Bankacılığın çıkış noktası çok temel bir ihtiyaca dayanıyordu, güvenlik! İnsanlar altınlarını ve paralarını evde tutmanın riskli olduğunu fark etti. Hırsızlık, yangın ve kaybolma korkusu da bu ihtiyacı tetikledi. Bunun üzerine paralar güvenilir kişilere ya da yapılara bırakılmaya başlandı. İlk başta bu sadece saklama amaçlıydı. Ama bu emanet ihtiyacı, zamanla bankacılığın temelini oluşturdu.
Antik dönemlerde tapınaklar sadece ibadet edilen yerler değildi. Güvenli yapıları sayesinde insanlar paralarını buraya bırakıyordu. Sarraflar ise parayı tartıyor, saklıyor ve değiştiriyordu. Zamanla insanlar bıraktıkları para karşılığında yazılı belgeler almaya başladı. Bu belgeler el değiştirdikçe para taşımadan da ticaret yapılabildi. Böylece bankacılık mantığı fiilen başlamış oldu.
Bankalar bir süre sonra sadece para saklamakla yetinmedi. Emanet edilen paranın bir kısmını başkalarına borç vermeye başladılar. Bu, ticaretin inanılmaz hızlanmasını sağladı. İnsanlar artık parası olmadan da iş yapabiliyordu. Faiz kavramı da burada devreye girdi. Bankalar, paranın kendisinden çok dolaşımından kazanmaya başladı.
Orta Çağ’da bankacılık en büyük sıçramayı İtalya’da yaptı. Floransa, Venedik ve Cenova gibi şehirlerde güçlü bankalar kuruldu. Böylece tüccarlar farklı şehirlerde hesap açabiliyor, ödemeleri banka üzerinden yapabiliyordu. Böylece para taşımadan uluslararası ticaret mümkün hale gelmiş oldu. Bankalar arası ilişkiler gelişti. Bugünkü küresel bankacılığın temelleri burada atıldı.
Her bankanın serbest şekilde hareket etmesi büyük sorunlara yol açtı. Banka batışları, para değerinin düşmesi ve krizler arttı. Bunun üzerine devletler devreye girdi. Merkez bankaları kurularak para basma ve faiz kontrol altına alındı. Bankacılık ilk kez ciddi şekilde denetlenmeye başladı. Sistem daha merkezi ve kontrollü hale geldi.
Bankacılık sistemi en büyük derslerini krizlerde aldı. Büyük Buhran gibi dönemlerde insanlar bir gecede tüm birikimlerini kaybetti. Bankalara olan güven ciddi şekilde sarsıldı. Bunun üzerine mevduat güvencesi ve sıkı denetimler getirildi. Bir daha böyle kaoslar yaşanmaması için kurallar yazıldı. Bugünkü bankacılık kurallarının çoğu bu krizlerin sonucudur.
Teknolojinin gelişmesiyle bankacılık bambaşka bir boyuta geçti. Şubeye gitmeden birçok işlemi yapmak mümkün hale geldi. İnternet bankacılığı ve mobil uygulamalar yaygınlaştı. Bankacılık artık zamana ve mekana bağlı olmaktan çıktı. Bu durum hem hız hem de kolaylık sağladı.
Bugünkü bankacılık sistemi tamamen güven üzerine kurulu. İnsanlar paralarının güvende olduğunu bildiği için bu sistem işliyor. Bu yüzden denetimler, sigortalar ve kurallar çok önemli! Bankalar artık sadece para saklayan yerler olmaktan ziyade, ekonomiyi de yönlendiren bir role sahip. Bu yüzden bankacılık sistemi sürekli kontrol altında tutuluyor.