BİR YERDEN TUTUNMAK LAZIM HAYATA

“Yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun, Azmine sarıl sımsıkı, bak ne olursun"

İlk cümleden kestiremiyorum, yazımla alakalı olur mu? bilmiyorum ama, yazmaya başlamak için bilgisayarı elime aldığımda bu cümle geçti aklımdan.

Henüz bir “köşe yazarı” değilim ama “bir köşede yazan” olduğum için acemilikten olsa gerek, ilk aklıma ne geldiyse, onunla başlıyorum cümlelerime.

Reklam
Reklam

Aslında Suriye’de yaşanan yüzyılın ayıbı yazımın konusu olacaktı. Esed’in ekmek kuyruğundaki onlarca masumu katlederek, koltuğuna tutunmaya çalıştığından, o mazlumların ahından ve çıkma sürecinin aheste aheste olmaması gerektiğinden bahsedecektim. Komşudaki yangının içimizi yaktığından, bastıran soğuğa battaniye olmaktan, aç karınlara ekmek olmaktan bahsedecektim. Ama laf ağızdan çıktı bir kere “bir yerden tutunmak lazım hayata”.

Evet bu cümleyi söyleyene değil Söylettirene bakın. Tüm mutsuzluklarınızı, umutsuzluklarınızı bir kenara bırakın. Ve tutunun bir yerden hayata.

“Yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun,

Azmine sarıl sımsıkı, bak ne olursun,

Yaşayanlar hep ümitle yaşar,

Ümitsiz olan ruhunu vicdanına bağlar.’’

Büyük şairimiz Mehmet Akif’in bu mısralarının özetiymiş meğer dilime dolanan “bir yerden tutunmak lazım hayata” cümlesi.

Reklam
Reklam

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu kaza görünümlü helikopter suikastıyla vefat ettikten sonra onun yolunda ilerleyen BBP lideri Mustafa Destici’nin trafik kazası geçirdiğini haber aldım. Kendisine rabbimden acil şifalar diliyorum. Bu kazayı duyunca aklıma merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sık sık geçirdiği kazalar geldi. Neler oluyor anlamıyorum(?). Açılmaması gereken defterleri kazalar mı kapatıyor?

“Bir yerden tutunmak lazım hayata” cümlemize geri dönelim. “Yarın saat’12 de Tekirdağ tuğlalı parkta karakter fukaralarının eylemi varmış..kamuda başörtüsünün özgürlüğünü istiyorlarmış..NANKÖRKÖPEK!!!” tweetini atan malum siyasi partinin malum gençlik kolları il başkanına ağır hakaretinden dolayı daha ağır karşılık vermek isterdim. Ama halkımız onlara sandıkta yıllardır cevabını veriyor, verecekte. “Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye” demiş, Mevlana Hazretleri. Ne güzel demiş, nasıl da demiş. İlaç gibi…Bu yazımda başörtüsü özgürlüğünden bahsetmeyecektim ama bu tweet var ya bu tweet… Evet tekrar yazıyorum. Başörtüsü anneye, çocuğa, öğrenciye, öğretmene, hakime, savcıya, kapıcıya, cumhurbaşkanına serbest olmalı kardeşim. Bu durumdan rahatsız olacak olanlara da şunu söylüyorum. Yıllarca başını örtmek isteyenler rahatsız oldu, birazda siz olun.

Reklam
Reklam

Dedim ya daha köşe yazarı olamadım. Ama şu konuşulanlara bakınca çok mütevazi olduğumu anladım. En azından malum partiye gençlik kolları başkanı olurmuşum, hatta il başkanı, hatta genel başkan olsam bana az gelirmiş ya!

Ben hayata bir yerden tutunmaya karar verdim. Kendimi hor ve hakir görüyormuşum meğer. Siyasete gireceğim, şansım çok fazla. Bende büyüyeceğim ve ana muhalefet lideri olacağm aney! Bu kafayla olsam olsam ana muhalefet olurum aney! İktidarı zor görürüm aney!

Daha yazacak çok şey var ama, bir yerden tutunmak lazım hayata….

(“Ben okuyorum aney, okuyacağım. Göreceksin bak, mühendis olacağım.” Mısralarının müellifi Atilla Maraş ağabeyimden benzetmeden dolayı değil, benzettiğim şeyden dolayı özür dilerim. Edepsizlikten dolayı affına sığınırım.) Bu şiiri okuyun ve Bedirhan Gökçe'den mutlaka dinleyin.

Reklam
Reklam

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haberin Devamı İçin Tıklayın