HABER

Yüzlerce Yıllık Gelenek Pandemiye Rağmen Sürüyor

Güneydoğu’da yüzlerce yıllık bir gelenek olan bağbozumu pandemiye rağmen sürüyor. Onlarca aile üzümden elde ettikleri şıradan pestil ve sucuk yapmaya başladı

Güneydoğu’da yüzlerce yıllık bir gelenek olan bağbozumu pandemiye rağmen sürüyor. Onlarca aile üzümden elde ettikleri şıradan pestil ve sucuk yapmaya başladı.

Bölgenin birçok yerinde olduğu gibi Diyarbakır’da da bu günlerde, kırsal kesimlerde yoğun kış hazırlığı var. Hazırlıkların en önemli bölümü ise yüzlerce yıl olduğu gibi yine bağbozumu oldu. Geçmişi yüzlerce yıla dayanan bağbozumu geleneği ekim aylarının ortalarında başlıyor.

Bu geleneği sürdürenler ise bağlarındaki üzümleri toplayarak başlıyor. Yıl boyunca yetiştirilen üzümler büyük bir özenle toplanıyor. Üzümlerin suyu sıkılarak, bidonlara dolduruluyor. Geleneği yıllardır sürdüren Lice ilçesinin Yolçatı Köyü’nden Veysi Işıktaş, üzümleri topladıktan sonra VOA Türkçe’nin sorularını yanıtladı. Geleneğin dedelerinden miras kaldığını söyleyen Işıktaş, “Bağbozumu atalardan, dedelerden bize kaldı. Biz her şeyi onlardan öğrendik. Nisan başından 15 Nisan'a kadar budama yapıyoruz, çapalıyoruz. Eylül Ekim'de de gelip topluyoruz. Sucuk, pestil, kesme Allah ne kısmet ettiyse yapıyoruz. Ondan sonra son veriyoruz. Genelde evimiz için, kendi ihtiyacımız için yapıyoruz. Fazla kaldığı zamanda kardeşlerimize, yakınlarımda dağıtıyoruz, çevremize dağıtıyoruz” dedi.

Halk arasında şıra adı verilen üzüm suyu eskiden bağlarda kaynatılırdı. Ancak son zamanlarda evlere getiriliyor. Delidere ailesi bağbozumunun ikinci evresinin evin avlusunda yapıyor. Şıra büyük kazanlarda kaynatılarak, işlenmeye hazır hale getiriliyor. Kaynayan şıra önce bezlere dökülerek, pestil yapılıyor. Pestiller kuruması için güneşe bırakılıyor. Pestiller tamamlandıktan sonra sıra ceviz sucuğuna geliyor. Önceden ipe dizilen cevizler kaynayan kazanlara batırılarak, şırayla kaplanıyor.

Eşi ile birlikte sucuk yapan Vahit Delidere, geleneğin geçmişinin 500 yıla dayandığını düşünüyor. VOA Türkçe’ye konuşan Delidere, “Bu gelenek babamızdan, dedemizden kalma. Bugünden belki 500 yıllık geçmiş var. En az 500 yılı vardır. Eskiden bağlarda yerler vardı. Oraya gidip haftalarca oraya bağlı kalıyorduk. Bağları iyi olanlar 20 gün, bir aya kadar kalıyordu. Şimdi bağların çoğu kurudu, çoğu yandı. Memlekette boşaldı, kimse kalmadı, kimse artık gelmiyor. Tek tük bağ kaldı. Şimdi evin yanına getirip burada yapıyoruz” diye konuştu.

Delidere, pandeminin geleneği etkilemediğini savunarak, “Corona çok fazla tesir etmedi. İlçemiz kalabalık değil, kendiliğinden tedbir alınıyor zaten. Büyükşehirler kalabalıktır, tedbir alınmıyor, önüne alamıyorsun. Burada kalabalık yok, fazla insan yok. O yüzden çok fazla etki etmedi. Biz de evde sanki hiçbir şey olmamış gibi davrandık” şeklinde konuştu.

Bağları olmasa da bazı aileler yine de geleneği sürdürüyor. Üzüm suyunu satın alan aileler evlerinin önünde kazanları kaynatarak, pestil ve sucuk yapmaya devam ediyor. Yaklaşık 60 yıldır her yıl bağbozumu geleneğini sürdüren Saliha Bekiroğlu ise geleneğin artık çok kolay olduğunu savundu.VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Bekiroğlu, “Şimdi çok rahattır. Eskiden çok zordu. Eskiden bağlara gider, orada yatardık. Orada sıkma yeri vardı. Üzümleri toplar, buraya koyar, suyunu çıkarır, kaynatır, köpüğünü alırdık. Sabah kalkar sucuk ve pestili yaparak. Şimdi evin önüne getiriyorlar, ateşin üstünde bırakıyorlar, rahat rahat yapıyorlar. Eskiden su yoktu, eşeklerle su taşırdık, eşeklerle gider gelirdik. Ben küçüklüğümden beri gider gelirim. 50 yıldan fazla oldu hatırlıyorum. Hatta belki 60 yıl bile vardır gittiğimiz. Depremden sonra ise evin yanında yapmaya başladık” dedi.

Bekiroğlu da pandemini geleneğe engel olmadığını düşünenlerden. Bekiroğlu, nedenini şu cümlelerle açıkladı: ”Hastalıklar bizden korksun. Biz niye korkalım? biz korkmuyoruz, hiç korkmadık. Korksak eve girerdik.”

Pestil, sucuk gibi ürünler eskiden kış gecelerinin tatlıları olarak tüketilirdi. Tatlı ürünler yaygınlaşsa dabu tatlar hala vazgeçilmez.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön