---
title: "Yerel Köklerden Çağdaş Bir Sofraya: L’Arancia’nın Ege’yle Kurduğu Bağ"
date: "2026-09-01 16:33:15"
author: "Nilgün Arabacı"
tags: "Keşfet"
canonical_url: "https://www.mynet.com/yerel-koklerden-cagdas-bir-sofraya-l-arancia-nin-ege-yle-kurdugu-bag-1260997-myyemek"
original_url: "https://www.mynet.com/yerel-koklerden-cagdas-bir-sofraya-l-arancia-nin-ege-yle-kurdugu-bag-1260997-myyemek"
---
# Yerel Köklerden Çağdaş Bir Sofraya: L’Arancia’nın Ege’yle Kurduğu Bağ
L’Arancia’nın hikâyesinin çıkış noktası oldukça kişisel. Merve Recol’un kendi reçetesiyle hazırladığı orman meyveli cheesecake’i daha fazla insanla paylaşma isteği, zaman içinde bir restoran fikrine dönüşüyor. Yıllardır hayatının bir parçası olan Cunda’da bu fikir hayata geçiyor ve L’Arancia, Mayıs 2019’da kapılarını açıyor.
Recol’un seyahatleri, farklı sofra kültürleri ve özellikle İtalya’ya duyduğu ilgi de restoranın zamanla şekillenen dünyasına katkı sağlıyor. Bugün L’Arancia, bulunduğu coğrafyanın doğasından, kültüründen ve sofra geleneklerinden beslenen çağdaş bir Ege mutfağı olarak kendi çizgisini oluşturuyor.
## İtalyan etkisinden kendi mutfak diline
L’Arancia’nın İtalya ile kurduğu ilişki klasik bir “füzyon” anlayışından çok; sadelik, mevsimsellik ve ürünü merkeze koyma düşüncesi üzerinden gelişiyor.
Bu yaklaşım Ege’nin ürünleriyle buluşuyor. Ege otları, zeytin, zeytinyağı, deniz ürünleri, yerel peynirler ve sebzeler ile Balıkesir’in et ürünleri mutfağın temel malzemeleri arasında yer alıyor. Amaç geleneksel tarifleri birebir tekrar etmek değil; bölgenin ürün hafızasını çağdaş bir mutfak diliyle yorumlamak.
Menü mevsimlerle birlikte değişirken, bazı imza lezzetler restoranın hafızasını koruyor.
Bunlardan biri Düzensiz Makarna. L’Arancia’da makarnalar elde açılıyor; linguine, mezzaluna gibi farklı biçimler hazırlandıktan sonra geride kalan şekilsiz hamur parçaları atılmak yerine değerlendirilerek bu tabağa dönüşüyor. İsmi de tam olarak bu üretim sürecinden geliyor. Aynı zamanda L’Arancia’nın atıksız mutfağı destekleyen yaklaşımının en somut örneklerinden biri olan Düzensiz Makarna, yıllar içinde restoranın mutfak dili geliştikçe onunla birlikte evrilmeye devam ediyor.
Orman meyveli cheesecake ise başlangıçtaki sürekliliği temsil ediyor. Merve Recol’un restoran kurulmadan önce de hazırladığı cheesecake’in reçetesi, açılıştan bugüne değiştirilmeden korunuyor.
Biri gelişimi, diğeri başlangıçtaki bağı temsil ediyor; ikisi birlikte L’Arancia’nın değişirken köklerinden kopmayan tarafını anlatıyor.
![WhatsApp Image 2026-09-01 at 16.20.55](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26080028/1200xauto.jpg)
## L’Arancia’yı şekillendiren ekip
Kurucu Merve Recol, L’Arancia’nın kuruluşundan bugüne restoranın genel kimliğini şekillendiriyor. Atmosferden misafirperverlik anlayışına, marka dünyasından şarap seçkisine kadar restoranın farklı katmanları Recol’un yaklaşımı etrafında bir araya geliyor. L’Arancia’nın yıllar içerisinde bulunduğu coğrafyayla daha güçlü bağ kuran bir restorana dönüşmesinde de bu bütüncül bakış önemli bir yer tutuyor.
Mutfağın gastronomik yönünün başında Executive Chef Tongar Fırat bulunuyor. 2024 yılından bu yana L’Arancia’nın mutfak çizgisini şekillendiren Fırat; menünün gelişimi, ürünlerin ele alınışı ve teknik ile sadelik arasındaki dengenin kurulmasında belirleyici rol oynuyor.
Chef de Cuisine Mehmet Güngör ise L’Arancia’nın kuruluş döneminden itibaren mutfağın yaratım sürecinin içinde. Bugün mutfağın günlük ritmini, ekibin işleyişini ve tabaklardaki standardın sürekliliğini yönetiyor.
Recol’un restoranın bütününe dair yaklaşımı, Fırat’ın gastronomik yönü ve Güngör’ün mutfağın günlük pratiğindeki rolü, L’Arancia’nın bugünkü karakterini birlikte oluşturuyor.
## “Kaynağına sadık” olmak
L’Arancia’da sürdürülebilirlik, ayrı bir söylemden çok mutfağın günlük çalışma biçiminin bir parçası.
Yaklaşım temel bir soruyla başlıyor: Kullandığımız ürün nereden geliyor?
Mutfak mümkün olduğunca mevsimlerin sunduklarına göre şekilleniyor. Ege’nin toprağından, denizinden ve yerel üreticilerinden gelen ürünleri doğru zamanda kullanmak; üreticinin emeğine, ürünün yetiştiği koşullara ve malzemenin doğal karakterine saygı göstermek bu anlayışın temelini oluşturuyor.
“Kaynağına sadık” olmak, yalnızca yerel ürünü tercih etmek değil; her malzemeyi kendi mevsiminde, doğru biçimde ve mümkün olduğunca bütüncül değerlendirmek anlamına geliyor.
Bu nedenle L’Arancia’nın menüsü mevsimler ve coğrafyanın sunduklarıyla birlikte gelişen canlı bir yapı.
Amaç daha fazlasını kullanmak değil; doğru olanı seçmek, ürünü bilinçli değerlendirmek ve onun karakterinin önüne geçmemek.
