Sanma ki her kalbin içindeki insandır... İnsanı farklı kılan merhametidir, vicdanıdır!.....
Başarı, istediğin yaşam biçimini yaşamaktır. Başarının hayatımıza getirdiği en olumlu duygu, mutluluktur. Yalnız unutmayın ki, başarılı insanlar çok zeki oldukları için değil, çok çalıştıkları için başarılıdırlar. Edison; “Başarı için, %1 genetik, %99 terdir.” Demiştir. Başarılı insanın birçok özelliği vardır. Ama en önemlisi, onlar mutluluğa önem verirler. Çünkü bilirler k; en büyük mutluluk, mutsuzluğun kaynağını bilmektir. Kaynağını bilmeden çare bulunamayacağını bilirler. Mutsuzlukların üstüne giderler. Onu yok edene kadar uğraşırlar. Başarılı insanlar, neşeli insanlardır. Mutluluğu yüreklerinde bulmuşlardır.
Mutluluğun sırrı, mitolojik bir hikaye de şöyle anlatılmıştır;
“İnsanlar, olimpos dağında toplanmışlar. Mutluluğu nereye saklayalım ki, kimse onu arayıp bulamasın demişler. Öyle bir yer olmalı ki, oraya bakmak akıllarına gelmesin. Bir tanesi demiş ki;
Yerin 7 kat altına saklayalım,
Yerin 7 kat üstüne saklayalım,
Dağlara, denizlere saklayalım,
Sonunda karar vermişler, insanların yüreklerine saklayalım, nasıl olsa oraya bakmak kimsenin aklına gelmez. Mutluluklar o günden sonra yüreğimizde kalmış.” Başarılı insanlar, yaşamın sırrını çözmüş ve mutlu olmanın yollarını keşfetmiştir. Bir anektod;
Hayatımda ilk önce sevmeyi öğrendim, çünkü sevdikçe kendimi hissettiğimi gördüm.
Affetmenin ne olduğunu anladım ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandırdığını gördüm.
Bir gün geçmişime baktığımda pişmanlığımdan üzülmediğimi gördüm, bunları ben yaşadım çünkü.
Birisini kırdıktan sonra özür dilemenin aslında beni ben yaptığını anladım.
Sen benim için önemlisin şeklindeki cümlelerin sevdiklerimize verilebilecek en güzel hediye olduğunun anladım.
Kaçırdığım fırsatların aslında bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm. Yıldızların benim için parladığını görmeyen gözlerimin, gün geldi hayatımdan kayan yıldızların gömüldüğü maziyi unutması gerektiğini anladım.
Gözlerin sözcüklerden daha önemli olduğunu ve asla yalan söyleyemediklerini biliyorum.
Telefon tuşlarına üzüntünün, mutluluğun yada yıkıntıların sığdığını gördüm.
Yaşamın, yaşamaya değer olduğunu ve istersem mutlu be başarılı olacağımı öğrendim.
Evet, aslında önemli olan bizi mutlu edecek olan öğeleri dışımızda değil, kendi içimizde aramamız gerektiğidir. Çünkü dağlar gibi dalgalarıyla boğuşacağınız bir okyanusta doğdunuz. Büyüdünüz, kendiniz oldunuz, birey oldunuz ve yönettiğiniz gemi, buz dağlarının arasından sarsılarak geçecektir. Aslında insanların yolculukları Titanıc yolculuğuna benzer. Kaptanlar gemilerine rota tayin etmezlerse, uğrayacakları sonuç aynı olacaktır; Batmak!....Çünkü dalgalar sert, derin ve acımasız sulardır.
Mevlana şöyle der; “Sen de suya kanamış susuz gibi, Allah için olsun elde ettiğinle yetinme, durma. Bu kapıda sonsuz makamlar var. Başköşeyi bırak, senin başköşen yoldur. Gözünü yıldızlara dik; yol ara. Rahata ulaşma tuzağı daima rahatsızlıktır. Karınca Süleymanlık dilerse onun bu dileğini hor görme, gayretine bak…Çünkü, bir şeyi iyice arayan nihayet bulur. Hangi işe girişirsin de o işte sana ölüm bile hoş gelirse işte sevdiğin ve mutlu olduğun iş o iştir….”
Sonsuz Saygılarımla
Elif KAVRUK
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz