Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı dijital medya temsilcileriyle İstanbul’da bir araya geldi. Orman yangınlarında bir önceki yıla göre yüzde 35, toplam yangınlarda ise yüzde 21 azalma yaşandığını ifade eden Bakan Yumaklı, sahadaki çalışmaların detaylarını da paylaştı.
Uzun zamandır hileli ve taklit tahşiş ürünleri açıklamaya devam eden Bakanlık, bu süreçte zorlanıyor mu? Mynet Genel Yayın Yönetmeni Ersel Yıldırım; Bakan Yumaklı’ya bu soruyu sordu:
“Tarım ve Orman Bakanlığı uzun zamandır taklit ve tahşişli ürünleri ifşa ediyor. Bu vatandaş için çok gerekli bir uygulama, özellikle aileler bu listeleri takip ediyor. Burada olan gazetecilerin tamamına bu ürünleri yayınladıktan sonra ilgili markalardan veya markaların iletişim kanallarından telefonlar geliyor. İşte aslında öyle değildi biz o ürünü kaldırmıştık tarzında. Size de konunun bir numaralı muhatabı olarak firmaların şirketlerin sahiplerinden doğrudan veya dolaylı olarak telefonlar geliyor mu?”
Bakan Yumaklı bu soruya çok net bir yanıt verdi!
“Taklit tahşişle ilgili bu konu kırmızı çizgimiz. Hepimizin çoluğu çocuğu var. Bu ürünün içinde bu var şu kalitede deyip 100 lira diyeyim ama bunun içeriği 50 liralık olsun. Bunu size satamaz. Neden ifşa ediyorsunuz kardeşim gereğini yapsanıza deniyor. Biz cezasını kesiyoruz gereğini yapıyoruz ürünü çektiriyoruz ondan sonra ifşa ediyoruz.
Evet sorunuza yanıt olarak ilk zamanlar geliyordu talepler. Ya ben yüzde 10 demişim ama yüzde 8 var ne olur ki? Niye o zaman 100 lira alıyorsun. O eksikliği fiyatına yansıt. Ya da ürünün hijyen koşullarına uymuyor. Bunların kabul edilebilir tarafı yok. Başladığımız gündeki gibiyiz.
Kimin ne olduğu benim umrumda bile değil. Bir marka oluşturmak piyasada tutunmak kolay değil kabul ediyorum. Ama bu tüketicinin problemi değil. Herkes ürettiği ürüne dikkat edecek. Bunun tartışılacak bir tarafı yok.
Bana ilk başlarda bu şekilde talepler geliyordu ama son 1.5 - 2 yıldır 'şöyle bir problemimiz var bu da iyi çocuktur”' şeklinde talepler artık gelmiyor.”
🔴Hileli ve tağşişli gıdalar peş peşe ifşa ediliyor, panikleyen markalar gazetecileri arayıp ‘aslında öyle değildi' diye bahaneler üretiyor. ❓Peki, işin en tepesindeki isme, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya da ulaşmaya çalışıyorlar mı? 📌 Mynet Genel Yayın Yönetmeni @erselyildiriim o çok merak edilen soruyu Bakan Yumaklı'ya sordu ve net bir yanıt aldı: 🗣️ ❝İlk başlarda 'şöyle problemimiz var, bu da iyi çocuktur' şeklinde talepler geliyordu ama son 1.5-2 yıldır gelmiyor. Kimin ne olduğu benim umrumda bile değil!❞
— Mynet (@mynet)November 6, 2026
Antalya’da düzenlenecek COP31’de Bakanlık olarak yapacakları faaliyetlere de değinen Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Zirvede tarım ve gıda sistemlerinin iklim krizine karşı dayanıklı hale getirilmesi, su kaynaklarının verimli yönetimi ve biyoçeşitliliği destekleyen orman yutak alanlarının korunması konularını, müzakerelerin ana gündemleri haline getireceğiz. COP31’e Bakanlık olarak 5 ana etkinlik ve 30'u aşkın yan etkinlik ile son derece güçlü bir katılım sergileyeceğiz. Suyu merkeze alan öncü yaklaşımımız, pek çok ülke tarafından yakından takip edilmekte ve örnek alınmaktadır. Bu kapsamda, uluslararası kuruluşların ve konuk Bakanların katılımıyla gerçekleştireceğimiz Yuvarlak Masa Toplantısı’nda, Turkuaz Bağlantısallık Girişimi’nin (TNI) resmi tanıtımını yapacağız. Su, enerji, gıda ve ekosistem bağlantısallığını temel alan bu vizyonla, krizleri bir bütün olarak ele alıp, çözüm üreten küresel bir model ortaya koyacağız.”
Bakan Yumaklı, açıklamalarının devamında ise şu ifadeleri kullandı:
"Hobi bahçeleri konusu hassas bir konu. Bu aslında bir imar problemi. Tarım alanında izinli yapılarla ilgili kimsenin bir itirazı yok. Ancak dediğim gibi bu imar konusu, benim konum değil. Biz tarım arazilerinin herhangi bir şekilde bir kaçak yapıyla bozulmasını engellemek için Meclisimizden bir yasa düzenlemesi geçirdik. Bu yasa değişikliği sonrası bir kesilme söz konusu oldu. Şimdi burada da imar yasasına takılanlar diye bir grup oluştu. Ve gündemde de tutan onlar. Bu ülkede herkes kural neyse ona uymak zorunda. Dolayısıyla uymayanlarla ilgili ne olacaksa o olacak.
Orman yangınlarını azaltmaya yönelik çok ciddi bir bilinçlendirme faaliyeti yürütüyoruz. Hem Milli Eğitim Bakanlığımız hem de Yüksek Öğretim Kurumumuzla. Bunun yanında orman yangınlarına hassas köylere ve kırsal mahallelere tek tek gidiyoruz. Burada ekiplerimiz bilgilendirme çalışmaları yapıyor. Şunu söylüyoruz: O riskli sezonda burada bir yangın çıktığında, 100 yaşında ağaçlar yanarsa bir daha o ağaçların aynı hale gelmesini bu köyde görebilecek hiç kimse kalmayacak. İkincisi, yangın çıktığında eğer bu şekilde değil de o yangına alevler için mücadele etmek üzere gelmemizi istemiyorsanız, çayınızı kahvenizi içmemizi istiyorsanız gelin hep beraber olalım. Orman köylerine özellikle son dönemlerde, onların çok acil durumlarda biz gelene kadar müdahale edebilmesi için su tankerleri vermeye başladık. Eğitimlerini de verdik. Bu da çok önemli bir nokta.
Orman yangınlarının çıkış sebebi içinde yüzde 3 kasıt var. Bunları biz tespit etmiyoruz. Kolluk güçleri tespit ediyor. Onların raporlarından çıkartıyoruz. Torpil atmıştı Kahramanmaraş'ta. Ormanda niye torpil atıyorsun? Bu kaza değil, kasıt. Bunların cezası gerçekten ağır. Biz o orman yangını ile ilgili müdahalede sarf edilen maddi tutarı da bu yangını çıkartanlara rücu ettiriyoruz. Ve ceza alması için de sonuna kadar bizim hukuk birimimiz takip ediyor."