Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) Fon Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bireysel Emeklilik Sistemi çoğu kişinin sandığı gibi sadece para biriktirilen bir kumbara değil. Doğru fon tercihleri yapıldığında zamanla sizin adınıza çalışan güçlü bir yatırım mekanizmasına dönüşebilir.

Haydi gelin detaylara birlikte bakalım!

Risk profilinizi tanımadan fon seçmemelisiniz.

BES fonu seçerken ilk bakmanız gereken şey, ne kadar dalgalanmaya dayanabildiğiniz olmalı. Çünkü yüksek getiri potansiyeli olan fonlar genelde daha sert iniş çıkışlar yaşar. Siz en küçük düşüşte huzursuz olup sistemden soğuyorsanız bunu düşünün. Tam tersine, biraz dalgalanma görüp hemen telaşa kapılmıyorsanız daha yüksek riskli fonlara belli oranda yer verebilirsiniz. Burada önemli olan, başkasının cesaretine değil kendi psikolojinize göre karar vermek.

Reklam
Reklam

Gençseniz zaman sizin en büyük yatırım arkadaşınız olabilir.

BES uzun vadeli bir sistem olduğu için yaş faktörü fon seçimini doğrudan etkiliyor. Emekliliğe daha uzun yıllar varsa, kısa vadeli düşüşlerden korkmadan daha büyüme odaklı fonlara yönelmek daha makul olacaktır. Genç yaşta sisteme giren biri için birkaç kötü ay dünyanın sonu değil, hatta bazen iyi bir alım dönemi bile olabilir. Ama emekliliğe çok az süre kalmışsa daha korumacı bir fon dağılımı düşünmek gerekir.

Geçmiş getirilere bakın ama onları kutsal bir kehanet gibi görmeyin.

Bir fonun son bir yılda çok kazandırmış olması elbette dikkat çekici ama tek başına yeterli değil. Finans dünyası dün alkışlanan şeyi bugün köşeye oturtabiliyor. Bu sebeple sadece en çok kazandıran fon listesine bakarak seçim yapmak pek de mantıklı değil. Fonun hangi dönemde, hangi piyasa koşullarında iyi performans gösterdiğine de bakmak gerekir. Mesela borsa yükselirken herkes yıldız olabilir, mesele düşüşte ne yaptığıdır. Uzun dönemli performans, istikrar ve fonun benzerlerine göre durumu daha anlamlı veri sunar.

Yönetim gideri ve toplam kesinti oranları getirinizin görünmez kemirgeni olabilir.

Yatırım yaparken çoğu kişi sadece kazanca odaklanır ama masraflar da en az getiri kadar önem taşıyor. Küçük görünen oranlar uzun vadede ciddi fark yaratıyor. Hele BES gibi yıllara yayılan bir sistemde bu fark kartopu gibi büyüyor. Bu yüzden fon seçerken yönetim gider kesintisi, toplam gider oranı ve benzeri maliyetleri mutlaka kontrol etmelisiniz. Aynı kategoride benzer performans gösteren iki fondan daha düşük masraflı olanı çoğu zaman daha avantajlı.

Tek bir fona yüklenmek yerine dağılım yapmanız daha akıllıca bir savunma kurmanıza sebep olur.

Tüm birikimi tek bir fon türüne koymak kulağa pratik gelse de riskli. Tek bir varlığa ya da tek bir piyasaya aşırı bağımlı hale gelirsiniz. Oysa farklı fon türlerine dağılım yaparsanız kötü geçen bir dönemin etkisini azaltma şansınız olur. Mesela bir tarafta altın güçlü giderken diğer tarafta hisse senetleri zayıf kalabilir ya da tam tersi olabilir. İşte dağılım yapmak bu yüzden önemli, tüm yumurtaları tek sepete koymamak klişe değil gerçekten işe yarayan bir refleks. Elbette dağılım yapacağım diye anlamsız bir kalabalık da kurmamak gerek. Denge şart!

Ekonomik gelişmeleri hiç umursamamak da her gün ekran başında yaşamak kadar yanlış.

BES uzun vadeli bir yatırım aracı ama bu, dünyada ve ülkede olan biteni tamamen yok saymanız gerektiği anlamına gelmiyor. Faiz ortamı, enflasyon, borsa eğilimleri, döviz hareketleri ve küresel gelişmeler bazı fon türlerini doğrudan etkiliyor. Siz her sabah finans kanalı açıp panikle fon değiştirmek zorunda değilsiniz ama temel resmi bilmenin de işinize yarayacağı gerçeğini hesaba katmalısınız. Özellikle faizlerin yükseldiği ya da düştüğü dönemlerde borçlanma araçları fonlarının davranışı değişkenlik gösteriyor.

Devlet katkısını en verimli şekilde değerlendirmek için fon tercihinizi bilinçli yapmanız gerekiyor.

BES’in en cazip taraflarından biri devlet katkısı. Fakat bu katkının da boşta beklemesini istemezsiniz. Devlet katkısının değerlendirildiği fonlar ayrı olduğu için, oradaki yapıyı da takip etmek gerekiyor. Birçok kişi ana birikimine odaklanırken devlet katkısı tarafını ihmal ediyor. Oysa uzun vadede oradaki performans da toplam birikiminize ciddi etki etmekte. Devlet katkısını almak güzel, onu verimli yönetmek daha da güzel. Bu nedenle sadece katkı payı yatırmakla yetinmeyip devlet katkısı fonlarının dağılımını ve performansını da incelemelisiniz.

Fon dağılımınızı bir kez yapıp yıllarca unutmak asla bir akıllı yatırım türü değil, daha çok tembellik.

BES uzun vadeli diye kurup bırakılan bir düzenek değil. Hayat değişir, yaş değişir, hedefler değişir, ekonomi zaten her fırsatta sahne değiştirir. Dolayısıyla fon dağılımınızı belli aralıklarla gözden geçirmeniz gerekiyor. Bu her hafta işlem yapmak anlamına gelmiyor ama yılda birkaç kez kontrol etmek oldukça sağlıklı oluyor. Çok yükselen bir fon portföyde gereğinden fazla ağırlık kazanmış olabilir ya da risk iştahınız zamanla değişmiş olabilir. Belki emekliliğe yaklaştıkça daha dengeli bir yapıya geçmeniz gerekecek. Belki de başlangıçta fazla temkinli davranıp büyüme fırsatlarını kaçırmış olabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: