---
title: "Turizm mi?"
date: "2013-01-20 23:41:43"
author: "Mithat Abakan"
tags: "Diğer"
canonical_url: "https://www.mynet.com/turizm-mi-180104042205"
original_url: "https://www.mynet.com/turizm-mi-180104042205"
---
# Turizm mi?
Belek’te düzenlenen Turizm Değerlendirme ve Danışma Kurulu Toplantısı’nda bakan Ertuğrul Günay 2013 hedefini açıkladı: 33 milyon turist.
Bunu dile getirdiği yerde ilginçti; Belek.
Türkiye’nin en önemli 3 turizm destinasyonundan biri.
Hani şu geçtiğimiz hafta yağan şiddetli yağmurdan dolayı hemen yanı başında bulunan Acısu Deresi’nin taşarak sokaklarında salla gezintinin yapıldığı şirin belde.
Aslında turizmde geçtiğimiz 20 sene içinde söylem ve eylemde tutarlılık var. Ülkemizde özellikle Antalya’da kitle turizmi her geçen gün artıyor.
Bu artış doğaya rağmen yürütülüyor.
\*\*\*
Merkezi ve yerelde bulunan yöneticiler, işin sadece gelir kısmıyla ilgileniyor. Bu durum son 2 haftada Antalya’da meydana gelen şiddetli yağışın sonuçlarından iyice okunuyor.
10 gündür, gün geçmiyor ki, Antalya’da yağış, sel haberini internetten ve gazetelerden okumayalım, televizyonlardan izlemeyelim.
Kültür Bakanımız toplantıda şunu söyledi: “2007 yılından bu yana Antalya'da sadece altyapıya 196 milyon liralık yatırım yapıldı”
İnsan sormadan edemiyor;
Biz son 5 senede 196 milyon TL’yi toprağa gömdük, o zaman neden halâ bu 3’ncü dünya manzaralarınü bütün alemi cihana izletiyoruz?
O zaman ya bu altyapı yatırımlarında terslik var yada doğaya karşı geliyoruz.
Gerçi ben ikisini birlikte olduğunu düşünüyorum.
\*\*\*
Bizde altyapı yatırımları denilince, yerel yöneticilerin aklına 2 tane büzden yapılan kanalizasyon ile kendilerine oy verecek olan insanların evlerine götürelecek su boruları gelir. Ayrıca, peyzaj ve asfaltında altyapıya dahil olduğunu düşünürler.
Sayın bakan çok iyi bilir ki, sahip olduğunuz teknoloji ne olursa olsun, eğer doğayla savaşa girerseniz, baştan kaybedersiniz. Dere yataklarına yerleşim alanı yada otel yapılırsa veya suyun akarı yani deniz ulaşacağı yol uzatılırsa felaketi yaşamamanız için sadece mucize lazımdır.
Böyle felaketler olduğunda buna ‘Afet’ demekte sanırım biz Türklere mahsus bir özellik.
Antalya’ya yağmur yağdığı zaman Sayın Valimiz Dr. Ahmet Altıparmak, hop oturup hop kalkıyor. Çünkü nerenin patlak vereceğini bilemiyor. Yerleşim açısından Antalya’nın özellikle sahil bölgesinin tamamında arıza var. Dere yataklarına ya evler yapılmış yada oteller! Bütün bunlar yapılırken, imar mimar hak getire.
\*\*\*
Hani çok beylik bir tabir varya, ‘Projesi çay kutusuna çizilen evler’ diye. Aynen öyle. Evler böyle yapılıca, kanalizasyon başta olmak üzere altyapıda benzer şekilde inşa edilmiş.
Ben Antalya’nın altında şöyle 2 metre yüksekliğinde 3-4 metre genişliğinde kanalizasyon sistemi olduğunu bilmiyorum. Yanılıyorsam yetkililer düzeltsin.
Diyeceksiniz ki, o kadar kanalizasyon ve atık su sistemi mi olur?
Burası Antalya. Kış aylarında yağan yağış miktarı belli.
Yağmur yağmaya başlayınca, başkent Ankara’nın 20 senede aldığı yağış bir gecede adeta gökyüzünden yere doğru boca ediliyor.
Siz bu yağışı denizle buluşturmak için sağlam kanalizasyon kurmazsanız, dere yataklarını temizlemezseniz, her kış mevsiminde “Afet” söylemlerini papağan gibi tekrarlarsınız.
Üstelik birde bunu “biz Türkiye’nin turizm başkentiyiz” ifadesini kullandığınız bir şehir için yaparsınız.
\*\*\*
Ya her birine milyonlarca dolar değer biçilen çok yıldızlı otellerimize ne demeli. İddia ediyorum, Antalya’da bulunan otellerin yüzde 30’ı su baskını riski taşıyor. Alanya’dan başlayın, taa Kaş’a kadar; yıllar içinde dağlardan suyun taşıdığı alüvyonun oluşturduğu yer varsa hep otel yapılmış.
Vakti zamanında devletimiz buraları tahsisi etmiş, “Otel plajsız olmaz” diyerek.
Sonuç; her sene 3-5 otel suyun altında kalıyor ne hikmetse!
Sonrasında hep birlikte ağlaşıyoruz; “Afet” diye.
Nedense?
\*\*\*
Aslında yapılacaklar da belli ve çeşitli kurumlarda parça parça duruyor.
Önemli olan onları alıp birleştirmek.
\*\*\*
Bakan Ertuğtul Günay’ın toplantıda söylediği 33 milyon turist hedefine gelince, Türkiye için afaki bir rakam değil. Bundan 11-12 milyonu Antalya’nın payına düşer ki, bence bu sene gelen turist sayısı 12 milyonu rahat geçer.
Biz ne kadar turizm için eksik yada gevşek çalışsakta Antalya artık dünyada bir marka haline geldi. Antalya’da bu markaya zarar verecek bütün davranışlar yapılsa bile buraya doğru akış kesilmez. Ayrıca, Allah vergisi kum, güneş, deniz; muhteşem bir coğrafya ve tarihi kaynakların olduğu bir Antalya için 12 milyondan az olan her rakam zarardır.
Gerçi bu yukarıda saydığım özellikler dünyanın başa bir yerinde olsa tahmini rakam olarak 40 milyon ve üzeri telaffuz edilir ama biz dörtte birine razı oluyoruz.
\*\*\*
Ne diyeyim, sebeb olanlar utansın
[www.facebook.com/mithatabakan](http://www.facebook.com/mithatabakan)
[www.twitter.com/mithatabakan](http://www.twitter.com/mithatabakan)
