---
title: "Tarım Ve Gıda Zirvesine Çiftçi Örgütlerinden Eleştiri"
date: "2013-06-19 12:53:36"
author: "İHA"
tags: "İzmir", "Ankara", "Türkiye"
canonical_url: "https://www.mynet.com/tarim-ve-gida-zirvesine-ciftci-orgutlerinden-elestiri-180100928450"
original_url: "https://www.mynet.com/tarim-ve-gida-zirvesine-ciftci-orgutlerinden-elestiri-180100928450"
---
# Tarım Ve Gıda Zirvesine Çiftçi Örgütlerinden Eleştiri
İzmir İli Çiftçi Örgütleri Güçbirliği Platformu ve İzmir KÖY-KOOP Birliği, Ankara’da hazırlanan “2013-2017 Stratejik Plan ve İzmir Tarım ve Gıda Zirvesi” konusunda kendi görüşlerini aktardı. Zirvenin şirket tarımcılığının tescili için düzenlenmiş olduğunu düşünen platform, İzmir’de yapılan zirveyle ilgili eleştirilerini sundu.
Zirveyle ilgili düşüncelerini basın toplantısında gazetecilere aktaran İzmir Çiftçi Örgütleri Güçbirliği Platformu Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, zirvede konuşulan ‘Stratejik Plan’ın şirket tarımcılığına yönelik olarak hazırlandığını belirterek zirveye yönelik şu eleştirileri dile getirdi: “Planda ihracat hedeflenerek, aslan payının zengin ve güçlülerde kalmasına yardımcı olan uygulamalar öngörülmektedir. Ürün sunumu ile çiftçi gelirlerinde istikrarın sağlanmasıyla lisanslı depoculuk yaklaşımıyla bu alanın sadece özel sektöre bırakılacağı anlaşılıyor. Sözleşmeli tarımı yaygınlaştıracağız söylemi ile üreticilerin daha yüksek düzeyde köleliğe itileceği gözlemleniyor.”
KÖYLÜLÜĞÜ TASFİYE AMACI
Strateji Plan’da köylülerin gelirlerini artıracak kırsal kalkınma uygulamaları ve destekleme politikalarının örgütlenme temelinde devrede olmadığını savunan Kaymakçı: “Bu stratejinin köylülüğü tasfiye amacına yönelik hazırlandığı gözlemlenmektedir. 14 Haziran 2013 günü düzenlenen İzmir Tarım ve Gıda Zirvesi Stratejik Plan’ın öngördüğü şirket tarımcılığının tescili için düzelenmiş bulunmaktadır” diye konuştu.
Kaymakçı, İzmir Tarım ve Gıda Zirvesi Çalışma Grupları’nın önermelerine karşılık ÇİFTÇİPLAT’ın önermelerini şöyle anlattı: “Kısa dönemde tarımsal ürünlerin fiyat oluşumunda AB’de olduğu üzere içte destekleyen ve dışa karşı koruyucu politikalar sürdürülmelidir. Bu bağlamda stoklara yol açacak desteklemeler yerine kota sistemine geçilmelidir. Bağımsız bir destekleme politikası için daha çok kaynağa gereksinime duyulacağı açıktır. Ancak bunun için sürdürlebilir borçlanmaya değil, sağlam kaynaklara dayalı bir kamu finansman sistemini kurmak gerekiyor.“
Türkiye’deki işletmelerin tarımsal üretimden para kazanamamasının en büyük sebebinin katmadeğerin kendilerine kalmamasından kaynaklandığını söyleyen Kaymakçı, şöyle konuştu: “Bu durumu bilerek görmezlikten gelinmektedir. Çare kooperatifleştirme aracılığıyla çiftçinin sanayici olmasıdır.“
