslağı’nın çok zayıf bir taslak olduğunu ifade eden Güler, “Taslak üzerinden sürdürülen tartışmalar rektör seçimleri üzerinde yoğunlaştı. Bilimsel bilgi üretimi, mesleki eğitim, üniversite gençliği, akademik ve idari personelin özlük hakları, çalışma koşulları, iş güvencesi gibi çok daha önemli ve gerçekte yasanın bel kemiğini oluşturması gereken konular göz ardı edildi. Nihayetinde taslak kabul görmemiştir. Köklü çözüm Anayasa değişikliğine bırakılmaktadır. Biz ister Anayasa değişsin ister sonraya ertelensin, bir an önce YÖK Yasası'nda değişikliğe gidilsin istiyoruz” ifadelerini kullandı.
