HABER

Zonguldak'ın kurtuluşunun 98. yıl dönümü ve Uzun Mehmet'i Anma Günü

Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan: - "Taş kömürünün 1848 yılından itibaren üretilmeye başlanmasıyla birlikte ülkemizin sanayileşmesinde, ekonomik ve toplumsal gelişiminde Zonguldak, hep lokomotif rol görevi üstlenmiştir"

Zonguldak'ın kurtuluşunun 98. yıl dönümü ve Uzun Mehmet'i Anma Günü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Valilik önünde düzenlenen tören, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı'nın okunması ve göndere Türk bayrağının çekilmesiyle başladı.

Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, törende yaptığı konuşmada, Zonguldak kömür havzasının Türk sanayisine uzun yıllardır yön verdiğini söyledi.

Kentin yüz binlerce insana ekmek kapısı olduğunu aktaran Alan, "Zonguldak'ın bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibinin başında taş kömürünü bulan Uzun Mehmet geliyor. Taş kömürünün 1848 yılından itibaren üretilmeye başlanmasıyla birlikte ülkemizin sanayileşmesinde, ekonomik ve toplumsal gelişiminde Zonguldak, hep lokomotif rol görevi üstlenmiştir. Emeğin ve emekçinin başkentimizin taşında, toprağında alın teri ve mücadele vardır." ifadelerini kullandı.

Konuşmanın ardından şiir okundu ve halk oyunları gösterisi sunuldu.

Daha sonra dünyada bugüne kadar tespit edilmiş yaşayan en yaşlı 5 ağaçtan biri ve Türkiye'nin bilinen en yaşlı ağacı olan Gümeli Porsuğu'nun, opak cam kullanılarak cam mozaik tekniğiyle yapılan eserinin açılışı gerçekleştirildi.

- Uzun Mehmet'i Anma Töreni

Kentte Uzun Mehmet'i Anma Töreni de düzenlendi.

Törende sahil yolundaki Uzun Mehmet Anıtı'na çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Taş kömürünün önemine değinilen törende, konuşmacılar "siyah altın" denilen bu madeni çıkarmak için hayatına kaybeden maden şehitlerine rahmet diledi.

- Uzun Mehmet'in öyküsü

Uzun Mehmet ve kömürün bulunuşuyla ilgili öykü, 1820-1829 yıllarında geçiyor.

Öyküde, Uzun Mehmet'in hikayesi şöyle anlatılıyor:

"Uzun Mehmet, Ereğli'ye bağlı Kestaneci köyündendir. 1820'li yıllarda Ereğli'nin belli başlı ailelerinden Karamahmutzadeler sülalesinden olduğu bilinir. Uzun Mehmet, askerliğini bahriye eri olarak yapmıştır. Terhis olurken kendisine subayları tarafından kömür numunesi gösterilmiş ve memleketine dönünce siyah taşlardan araması istenmiştir.

Uzun Mehmet, bir gün Neyren köyü civarındaki değirmene gider. Hasat sonu olduğu için değirmen tamamen doludur. Uzun Mehmet, dere kenarında dolaştığı sırada siyah taşlar bulur. Bir anda askerde kendisine gösterilen siyah taş (yanan taş) aklına gelir.

Bunlardan biraz toplayarak değirmende yanan ocağa atar. Taşların yandığını görünce çok sevinir. Ertesi gün aynı yere gizlice giderek daha geniş arama yapar. Bazı yerleri kazan Uzun Mehmet, çuvala koyduğu kömür numunelerini İstanbul'a götürür. Padişah II. Mahmut, kömürün bulunuşuna sevinerek, Uzun Mehmet'i 50 altınla ödüllendirir. Böylece kömürün bulunuşu 8 Kasım 1829 olarak tarihe geçer.

Dönemin Ereğli Ayanı Hacı İsmail Ağa, Uzun Mehmet'in kömürü bulmasını hazmedemez. İstanbul'a Fen Heyeti'ne gitmek için yola çıkan Uzun Mehmet'i Leblebici Hanı'nda öldürtür."

Geri Dön