---
title: "Tbmm 24. Dönem 3. Yasama Yılı Açılış Töreni"
date: "2012-10-01 16:31:40"
author: "İHA"
tags: "Ankara", "Türkiye"
canonical_url: "https://www.mynet.com/tbmm-24-donem-3-yasama-yili-acilis-toreni-180100455372"
original_url: "https://www.mynet.com/tbmm-24-donem-3-yasama-yili-acilis-toreni-180100455372"
---
# Tbmm 24. Dönem 3. Yasama Yılı Açılış Töreni
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Yeni bir anayasa yapamazsak, bu bizim sorumluluğumuzdur. Bu tarihi sorumluluğun altında kalırız” dedi.
Yeni yasama yılının açılışında bir konuşma yapan Çiçek, konuşmasına yeni yasama yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak başladı. 24. Yasama yılı çalışmaları hakkında bilgi veren Çiçek, bugüne kadar 419 kanun tasarısı, 845 kanun teklifi, 270 kanun hükmünde kararname teklifinde bulunulduğunu, bunlardan 119’unun yasalaştığını söyledi. Bu dönem içinde 822 dokunulmazlık dosyasının geldiğini belirten Çiçek, yine bu dönem 2 bin 304 soru önergesini verildiğini, bunlardan 451’nin cevaplandırıldığını ifade etti. 10 bin 811 yazılı soru önergesinin 7 bin 412’sine cevap verildiğini kaydeden Çiçek, yine 11 genel görüşme talebinden 5’nin işleme alınıp görüşüldüğünü, bunlardan 4 tanesinin terörle ilgili olduğunu, füze savunma sistemi ile ilgili önergenin Genel Kurul gündeminde olduğunu ifade etti. Çiçek, 12 gensoru önergesinden 4’ünün geri alındığını, 8’inin ise görüşüldüğünü belirterek, Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulması için ise 983 önerge verildiğini, işleme alınan 351 önergeden 28’i için komisyon kurulmasına karar verildiğini bildirdi. Çiçek, tüm çalışmalar için 141 birleşim, 142 otururum yapıldığını, 856 saat çalışıldığını, 43 bin 594 sayfa tutanak tutulduğunu söyledi. Yeni yasama yılında yoğunlukla ülke gündemindeki konularla ilgili çalışmaların sürdürüleceğini söyleyen Çiçek, konuşmasını söyle sürdürdü:
“Bizler aziz Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin en büyük eseri olan bu kutsal çatı altında milletimize hizmet etmiş şanslı insanlarız. Bu hepimiz için gurur verici bir payedir. Bu paye hepimize çok büyük sorumluk yüklemektedir. O nedenle TBMM’nin saygınlığının korunması en başta gelen görevimizdir. Demokrasimizin geleceği, demokrasimize olan güven buna bağlıdır. Ülkemizin sorunlarını, çözüme kavuşturulması gereken konuları demokratik kurallar çerçevesinde, iç tüzükteki ifadesi ile kaba ve yaralayıcı olmayan temiz bir üslupla, uygar tartışmanın güzel örneklerini vererek neticelendirmek durumdayız. Bizler toplumun önünde görev yapıyoruz. Unutmamalıdır ki, bu kutsal kurumun hepimizi aşan ayrı bir kimlik şahsiyeti, bu yüce kurumun şahsında temsil edilen ortak değer ve hedeflerimiz var. Bu konuda azami ölçüde duyarlı olmalıyız.”
Demokrasiyi özümsemiş ülkelerde parlamentoların yalnızca temennide bulunan kurumlar olmadığını, tam aksine temenni edilenleri temin etmede sorumlu kuruluşlar olduğunu ifade eden Çiçek, “Bizde de öyledir, öyle olmak zorundadır. Öyle olduğu için dünyadaki tek Gazi Meclis bu Meclis’tir. Bizler de parlamentomuzun ülkemizin önünün açan, sorunlara çare üreten bir kurum olduğu inancını artırarak sürdürmeliyiz. Sorumluluk bilincinde milletimize ümidi olmaya elden gelen katkıyı vermeliyiz. Esasen varlık sebebimiz budur, parlamentoların varlık sebebi de budur” diye konuştu.
Türkiye’nin içeride ve dışarıda çok sorunu olduğuna işaret eden Çiçek, “Bunları birlikte uygarca tartışarak, konuşarak çözmek durumundayız” dedi. Bu dönem iki konuda başlangıç yaptıklarını belirten Çiçek, bunlardan birisinin yeni anayasa çalışması olduğunu söyledi. Yeni anayasanın önceden toplumsal bir talep olduğunu, şimdi ise mecburiyet olduğunu vurgulayan Çiçek, “Siyasetin itibarı için, TBMM çözüm adresi olduğu için bunu başarmak zorundayız. Darbeleri soruşturan bir Meclis, darbe anayasası darbe hukuku ile yoluna devam edemez. Bu siyaset için ciddi bir noksanlıktır, izahı da zor bir çelişkidir. Bundan bir an evvel kurtulmalıyız. Girişleri geciktiremeyiz, ötelemeyiz. Eğer geciktirirsek, ötelersek her gün daha büyük ölçüde anayasal sorunlar ile karşılaşmak zorunda kalırız. Yeni bir anayasa yapamazsak, bu bizim sorumluluğumuzdur, bu tarihi sorumluluğun altında kalırız” dedi.
TBMM olarak siyasi etik konusunda da yeni bir başlangıç yaptıklarını anımsatan Çiçek, “Bu yasama yılında hiç olmazsa bu konularda uzlaşarak bir sonuç alamayız. Unutmayalım ki halkın diliyle hayırlı işler uzayınca şerre dönüşür” diye konuştu.
Siyaset hukukunun yeniden tanzim edilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, 82 Anayasası ve onun şekillendirdiği siyaset, hukukun artık günün ihtiyaçlarını karşılamadığını söyledi. Bu hukukun her gün yeni sorunlar ortaya çıkardığını belirten Çiçek, bunların başında meşruiyet sorunu geldiğini ifade etti. Çiçek, “Siyaset hukukunun katı yasaklayıcı kuralları ile siyasetin gerçekleri ve halkın beklentileri bugün karşı karşıyadır. Kanuni hukuki meşruiyet ile siyasi meşruiyet uyuşmuyor. Siyaset hukukun çizdiği çerçeve reel siyaseti zorluyor ve rehin alıyor. Sonuçta hukuki meşruiyet ile siyasi meşruiyet çatışıyor. Birbiri ile uyum olması gereken bu kavramlar meşruiyet kavramını da aşındırıyor. Bugün yaşadığımız bir kısım sorunun önünde bunlar yatmaktadır. Mevzuatı güncelleştirmeye, kavramları yenilemeye mecburuz. Bunu hızlı bir şekilde yapamazsak beklentiler temenniden öteye geçemez. Kural koyarak kuralları kavramları yenileyerek aşabileceğimiz sorunları kişisel çabalara yeteneklilere havale ediyor” dedi.
Çiçek, Siyasi Partiler Yasası, dokunulmazlıklar başta olmak üzere pek çok konunun en baştan ele alınması gerektiğini söyledi. Yargının çözemediği her konunun siyası sorun olarak Meclis’e geri döndüğünü söyleyen Çiçek, “Önümüzde yapılacak çok iş canımızı yakan çok sorun var. Terör bunlardan biridir. Bunun bir insanlık suçu olduğunu biliyoruz. Toplumun geleceğine huzur, barış, istikrarına yönelmiş en büyük tehdit olarak görüyoruz. Kalkınma ve iç barışın önündeki en önemli engel budur. Bu sorun partiler üstü hepimizin sorunudur. Herkesin nerede durduğunu ve safını açıkça belirlemesini gerektiren sorundur. Bu sorunu bizler çözeceğiz, bizler çözmeliyiz. Başkalarının vereceği katkılar ya hiç yoktur ya fevkalade sınırlıdır. Bu nedenle terminolojisi, yöntemi ve içerik konusu dahil olmak üzere birlikte kararlaştırılan bir sonuca bunu bağlamak durumdayız. Bu konuda toplumsal barışı korumak, birliğimizi, dirliğimizi korumak için daha fazla hassasiyet göstermeli, milletçe dayanışma içinde olmalıyız” diye konuştu.
